Karaciğer Naklinde Küresel Başarı: Prof. Dr. Sezai Yılmaz Ödüllendirildi

Prof. Dr. Sezai Yılmaz’ın tıp dünyasında çığır açan başarıları ve TÜSEB Özel Hizmet Ödülü yolculuğu. Malatya'dan dünyaya uzanan karaciğer nakli mucizesi
Karaciğer Naklinde Küresel Başarı: Prof. Dr. Sezai Yılmaz Ödüllendirildi

Bir kentin adı yalnızca yetiştirdiği ürünlerle, tarihi yapılarıyla ya da coğrafyasıyla anılmaz. Bazen bir ameliyathane, o kentin dünyadaki yerini değiştirebilir. Bazen de gecenin bir yarısı yanan hastane ışıkları, binlerce kilometre uzaktaki bir hasta için umudun adresine dönüşebilir.

Malatya Mega Haber'den İskender Yılmaz'ın köşesine taşıdığı yazı adeta karaciğer hastalarına umut ışığı oldu; Malatya'nın sağlık alanında yaşadığı değişimi anlatırken Turgut Özal Tıp Merkezi'ni ve İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü'nü ayrı bir yere koymak gerekiyor. Çünkü burada ortaya çıkan başarı, bir gün içinde kazanılmış bir unvan değil. Uzun yıllar boyunca sabırla oluşturulan bilimsel birikimin, yetişmiş insan gücünün ve kurumsal kararlılığın sonucu.

Bu yolculuğun merkezindeki isimlerden biri de Prof. Dr. Sezai Yılmaz.

İstanbul'da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı kapsamında Prof. Dr. Yılmaz'a TÜSEB Özel Hizmet Ödülü verilmesi, bu nedenle sıradan bir ödül haberi olarak okunmamalı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edilen ödül, Malatya'da başlayan ve dünya tıp çevrelerinin dikkatini çeken uzun bir çalışmanın görünür hale gelmesidir.

Başarı, imkanların hazır olduğu yerde başlamadı

Bugün dışarıdan bakıldığında güçlü bir merkez, deneyimli bir ekip ve dünya çapında ses getiren operasyonlar görülüyor. Oysa hikayenin ilk sayfalarında bunların hiçbiri bugünkü ölçekte değildi.

Karaciğer nakli gibi hata payının son derece dar olduğu bir alanda merkez oluşturmak, yalnızca bina yapmak veya ameliyathane açmakla mümkün olmuyor. Cerrahiden anesteziye, yoğun bakımdan laboratuvara kadar birçok disiplinin aynı anlayışla çalışması gerekiyor. Bunun üzerine eğitim, araştırma, teknik altyapı ve yıllar içinde kazanılan deneyim ekleniyor.

Prof. Dr. Sezai Yılmaz ve çalışma arkadaşlarının asıl başarısı, bütün bu parçaları Malatya'da bir araya getirebilmeleridir. Büyük şehirlerin dışındaki bir üniversite hastanesinin de dünya ölçeğinde bilim ve sağlık hizmeti üretebileceğini göstermeleridir.

Bu yönüyle ortaya çıkan tablo, yalnızca organ nakli alanını ilgilendirmiyor. Anadolu'daki üniversitelerin doğru kadro, sürekli destek ve uzun vadeli bir hedefle nereye ulaşabileceğini de anlatıyor.

Sekiz alıcı, sekiz verici ve 22 saatlik büyük sınav

Merkezin dünya çapında dikkat çekmesini sağlayan en önemli gelişmelerden biri, 12 Haziran 2026'da gerçekleştirilen eş zamanlı sekizli çapraz karaciğer nakli oldu.

Operasyonda sekiz alıcı ile sekiz canlı verici için toplam 16 ameliyat yürütüldü. Yaklaşık 22 saat süren organizasyonda cerrahlar, anestezi uzmanları ve hemşirelerin de aralarında bulunduğu 150 sağlık çalışanı görev aldı. İnönü Üniversitesi, bunun dünyada gerçekleştirilen ilk eş zamanlı sekizli çapraz karaciğer nakli olduğunu açıkladı.

Bu rakamları peş peşe sıralamak kolay. Fakat her sayının arkasında ayrı bir hayat bulunduğunu unutmamak gerekir.

Bir tarafta karaciğer yetmezliği nedeniyle zamanla yarışan hastalar, diğer tarafta yakınını yaşatabilmek için ameliyat masasına yatmayı kabul eden vericiler vardı. Normal şartlarda birbirleriyle tıbben uyumlu olmayan hasta ve vericiler, çapraz nakil sistemi sayesinde uygun eşleşmelerle yeni bir zincire dahil edildi.

Dolayısıyla burada söz konusu olan yalnızca cerrahi beceri değil. Doğru eşleşmeyi sağlayan bilimsel model, kusursuza yakın bir lojistik planlama ve farklı birimlerin aynı anda hareket edebilme yeteneği de başarının temel parçalarıdır.

"Mucize" denilen şeyin arkasında bilim var

Böylesine büyük operasyonlar kamuoyunda çoğu zaman "tıp mucizesi" olarak tanımlanıyor. Duygusal açıdan bakıldığında bu ifade anlaşılır. Ancak o mucizenin arkasında yıllarca süren eğitim, araştırma, nöbet ve hazırlık bulunuyor.

Ameliyat günü görünen yalnızca son aşamadır. Öncesinde hastaların ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi, vericilerin sağlık durumlarının incelenmesi, eşleşmelerin belirlenmesi ve ameliyathanelerin dakikalar üzerinden planlanması gerekir. Operasyon tamamlandıktan sonra da yoğun bakım ve takip süreci başlar.

Prof. Dr. Sezai Yılmaz'ın liderliğindeki ekibi değerli kılan yalnızca zor bir operasyonu yapabilmesi değil, bu ölçekteki bir organizasyonu sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmesidir.

İnönü Üniversitesi bünyesindeki Banu Bedestenci Sönmez Karaciğer Çapraz Nakil Sistemi, 2022'den itibaren çoklu eşleşmelerin gerçekleştirilmesinde kullanılıyor. Merkez, sekizli nakilden önce dünyada ilk olduğu açıklanan dörtlü, beşli, altılı ve yedili çapraz nakilleri de gerçekleştirdi.

Bu süreklilik, karşımızda tesadüfi bir başarının değil, belirli bir bilimsel yöntemin bulunduğunu ortaya koyuyor.

Ödül bir kişiye verildi, alkış bütün ekibe ait

Tıp dünyasında kamuoyunun tanıdığı isimler çoğu zaman cerrahlar olur. Oysa büyük ameliyatların arkasında yüzlerce kişinin görünmeyen emeği vardır.

Hemşireler, anestezi ekipleri, yoğun bakım çalışanları, teknisyenler, laboratuvar görevlileri, hasta bakıcılar ve idari personel... Bu zincirdeki her halka, operasyonun güvenli biçimde ilerlemesi açısından hayati önem taşır. Bir birimde yaşanacak aksama, saatler süren planın tamamını etkileyebilir.

Bu yüzden Prof. Dr. Sezai Yılmaz'ın aldığı TÜSEB Özel Hizmet Ödülü, doğal olarak onun bilimsel liderliğine ve organ nakli alanındaki katkılarına verilmiştir; fakat taşıdığı anlam daha geniştir. Ödül, yıllardır aynı amaç doğrultusunda çalışan büyük bir sağlık ekibinin emeğini de temsil etmektedir.

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat'ın törene katılması da başarının kurumsal yönünü gösteriyor. Çünkü böyle bir merkezin ayakta kalması, yalnızca birkaç başarılı hekimin çabasına bırakılamaz. Kurumsal sahiplenme, yetişmiş kadronun korunması ve bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerekir.

Malatya'nın yeni kimliği: Sağlıkta güven merkezi

Malatya denildiğinde akla ilk gelen değerlerden biri elbette kayısıdır. Ancak şehir, son yıllarda sağlık alanında da güçlü bir kimlik oluşturdu.

Türkiye'nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından hastaların tedavi için Malatya'ya gelmesi, kentin sağlık haritasındaki yerini değiştirdi. Bu durum yalnızca hastaneyi değil; şehrin ulaşımını, konaklama imkanlarını, akademik çevresini ve uluslararası görünürlüğünü de etkiliyor.

Daha önemlisi, Malatya artık organ nakli bekleyen birçok hasta için son çarenin değil, güçlü bir seçeneğin adı haline geliyor.

Bu kazanımın korunması gerekiyor. Nitelikli sağlık çalışanlarının kentte tutulması, genç hekimlerin yetiştirilmesi, araştırmaların desteklenmesi ve teknik altyapının sürekli yenilenmesi bir tercih değil, zorunluluktur. Çünkü sağlık alanında ulaşılan seviye, geçmişteki başarılarla kendiliğinden devam etmez.

Alkışlamak yetmez, bu birikimi geleceğe taşımak gerekir

Prof. Dr. Sezai Yılmaz'a verilen ödül, Malatya için haklı bir gurur vesilesidir. Ancak bu gururu yalnızca tebrik mesajlarıyla sınırlamak eksik kalır.

Asıl yapılması gereken, bu başarıyı mümkün kılan modeli korumaktır. Genç bilim insanlarına alan açmak, ekip çalışmasını güçlendirmek ve İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü'nün uluslararası kapasitesini daha ileriye taşımaktır.

Çünkü bilimde en zor iş zirveye çıkmak kadar orada kalabilmektir.

Bugün Prof. Dr. Sezai Yılmaz'ın elinde görülen ödülün arkasında, ameliyathane kapısında iyi bir haber bekleyen ailelerin duaları, sağlık çalışanlarının uykusuz geceleri ve yıllar boyunca vazgeçmeden sürdürülen bir mücadele bulunuyor.

Bu nedenle ödül bir kişiye takdim edilmiş olsa da Malatya'da yetişen büyük bir sağlık ekibinin ortak başarısıdır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.