Sivasspor, Mecnun Başkan, Rıza Hoca ve Gaziantep Futbolu..!

Sivas şehri orta anadoluda 350 bin nufüslü küçük, mütevazi bir anadolu şehri. Göç almayan aksine belkide kendi nufüsünün iki katının İstanbul'da yaşadığı bir şehir.
Organize sanayisi yok, Küsget'i yok, turizmi yok, denizi yok, özel sektör yatırımı yok, devlet yatırımı yok.


En önemli markası, şehrin gururu Sivasspor'u var.
2005 yılından beri süper ligte.
Başkan Mecnun Otyakmaz ve ekibi kimseye el açmadan, sanayici, belediye, valilik para demeden, taraftara forma alın zorlaması yapmadan küçük bütçeleriyle dev ve görkemli işlere imza atıyorlar.
Bu Sivasspor geçmişte Türkiye'yi şampiyonlar liginde, İki yıldır Avrupa liglerinde hem Sivas'ı, hemde Türkiye'yi başarıyla temsil ediyor. Bu yıl üç avrupa kupası, üç galibiyetle Türkiye'nin UEFA'daki puan sıralamasını üstlerde tutma başarısını gösterdi.

Ya biz Gaziantepspor ve Gaziantep FK...!

İhracat rakamı 12 milyar dolarları bulan, altı organize sanayisi, altı bin fabrikası, ticaret, organize, sanayi, ihracatçı birlikleri, siyasette ulusal ve yerelde her daim güçlü olan bu şehir kentin 50 yıllık takımına sahip çıkamayıp Gaziantepspor'u kapattı, Gaziantep FK'yı ise zenginlerin vicdanına, organize sanayisindeki iş adamlarının cebine bakar duruma getirdi.
Çünkü bu şehir Celal Doğan'dan sonra bir başkan, Asım Atmaz'dan sonra bir futbol şube sorumlusu çıkaramadı.
Çünkü bu şehir sanayide, eğitimde, siyasette, bürokraside kısaca her alanda liyakata bakmadı. Buralarda hep paralı, ünvanlı, sanayici, siyasetçiler oldu.
Aslında Türk futbolunun tepesindeki neyse bizdeki tabloda o.


Sevilla ve Villareal gibi küçük şehirlerin takımları yıllardır UEFA Kupasına ambargo koydular onların başkanlarına ne kral dendi, nede teknik direktörlerine imparator.
İtalya takımı bir ay önce 53 yıl sonra Avrupa şampiyonu oldu teknik direktörleri Mancini ülkesinde süpermarket kuyruğunda tek başına görüntülendi.
Biz son 40 Avrupa kupası maçında sadece dört galibiyet alan, Galatasaray takımını olağanüstü borçlandıran, kapısına kilit vuracak hale getiren, kebapcı basan Terim'i imparator ilan ettik.
Milli takımı milletler liginde küme düşüren, altın jenerasyona rağmen Avrupa şampiyonasında 24 takım içerisinde en kötü takım seçilen Güneş'i filozof ilan ettik.
Rıza Çalımbay'ı ise bu ülkenin stadlarında şerefsizce pankart açıp kapıcının oğlu diye aşağıladık.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kenan Yücel Arşivi