Mehmet Erol Maraş

Mehmet Erol Maraş

Kayalılar ve Meşhur Ne Oldum Deme Ne Olacağım Hikayesi! - Mesut Çakmak Gaziantep’i Dünyaya Taşıdı. - Hasan Sever’in Beraatı.

Gaziantep’te Kayalı demek, 1950’lerden 2015’e kadar en zengin ailelerden biri demekti. Kayalılar aynı zamanda toprak zenginiydi, gayrimenkulde de güçlü bir yapıya sahiptiler. Sonra 1997 yılında Ekrem Kayalı, Organize Sanayi Bölgesi’nde Türkiye’nin en modern nonwoven kumaşını üreten, dünya çapında bir fabrika kurdu.

Gaziantep'in yanı sıra Şanlıurfa’da da otomotiv sektörünün öncü firmalarından biriydi. Gaziantep’te Peugeot ve benzeri markaların ana bayisiydi. Ayrıca tarım ve hijyenik temizlik malzemelerinde de etkili bir güce sahipti. Herkes Kayalı’lara imrenirdi.

Ekrem Kayalı’nın oğlu Celaleddin Enver Kayalı’nın, iddialara göre Amerika’da öğrencilik yaptığı dönemlerde borsada büyük kayıplar yaşaması sonrası Ekrem Kayalı’nın sahip olduğu Moğol Tekstil büyük sıkıntılara girdi. Ekonomik darboğaza bir darbe de, sahip oldukları iki hidroelektrik santralinde elektrik üretimiyle ilgili fiyatların değişmesiyle geldi ve şirket krize girerek adeta batma noktasına geldi.
Bütün gayrimenkullerini satan Ekrem Kayalı, pandemi ile birlikte nonwoven kumaşa olan talebin artmasıyla yeniden yükselişe geçti. Bunun üzerine Moğol Tekstil için bankalardan 55 milyon Euro kredi aldı. Yeni makineler ve yeni ataklarla büyümeye çalıştıysa da pandemi süreci bitince çöküş yeniden hızlandı.

Bankalara olan borçlarını ödeyemeyince konkordato ilan etti. Ancak Gaziantep’teki ticaret mahkemeleri konkordato başvurusunu reddedince bankalarla sorunlar yaşamaya başladılar. Hep söylenir ya; “Ne oldum deme, ne olacağım de” sözü Kayalı ailesinde bir kez daha kendini göstermiş oldu.
Sayın Ekrem Kayalı, gerçekten büyük bir servete sahip olmasına rağmen Gaziantep’te güçlü bir destek bulamadı. İddialara göre en büyük darbeyi de yıllarca emek verdiği, Amerika’da okuttuğu ve dedesinin adını taşıyan Celaleddin Enver Kayalı ile gelini Yasemen Kayalı’dan aldı. İflas sürecini hızlandıran gelişmelerin merkezinde aile içi sorunların olduğu öne sürüldü.

Celaleddin Enver Kayalı’nın, öz babası Ekrem Kayalı’yı Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunarak banka yapılandırmasında sahte evrak düzenlediği iddiasıyla şikâyet ettiği iddiaları medyada yer aldı. Bu başvuru üzerine Ekrem Kayalı'nın en büyük darbeyi en sevdiği oğlundan aldığı gözlemlendi.

İnsan para, pul ve servet sahibi olabilir; ancak insan olmak bambaşka bir mesele. Bir anda büyük bir ailenin tepe taklak gidişine tanıklık edilebiliyor. Kayalı ailesinin hikâyesi de böyle bir süreç olarak hafızalara kazındı. Sürecin nasıl sonuçlanacağını ise zaman gösterecek.


MESUT ÇAKMAK GAZİANTEP’İ DÜNYAYA TAŞIDI...

Aslen Siirt'li olan ve 5 kardeş adına kurulan Beşler Un Sanayi’nin sahibi Mesut Çakmak’ı uzun süreden beri tanırım. Gerçekten de yatırımcı ve nereden geldiğini bilen bir kişiliğe sahiptir. “Ne oldum” delisi olduğunu hiçbir zaman düşünmedim. Bizleri nerede görse saygı ve sevgisini gösterir. Bundan dolayı da Sayın Mesut Çakmak’ı her zaman sayıp sevmişizdir.

Biliyorsunuz, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu’nun ilk kurucularından Özmen Un’un sahibi Gaziantepli Erhan Özmen’di. Gerçekten de Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu’nu çok iyi bir yere taşıdı. Şu anda da federasyonun onursal başkanı. Uzun süreden beri federasyon başkanlığını İzmirli bir isim yürütüyordu.

2025’in Ağustos ayında Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanlığı’na Mesut Çakmak seçildi. Seçilir seçilmez Çakmak, kolları sıvayarak Türkiye’nin en büyük un sanayicileri ile dünyada etkili un üreticilerini Antalya’da bir araya getirdi.

Üç gün süren seminer ve konferansta, Gaziantep’in Türk sanayisinde söz sahibi firmalarından Mutlu Makarna’nın sahibi ve aynı zamanda Türkiye Makarnacılar Derneği Başkanı Aykut Göymen de makarnada rekabet gücünü gündeme getirdi. Bu rekabet gücünün daha güçlü pazarlara taşınabilmesi için devletin makarna sektörünü teşviklerle desteklemesi gerektiğini ifade etti. Aksi halde tek tek kaybedilen Afrika pazarlarında makarna fabrikalarına karşı güçsüz kalınabileceğini ve daha fazla pazar kaybı yaşanabileceğini dile getirdi. Sayın Aykut Göymen, Un Sanayicileri Federasyonu seminerindeki konuşmasıyla gündeme damga vurdu.

14 Şubat günü ise Türkiye’nin ünlü sanatçılarından Mahsun Kırmızıgül’ün katılımıyla program tamamlandı. Sayın Mesut Çakmak, 1200 un sanayicisinden tam not aldı.

Biz de bir Gaziantepli olarak Mesut Çakmak’ın Gaziantep’in yüzünü ağartmasının hepimizi mutlu ettiğini ifade etmek isteriz. Kendisine buradan teşekkür ediyorum.

HASAN SEVER’İN BERAATI...

Hep söylüyorum; adalet tecelli etmezse, Allah’ın adaleti tecelli eder. Hasan Sever’i uzun yıllardan beri tanırım. Gaziantep’te yaptığı birçok inşaatta önemli imzası vardır. Her sokakta, her caddede Hasan Sever’in adını görmek mümkündür ama medyatik olmadığı için çok kimse kendini tanımaz.
Nizip’te, kendisiyle ilgisi olmadığı belirtilen bir apartman 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkıldı ve 51 kişi hayatını kaybetti. Bu olayın ardından Hasan Sever sürekli suçlu olarak gösterildi. O dönemde Hasan Sever’in Gaziantep’te, İstanbul’da ya da başka bir şehirde değil; Türkmenistan’da inşaat işleriyle meşgul olduğu ifade edildi.

Yıkılan apartmanla ilgili hakkında tutuklama ve arama kararları çıkarıldı. Türkiye’ye gelmek için çaba gösterdiği, ancak yakalama kararı nedeniyle gelemediği belirtildi. Daha sonra mahkeme, 10 milyon TL kefalet şartıyla üç ay önce serbest kalabileceğine hükmetti. Parayı yatırarak Türkiye’ye geldi.
Türkiye’ye geldiğinde havalimanında önce serbest bırakıldı. Ancak üst mahkemeye yapılan başka bir itiraz sonrası yeniden tutuklama kararı çıktı. O dönemde ben de 10 milyon TL kefalet alınmışken böyle bir kararın tartışmalı olabileceğini yazmış ve şu ifadeyi kullanmıştım: “Sayın Hasan Sever, şeriatın kestiği parmak acımaz. Adaletin vereceği karara da saygılı olmak lazım.”

Geçtiğimiz hafta ilgili mahkeme Hasan Sever hakkında hem tahliye hem de beraat kararı verdi. Böylece Hasan Sever için adalet yerini bulmuş oldu. Vefat edenlere rahmet dilerken mağduriyet yaşayan Hasan Sever'e de çok geçmiş olsun diyor ve bu satırları kaleme aldığım Almanya'dan herkese güzel bir hafta diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Erol Maraş Arşivi