Cumhur Dulek
Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul katliamı; Gaziantep'te bize ne öğretti?
Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan günü patlayan silahlar, sadece 9 evladımızın ve 1 öğretmenimizin canını almadı; Türkiye’de eğitim sisteminden aile kurumuna, dijital denetimden bireysel silahlanmaya kadar her şeyi kökünden sarstı. Gaziantep’ten Komşu Maraş’a, tüm Türkiye haftalarca bu facianın acısıyla kavruldu.
Hani hep deriz ya "Bir felaket geliyorum der" diye... İşte mahkeme tarafından kabul edilen iddianamenin detayları önümüze döküldükçe, bu katliamın göz göre göre, adım adım geldiğini yüreğimiz kanayarak görüyoruz.
Sinyaller Çığlık Olmuş Ama Kimse Duymamış!
İddianamedeki detaylar bir anne, bir baba, bir gazeteci olarak uykularımı kaçırıyor. Fail İsa Aras Mersinli denilen o çocuk, eğitim hayatı boyunca tam 32 kez rehberlik servisiyle görüşmüş! Okul yönetimi durumu fark etmiş, "Bu çocukta bir sorun var, hastaneye götürün" diye aileye defalarca yazı yazmış. Din kültürü öğretmeni, çocuğun sınıfta kendisini boğmaya çalıştığını aileye mesajla bildirmiş. Çocuk hastanede kendi bedenini kesmiş, doktorlar "Acil psikiyatrik takip şart" demiş...
Peki aile ne yapmış? "Siciline işlenmesin, aman el alem ne der" mantığıyla ya da vurdumduymazlıkla çocuğu bir uzmana götürmemiş. Anne, katliamdan sadece iki gün önce eşine "Aras’a psikiyatrdan randevu alır mısın canım" diye mesaj atıyor. İş işten geçtikten, zihin karanlığa teslim olduktan sonra...
Daha da vahimi, arkadaşları bu çocuğun WhatsApp grubunda "Okulu basacağım" mesajlarını, izlediği ABD’deki okul katliamı videolarını aylar öncesinden rehber öğretmenine bildirmiş! Fakat o sinyallerin hiçbiri, koridorlardan toplanan 84 kovanın önüne geçememiş.
Dijital Çöplükler ve Evdeki Ruhsatlı Silahlar
Çocuğun bilgisayarı incelemeye alınıyor; Roblox’ta okul simülasyonları kurup silahsız insanları katletme alıştırmaları, el yapımı bomba tarifleri, ABD’deki okul bombacısı Eric Harris’in manifestoları ve şiddet içerikli yüzlerce video... Baba ne diyor ifadesinde? "İngilizce bilmiyordum, bilgisayarda ne yaptığına bakamadım." Üstüne bir de çocuğun silah merakına "Türk töresinde silah kutsaldır, sana miras bırakırım" yanıtı veriliyor. Evdeki ruhsatlı 5 tabanca da o çocuğun kolayca erişebileceği yere konuluyor.
Şimdi soruyorum size: Bu sadece bir çocuğun caniliği mi, yoksa toplum olarak hepimizin göz yumduğu devasa bir ihmaller zinciri mi?
Okullarımızı ve Çocuklarımızı Nasıl Kontrol Edeceğiz?
Bu kaza değil, göz göre göre gelen bir katliam. Peki bundan sonra ne yapacağız? Çocuklarımızı okula gönderirken yüreğimiz ağzımıza gelmeye devam mı edecek?
Rehberlik Sistemi Kâğıt Üstünde Kalmamalı: Bir okul rehberlik servisi bir veliyi "hastaneye sevk" ediyorsa ve veli bunu reddediyorsa, orada süreç bitmemeli! Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı derhal devreye girmeli, gerekirse idari yaptırımla o çocuğun tedavisi zorunlu kılınmalı.
Dijital Takip Hüsnüniyet Meselesi Değildir: Anne babalar, "ben teknolojiden anlamam" bahanesinin arkasına saklanamaz. Çocuğunuzun odasında ne izlediği, hangi oyun adı altında cinayet provası yaptığı sizin birincil sorumluluğunuzdur.
Bireysel Silahlanma Disiplini: Evinde ruhsatlı silah bulunduran her vatandaş, o silahı kilitli çelik kasada tutmakla yükümlüdür. Çocuğun kolayca ulaşıp çantaya doldurabileceği silah, evde patlamaya hazır bir bombadır.
Ayser Çalık Ortaokulu’nda kaybettiğimiz canlar bize çok ağır bir ders verdi. Eğer okullardaki rehberlik uyarılarını ciddiye almaz, dijital bataklığa göz yumup evlerimizdeki silahları başıboş bırakırsak, yarın başka bir şehirde aynı acıyla yanmamız işten bile değil. Artık ne ailelerin "Aman laf gelmesin" lüksü var, ne de devletin "Veli götürmemiş" deme hakkı...
Not: Çünkü Gaziantep'te de benzer acıların bir daha yaşanmaması için yalnızca olaydan sonra konuşmak değil, riskleri önceden görebilen bir sistem oluşturmak gerekiyor. Okulların güvenliği, çocukların psikolojik takibi ve ailelerin bilinçlendirilmesi artık ertelenemeyecek bir sorumluluk haline geldi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.