Adem Aleyhisselamın zürrüyetinden hakikât meydanına çıkıp mülkte görünmek, mülkün manevi sultanı olabilmek, ancak mülkün sahibini kalbinde taşıyabilene nasip olur. O gönül açılan manevi pencereden hakkın nurunu can gözüyle izler.
Yesevî menkıbelerin de siyah ırktan ,ashabın büyüklerinden baba Arslan dan bahseder .
Rivayete göre,Baba Arslan’nın evindeki bir toplantıda acıkırlar , Hz. Peygamber’in duasıyla, Cebraîl Aleyhisselam cennetten bir tabak hurma getirir, hurmalardan biri yere düşer, Cebraîl a.s bu hurmanın ileride doğacak olan Ahmed Yesevî’nin kısmeti olduğunu söyler.
Hz. Peygamber ashabına, “Bu hurmayı Yesevî’ye kimin ulaştıracagini sorar?” Emanete Baba Arslan talip olur ve Hz. Peygamber hurmayı onun ağzına koyar.Bizim sınırlı algimiza göre yüzyıllar sonra,ancak hakikatte an'da Türkistan’ın Sayram şehrinde yetim kalan yedi yaşındaki Ahmed Yesevî’ye emaneti teslim eder. Onlar da ne zaman, ne mekan sınırı olmadığından birbirlerine bir bakış mesafesindelerdir.
Bir rivayete göre de Hz. Peygamber’in verdiği bir hırkayı da ona giydirir ve şeyh Yesevî’ye “binbir zikri"telkin eder.
Türk islam meşalesini mantık gücü ve iman kuvvetiyle yakan büyük mana sultanıdir Şeyh Yesevi.
Bugun Miraç kandili;
Miraç ta kişinin kalbinde başlar, ruhuna sirayet eder, bedeniyle yükselmek isteyen de, nefsini indirir, namazlarina özen gosterir.
Hayırlı kandiller
Hayırli cumalar dilerim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.