Prof. Dr. Sıtkı Göksu

Prof. Dr. Sıtkı Göksu

Kur'an ve Eşyaların Nakli

Hazret-i Süleyman Aleyhisselam’ın Yemen’deki Belkıs'ın tahtını yanına Şam’a çekmek hadisesi nasıl oluyor? Bize verdiği mesaj nedir?

Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm Yemen’deki Belkıs'ın tahtını yanına Şam’a çekmek, götürmek için vezirlerinden eşyayı çekip yanına getirme ilmine sahip bir âlim dedi, "Gözünüzü açıp kapayıncaya kadar sizin yanınızda o Belkıs’ın tahtını hazır ederim". Bu harika hadiseye delil olan şu âyettir:

"Semâvî kitapların esrarına vakıf bir âlim, 'Sen daha gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm' dedi." Neml Sûresi, 27:40. Bu ayetin sonuna kadar.

İşaret ediyor ki, uzak mesafelerden eşyayı aynen veya sureten hazır etmek mümkündür. Hem olmuştur ki, peygamberliğiyle beraber sultanlıkla şereflenen Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm, hem mâsumiyetine, hem de adaletine vesile olmak için pek geniş olan memleketinin her yanına bizzat zahmetsiz haberdar olmak ve halkın halllerini görmek ve dertlerini işitmek, bir mucize suretinde Cenâb-ı Hak ihsan etmiştir.

Demek Cenâb-ı Hakka itimat edip Süleyman Aleyhisselamın günahsızlık diliyle istediği gibi, insan da kabiliyet diliyle Cenâb-ı Haktan istese ve Allah’ın kainata koyduğu tabiat kanunlarına ve yardımına uygun davransa, ona dünya bir şehir hükmüne geçebilir. Demek Sebe melikesi Belkıs’ın tahtı Yemen'de iken, Şam'da aynıyla veyahut suretiyle hazır olmuştur, görülmüştür. Elbette taht etrafındaki adamların suretleriyle beraber sesleri de işitilmiştir.

İşte, Kur’an uzak mesafede görüntü ve sesi nakletmeye heybetli bir surette işaret ediyor ve manen diyor: Ey idareciler! Tam ve eksiksiz adalet yapmak isterseniz, Hz. Süleyman (AS) gibi, yeryüzünü etrafıyla görmeye ve anlamaya çalışınız. Çünkü bir adaletli hükümdar, bir halkını düşünen padişah, memleketin her yanını her istediği vakit haberdar olmak derecesine çıkmakla manevi sorumluluktan kurtulur veya tam adalet yapabilir.

Cenâb-ı Hak şu ayetin işaret dili ile, manen diyor ki: "Ey insanlar! Bir kuluma geniş bir mülk ve o geniş mülkünde tam ve eksiksiz adalet yapmak için durumlar ve yeryüzündeki olaylara bizzat haberi olma, bilme veriyorum.

Ve madem her bir insana, yaratılış gereği, yeryüzüne bir halife olmak kabiliyetini vermişim. Elbette, o kabiliyete göre yeryüzünü görecek ve bakacak, anlayacak istidadını dahi vermesini hikmetim iktiza ettiğinden, vermişim.

Şahsen o noktaya yetişmezse de tür olarak, insanlar olarak yetişebilir. Maddeten erişemezse de, veliler, Allah dostları gibi, manevi olarak erişebilir. Öyleyse, şu büyük nimetten istifade edebilirsiniz. Haydi, göreyim sizi, kulluk vazifenizi unutmamak şartıyla öyle çalışınız ki, yeryüzünü, her tarafı her birinize görülen ve her köşesindeki sesleri size işittiren bir bahçeye çeviriniz.

"Üzerinde gezin ve Allah'ın verdiği rızıktan yiyin diye, yeryüzünü sizin emrinize veren Odur. Sonra dönüşünüz yine O’nadır." Mülk Sûresi, 67:15. deki Rahmân olan Allah’ın buyruğunu dinleyiniz."

İşte, beşerin ince sanatlarından olan görüntü ve sesi nakletmenin çok ilerisindeki son sınırını, şu ayet işaret ederek gösteriyor ve şevke getirmeyi, cesaret vermeyi işaret ediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Sıtkı Göksu Arşivi

Bediüzzaman Sempozyumu-2026

12 Ekim 2026 Pazartesi 20:29

Şerif Benekçi

21 Eylül 2026 Pazartesi 08:37

Mevlid Kandili

23 Ağustos 2026 Pazar 14:59

Babaya Mektup

20 Ağustos 2026 Perşembe 09:43

Anne-Babaya Hürmet ve Doğruluk

01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:00

Ölüm Hakikati ve Biz

07 Temmuz 2026 Salı 10:47

Okur Yazar Olmak

21 Haziran 2026 Pazar 12:22

YKS ve Başarı

06 Haziran 2026 Cumartesi 11:36