Enerji altyapısında kapsamlı bir modernizasyona imza atan Centurion Pharma, dışa bağımlı tüketim süreçlerini geride bırakarak kendi enerjisini var eden teknolojik bir üretim tesisine dönüştü. Sanayinin çevresel etkilerini sıfırlamak gayesiyle yapılan altyapı çalışmaları, kurumun üretim felsefesini baştan aşağı yeniledi. Bu kapsamlı değişimin detaylarını kamuoyuyla paylaşan Centurion Pharma yöneticisi M. Ersin Erfa, ilaç sektöründe küresel konumlarını güçlendirirken çevreyi koruyan adımlar attıklarını belirtti.
İlaç Sektöründe Türkiye'nin Artan Rekabet Gücü
Sektörel gelişim ile sürdürülebilirlik kavramlarının birbirinden ayrılamayacağını aktaran M. Ersin Erfa, konuşmasına şu ifadelerle başladı: "Türkiye'nin ilaç üretim kapasitesiyle dünya genelinde en hızlı büyüyen pazarlardan biri konumunda yer aldığını özellikle ifade etmek isterim. Sektörel olarak ulaştığımız bu büyüme potansiyelini, gezegenimizin geleceğini koruyan akılcı çevre politikalarıyla desteklemek zorundayız. Centurion Pharma çatısı altında gerçekleştirdiğimiz dönüşümün temel sebebi budur. Bizler enerji yönetimini salt teknik bir gider kalemi olarak görmeyi çok uzun zaman önce bıraktık. Sürdürülebilir üretim yolculuğunda kaynakları sadece harcayan bir fabrika olmak yerine, kendi kaynaklarını yaratan entegre bir tesis kurguladık."
İhtiyacın Üzerinde Temiz Enerji Üretimi
Tesis içerisindeki karbon salınımını ortadan kaldıran sistemler hakkında bilgi veren Erfa, sözlerini şöyle sürdürdü: "Devreye aldığımız GES yatırımlarımız, tesisimizin anlık ve uzun vadeli elektrik ihtiyacının tamamını karşılamakla kalmıyor, ihtiyaç fazlası yeşil enerji üretmemize olanak tanıyor. Elektrik tüketiminden kaynaklı karbon ayak izimizi tamamen sildik ve negatif bir seviyeye ulaştık. Üretimde çevreye yük olan değil, doğaya nefes aldıran bir işletme modeli kurmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz çerçevesinde, operasyonlarımızın çevresel faturasını her geçen gün daha da düşürmek için çalışıyoruz."
Su Kaynaklarında Kapalı Devre Kullanım
Dışa bağımlılığı azaltan altyapı iyileştirmelerini detaylandıran M. Ersin Erfa, şu konulara açıklık getirdi: "Proses sularının geri kazanımı konusunda kurduğumuz atıksu arıtma altyapısı sayesinde su yönetiminde kapalı döngüsel bir kaynak modeline geçtik. Şebeke suyuna olan bağımlılığımızı minimize ederek proses suyunu üretim süreçlerimizde defalarca yeniden kullanabiliyoruz. Diğer yandan sanayi gazları tüketimi ilaç sektöründe kritik bir yer tutuyor. Fabrikamızda faaliyete geçirdiğimiz azot jeneratörü ile ihtiyacımız olan azotu dışarıdan satın almak yerine bizzat üretiyoruz. Bu hamlemiz tedarik güvenliğimizi sarsılmaz bir temele oturturken, operasyonel bağımsızlığımızı perçinledi."
Dijital Veriler Işığında Kaynak Optimizasyonu
Teknolojinin tesis yönetimine entegrasyonu hakkında değerlendirmelerde bulunan M. Ersin Erfa, açıklamalarını şu şekilde bitirdi: "Endüstriyel tesislerde verimliliği artırmanın en kesin yolu dijitalleşmeden geçiyor. Tesis geneline entegre ettiğimiz BMS sistemleri üzerinden, başta HVAC üniteleri olmak üzere tüm kritik üretim altyapımızı gerçek zamanlı olarak izliyor ve yönetiyoruz. Basınçlı hava sistemlerinde saptadığımız en ufak kaçakları bile dijital veriler sayesinde anında tespit edip çözüme kavuşturuyoruz. Enerji, kalite, İSG ve çevre birimlerimizin eşgüdümlü çalışmaları sonucunda operasyonel güvenlik ile çevresel sürdürülebilirliği tek bir potada erittik. Çevresel sorumluluğumuz, iş yapış biçimimizin en ayrılmaz parçası haline geldi."