"Oyunun Patronu Olmak İçin Ham Madde Şart": TMSD Başkanı Aykut Göymen Uyardı
Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Göymen, sektörün hem gurur tablosunu hem de kapıdaki tehlikeleri masaya yatırdı. 20. TUSAF Kongresi’nde sektör paydaşlarıyla bir araya gelen Göymen, Türkiye’nin 2 milyon 100 bin tonluk üretimiyle dünya ikinciliğini koruduğunu ancak küresel rekabetin renginin değiştiğini vurguladı. Özellikle ihracat kalelerimizden gelen "yerli üretim" haberleri, sektörün strateji değiştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

AFRİKA ARTIK SADECE MÜŞTERİ DEĞİL, ÜRETİCİ OLUYOR!
Türkiye’nin en güçlü olduğu pazarların başında gelen Afrika ülkelerinde rüzgar tersine dönmeye başladı. Bölgede yükselen yeni makarna fabrikalarına dikkat çeken Aykut Göymen, bu durumun doğal bir ekonomik süreç olduğunu ancak Türkiye için risk teşkil ettiğini belirtti.
Göymen, “Her ülke önce kendi üreticisini korur. Biz nasıl Türkiye’de yerli sanayimizi savunuyorsak, onlar da gümrük duvarlarını yükselterek kendi fabrikalarını korumaya alıyorlar. İthalatın zorlaşması, bizim için pazarın daralması demek. Bu düğümü çözecek tek anahtar ise ham madde gücüdür,” diyerek stratejik öngörüsünü paylaştı.

"HAM MADDEYE HÜKMEDEN, OYUNUN PATRONUDUR"
Sektörün sürdürülebilirliği için yerli buğday üretiminin hayati önem taşıdığını ifade eden Göymen, "Toprağınızdan çıkan ürünü işleyip dövize dönüştürmek en büyük güçtür," dedi. Türkiye’nin makarnalık durum buğdayındaki güçlü altyapısını koruması gerektiğinin altını çizen Başkan Göymen, ham madde hakimiyetinin küresel piyasadaki rekabetçiliği belirleyeceğini söyledi.

2026 TEHLİKESİ: KAPASİTE ARTIYOR, KULLANIM DÜŞÜYOR
Sektördeki kontrolsüz kapasite artışı, Göymen’in bir diğer önemli gündem maddesiydi. Mevcut üretimin 2,1 milyon ton olmasına rağmen kurulu kapasitenin 3,5 milyon tona dayandığını belirten Göymen, karamsar bir tablo çizdi: "2026 yılında kapasite kullanım oranları %60 seviyelerine gerileyebilir. Bu da sektör içinde yıkıcı bir fiyat rekabetine ve pazar savaşlarına yol açar."

BATI PAZARINDA "KOTA" VE "VERGİ" DUVARI
Türk makarnasının ucuz ihraç edildiği yönündeki eleştirilere de yanıt veren Göymen, küresel ticaret engellerini rakamlarla özetledi:
ABD: %85’e varan devasa vergi yükü (Anti-damping + ek vergi).
İngiltere: Brexit sonrası aşılamayan kotalar.
Avrupa Birliği: Sadece 20 bin tonluk sembolik bir kota ve ton başına 220 Euro vergi.
İtalya örneğiyle kıyaslama yapan Göymen, İtalya’nın ürettiği 2,7 milyon ton makarnanın neredeyse tamamını AB içinde serbestçe sattığını, Türkiye’nin ise bu pazardan dışlandığını belirtti.

LİSANSLI DEPOCULUKTA "KALİTE" ALARMI
İhracatın mutfağındaki sorunlara da değinen Göymen, lisanslı depoculuktaki kalite standartlarının yükseltilmesi gerektiğini savundu. Özellikle Japonya gibi yüksek kalite bekleyen pazarlarda; haşere sorunu, protein dengesizliği ve depolama koşulları nedeniyle prestij kaybı yaşanabildiğini belirterek, yetkilileri daha sıkı denetime davet etti.
Haberin Özeti: Türkiye makarna sektörü, dev üretim gücünü korumak için ham madde üretimini artırmak, kaliteyi standardize etmek ve küresel siyasi engellere karşı yeni diplomatik stratejiler geliştirmek zorunda.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.