Prof. Dr. Sıtkı Göksu

Prof. Dr. Sıtkı Göksu

Mi'racın Faydaları

Receb-i Şerîf ayının 27. Gecesi olan 10 Mart 2021 Çarşamba gününü Perşembe gününe bağlayan gece Mi’rac Gecesidir. Bu vesile ile ikinci bir Kadir gecesi hükmünde olan, karı binler olan Mi’rac Gecenizi tebrik ediyorum. Mi’rac sahibi olan Peygamberimizin sünnetine uymayı sizi ve bizi tam muvaffak eylemesine Rahmet-i İlahiyeden niyaz ediyorum.

1. Peygamberimiz (A.S.M.) Başta beş vakit namaz ve İslamiyetin esaslarını getirmiştir. Hadisin ifadesiyle, "Namaz dinin direğidir, mü'minin Mi'râcıdır."

2. Bakara Suresinin son iki ayeti (285-286. Ayetler) Mi’rac’ta Allah tarafından aracı Cebrail (A.S.) olmadan Peygamberimize tebliğ edilmiştir.

3. Rüyet-i Cemalullah (Allah’ın cemalini görme) meyvesini Peygamberimiz almış, müjde olarak ümmetine de getirmiştir. Mevlit yazarı Süleyman Çelebinin ifadesi ile: Aşikare gördü Rabbül İzzeti/Ahirette öyle görür ümmeti.

4. Allah’ın tevbe eden kullarının insanlık icabı olarak ve nefislerine uyarak işledikleri büyük günahları affetmesi müjdesini getirmiştir.

5. Ettahiyyatü’yü her namazda kade’de yani oturduğunuz anda okuyoruz. Bu dua Mi’rac’ta Allah ile Peygamberimizin selamlaşmasıdır.

6. İmanın esaslarının hakikatlerini Mi’rac’da Peygamberimiz görmüştür. Bunlar:Melekler, Cennet, ahiret ve benzerleridir. Hani bazen soruluyor veya ifade ediliyor. Cennet Cehennemi gören var mı? Diye. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (A.S.M.) dünya gözü ile Cenneti ve Cehennemi görmüş, ümmetine haber vermiştir.

7. Peygamberimiz Müminlerin Cennete gireceklerini ve Cennet ve Cemalulluh meyvesine mazhar olacaklarını bize müjdelemiştir.

8. Peygamberimiz Ebedi saadet hazinesi olan Cennet ve ebedi saadet müjdesini bizlere getirmiştir.

9. İnsan kainatın nazlı sevgilisi olduğu Peygamberimizin Mi’rac ile anlaşılmıştır.

10. Peygamberimizin arzlılara yani insanlara, dünyada yaşayanlara en büyük mucizesi ayette de anlatılan Şakk-ı Kamer (ayın ikiye ayrılması) mucizesidir. Semavat (gökyüzü, melekler) ehline en büyük mucizesi Mi’rac’dır.

11. Cebrail (A.S.) bile Peygamberimizle “Sidret-ül münteha” denilen yere kadar refakat etmiştir. Peygamberimiz (A.S.M.) Kab-ı Kavseyn makamına yalnız gitmiştir.

Mi’rac gecesinin sabahında, Mi’racını Mekke’de Kureyş Kabilesine haber verdi. Kureyş kabilesi yalanladı. Dediler: "Eğer Beytü'l-Makdise (Kudüs’e Mescid-ül Aksaya) gitmişsen, Mescid-ül Aksa’nın kapılarını ve duvarlarını ve hallerini bize tarif et." Peygamberimiz Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman ediyor ki:

"Onların yalanlamalarından ve sorularından pek çok sıkıldım. Hattâ öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim. Birden, Cenâb-ı Hak, Beytü'l-Makdisi (Kudüs’deki Mescid-ül Aksayı) bana gösterdi. Ben de Beytü'l-Makdise bakıyorum, birer birer herşeyi tarif ediyordum." (Buharî, Müslim, Müsned, Kadı Iyâz, eş-Şifâ.) İşte, o vakit Kureyş Kabilesi baktılar ki, Mescid-ül Aksadan doğru ve tam haber veriyor.

Cenâb-ı Hak bizleri Peygamberimiz Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın şefaatine mazhar etsin. Âmin. (31. Söz’den faydalanılmıştır.)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Sıtkı Göksu Arşivi