Ankara'da Ordu finali...

2010/11 playoff maçı.
Stad Ankara 19 Mayıs.
Ligin adı gülmeyin Bank Asya.
Dönemin İçişleri Bakanı Ordu'lu sonradan AK Parti ile ters düşen İdris Naim Şahin.
Hakem bu tür maçların usta aktörü Fırat Aydınus.
Gelelim Playoffa kadar olan serüvene ;
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey.
Büyükşehir Belediyespor Kulübü Başkanı Ünsal Göksen.
Teknik Direktör Erol Azgın.
Teknik, İdari Menejer Orhan Sağlamcan.
Sezona Cemal Gürsel Menteşe ile başlayan takım ilk dört maçta hem sahada hemde puan cetvelinde iyi sonuçlar alamayınca beşinci haftada Gaziantepli Erol Azgın takımın başına geçer.
Sanki bir sihirli el değmiştir takıma onunla birlikte takım altı maçta beş galibiyet ve bir beraberlik ile üst sıralara füze gibi çıkar.
Sezon sonuna kadar zirveyi kovalar ama Mersin ve Samsunspor 58 puanla ilk iki sıradan direk süper lige çıkarken, biz 57 puanla kıl payı kaçırırız ve play offlara kaldık.
Rakip Tavşanlı'yı geçtikten sonra Karadeniz Derbisinde Çaykur Rize ve Orduspor eşleşmesinden rakibimiz Orduspor olur.
Biz seviniriz , çünkü daha bir ay önce Orduspor'u deplasmanda dört golle dağıtmışız.
Bu heyecan ile takım çalışır, kamp, Onursal başkan Asım Güzelbey, Başkan Ünsal Göksen, Menejer Orhan Sağlamcan ve Teknik Direktör Erol Azgın'ın hedefi o kupayı getirip süper ligi şehre getirip Gaziantepspor ile birlikte oynatmaktır.
Ama bir handikapları vardır , şehir bu takımın arkasında değil ve kendileri gibi aynı heyecanı duymuyorlar. Çünkü Gaziantepspor var ve bu nedenle Asım ve Ünsal Başkan çok dikkatliler.
Kadro isim olarak değil ama tam bir aile ve kolej havasına girince inanılmaz kalede Kazım, geri dörtlü Onur, Ferit, Cihan, Ahmet, orta alan Kenan, Ramazan, Ali Sakal, Eren, forvetler Serdar, Uğur, Abdullah .
Ama maç hele final maçları sadece sahada oynanmıyor.
O gün bende staddaydım. 19 Mayıs stadına girdik, her taraf mor beyaz. Stadın 25 bin kişilik kapasitesinin 23 bini onlardan. Bizim taraftarlarımız 657'li devlet ve belediye memurları bir köşede sanki belediyenin bir aktivitesine gelmişler gibi. Protokol desen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin yanında avaneleri, milletvekilleri, belediye başkanları, bizi resmen maç öncesi ezdiler.
Sonra maç başladı Fırat Aydınus'da sahne aldı, iki savunmacımız sarı kart, alakasız düdükler, fauller.
Ama bizim takım allahı var, disiplinli, inançlı, kararlı hiç trübüne bakmadan, hakeme takmadan işlerini yapmaya çalışıyorlar.
Fakat o zaman Var yok, İdris Var...!
Var yok Metin Diyadin var...!
Var yok 19 Mayıs'ı Ordu'ya çeviren taraftar var....!
Bizim ataklarımız bayraklarla zırt, pırt kesiliyor, resmen doğranıyoruz. Yinede bizi yenemiyorlar, aslında yenemezlerdi biz tam uzatmalara hazırlanıp ve onları genç, dinamik kadromuzla 120 dakika içinde perişan edecekken 88. Dakikada Cihan Can'ın ayağının kayması ile rakibe ikram ettiğimiz pozisyon ile ligi kaybettik, yıkıldık.
Tüm stad sevinirken, ağlayan sadece futbolcular, teknik heyet, malzemeciler, başkanlar, menejerdi.
Hatırlatalım ;
Şimdiki takımda Teknik Direktör, yardımcıları, tercüman, futbolcular dahil 27 tane başka ülkeden gelen isim varken, o takımda tek bir tane yabancı yoktu. Oynayanda, oynatanda, yönetende türk oğlu türktü.
Peki bu başarının mimarları şimdi neler mi yapıyorlar ?
Onursal Başkan Asım Güzelbey ; Belediye Başkanlığını bıraktı ve herkesin kendisine gıpta ile baktığı dünya gezgini oldu.
Başkan ; Ünsal Göksen, Asım Güzelbey siyaseti bırakınca, kulüp başkanlığınıda, futboluda, siyasetide bıraktı adeta inzivaya çekildi.
Teknik Direktör ; Erol Azgın şimdilerde Nizip, Araban gibi takımlarda çalışıyor.
İdari Menejer ; Orhan Sağlamcan yani şimdi kulüpte beş kişinin yaptığı işi tek başına yapan Orhan futbolcu alım satım işleri yerine emlak alıp satıyor.
Bir tane allahın kuluda yahu bunlar kulübe 10 yıl hizmet ettiler, düşürmediler, şampiyon yaptılar, şimdiki süper lige onların sayesinde çıktık deyip bir açılışa, bir maça bile davet etmiyorlar.
Rahmetli nenem derdi ki ;
Bazı ilginç ve aklının almadığı, dayanamadığı olaylar karşısında " oğlum kafamıza daş yağacak daş " derdi, bende gülerdim.
Şimdi Gaziantep FK'nın her maçından sonra başımıza şişe yağıyor, daş yağması yakındır.
Vefa benim için semt adı değil, dostluktur, kadirşinaslıktır, adamlıktır, hatırdır, gönüldür.
Ve bu yazı Ünsal Göksen ile 10 yıldır futbolla ile ilgili basit bir konuda ters düşüp konuşmayan, tek selam etmeyen adam tarafından yazılmıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kenan Yücel Arşivi