Mehmet Erol Maraş

Mehmet Erol Maraş

Erol Maraş Yazıyor: 'CHP’den Transferler AK Parti’ye Zarar Verir Mi? - Melikşah Başkan Herkesin Başkanı...'

AK Parti, biliyorsunuz, 25 yıldır iktidarda. 2002’de genel seçimleri, 2004 yılında ise Türkiye’nin birçok yerinde belediye seçimlerini kazanmıştı. Belediyecilikte de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’daki başarılarını herkese göstermiştir.

2024 Mart yerel seçimlerinde Özgür Özel başkanlığındaki CHP, Türkiye’deki belediyelerin yüzde 75’ini kazanarak rekor bir başarı göstermişti. Üstelik CHP, yerel seçimlerde birinci parti olmuş, AK Parti ise birçok kalesini kaybetmişti. AK Parti’nin elinde kalan önemli kalelerin başında kentimiz Gaziantep, Kocaeli, Konya, Kayseri, Malatya ve buna benzer birkaç büyükşehir belediyesi oldu. CHP ise İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya ve buna benzer birçok büyükşehirde başarılı bir sonuç elde etmiş, ayrıca Türkiye’nin birçok büyük ilçesinde de başarı sağlamıştı.

Bu başarılardan sonra CHP’li bazı belediye başkanları hakkında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları gündeme gelmişti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bu yolsuzluk iddialarında adı geçince tutuklanarak cezaevine konulmuş ve hakkındaki soruşturma ve yargılamalar hâlâ devam ediyor.
Bu nedenle CHP’li bazı büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarıyla ilgili iddialar ve soruşturmalar hızlanınca bir baktık ki Türkiye genelinde 107 CHP’li belediye başkanı AK Parti’ye geçti. Üstelik buna İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da eklenince AK Parti içerisinde güçlü bir CHP yapısı oluştuğunu görüyorum. Bunun yanı sıra, daha birçok belediye başkanının da yakında AK Parti’ye geçeceği söyleniyor.

Bu belediye başkanlarının AK Parti içerisinde, CHP yapısından geldikleri için sürekli sıkıntı ve tartışmalara neden olacaklarını sanki şimdiden görebiliyorum.

Yıllardır CHP, bir türlü ne yerel yönetimlerde ne de genel seçimlerde başarılı olamadı. Bana göre, AK Parti’ye geçen bu belediye başkanları ve meclis üyelerinin 2028 yılında yapılacak genel ve yerel seçimlerde sıkıntı yaratacaklarını görmemek yanlış olur. O nedenle başlıkta da söylediğim gibi AK Parti’nin içindeki CHP’li belediye başkanları ve onların etrafındakilerin zarar vereceklerini öngörmek istiyor ve inşallah yanılırım diyorum.

Yıllardır CHP’yi iktidar yapmayan, sürekli fraksiyonculuk yapanlardan elbette korkulur ve çekinilir. AK Parti’nin FETÖ döneminde yaşadığı sıkıntıları, transfer ettiği CHP’li belediye başkanlarıyla da yaşayacağını düşünmek bile istemiyorum.

MELİKŞAH BAŞKAN HERKESİN BAŞKANI...

Gaziantep Barosu gerçekten de önemli bir kurumdur. Barolar, biliyorsunuz, avukatların bir araya gelerek oluşturduğu kurumlardır. Bu barolara kayıtlı olmayan avukatlar, kural olarak mesleklerini icra edemezler. Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği iş birliğiyle, hukuk fakültesinden mezun olanların avukatlık yapabilmeleri için gerekli staj, ruhsat ve diğer işlemleri tamamlamaları gerekir.

Bence savunmanın en güçlü kurumlarından biridir. Bu nedenle baronun güçlü bir kurum olduğunu net olarak söyleyebilirim. Gaziantep Barosu’nda da yıllardır tanıdığım birçok isim başkanlık yapmıştır. Bunlardan Hakk’ın rahmetine kavuşan Haşim Mısır başta olmak üzere tüm dostlara Allah’tan rahmet diliyor, mekânlarının cennet olmasını temenni ediyorum. Hayatta olanlara ise uzun ömürler diliyorum.
Gaziantep Barosu’nda başkanlık seçimleri her zaman çarşaf listeyle yapılır. Baro başkanı da tek dereceli seçimle belirlenir. Bildiğim kadarıyla Gaziantep Barosu’na kayıtlı 5 bin avukat var.

Bu avukatlardan 500’ü şu an kendisini emekliye ayırdığı için etkin bir role sahip değil.

Geçen seçimde aday olup az farklı kaybeden Melikşah Korkmaz, bu kez mevcut Başkan Bülent Duran’la yarıştı. Sayın Başkan Bülent Duran, sosyal demokrat ve insan haklarını savunan bir görüşe sahip. Daha önceki seçimlerde çok güçlü oy alarak başkan olmuştu. Dört yıl boyunca üyelerine hizmet edebilmek için elinden geleni yaptı. Bana göre başkanlığı fena değildi diyebilirim.

Bu kez Sayın Melikşah Korkmaz, Bülent Duran’ın karşısında 59 oy farkıyla başkanlığı kazandı. Yaklaşık 2 bin avukat oy kullandı. 3 bin avukat ise sandığa gitmeyerek oyunu kullanmadı. Bu durum şunu gösteriyor: Gaziantep Barosu’na kayıtlı avukatlar, kendi başkanlarını seçmek için sandığa gitmemişler. Bana göre sandığa gitmeyenlerin sayısı, oy kullananlardan çok daha fazla. O nedenle savunmacılar, kendi davalarını savunma konusunda bana göre sınıfta kaldılar. Neyse, bu ayrı bir konu.

Sayın Melikşah Korkmaz başkan olduktan sonra birileri “Ülkücü başkan” diye slogan atıp zafer işareti yaptılar. Rahmetli Vakkas Korkmaz’ın oğlu Melikşah Korkmaz, milliyetçi bir kişiliğe sahip. Ancak baro başkanlığında herkesin başkanı olacağını kamuoyuna net bir şekilde açıklamıştır. O nedenle parti rozeti ve milliyetçi görüşü baronun kapısında bırakılmış. Herkese hizmet etmek için iyi bir çalışma yapmayı söz verdiğinden, Melikşah Başkan’dan çok iyi hizmetler bekliyoruz.

Baroda 5 bin avukat ve her birinin kendine özgü dünya görüşü var. Herkes birbirine saygılı olmalıdır. Seçimi kazanmak önemli değil, asıl önemli olan, o koltukta dört yıl boyunca hizmet etmek ve gönüllere girmektir.

Sevgili Melikşah Korkmaz’ın bunu yerine getireceğine inanıyor kendisine başarılar siz değerli okurlarıma hayırlı sağlıklı bir hafta diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Mehmet Erol Maraş Arşivi