Gerçek İsmet Paşa!

25 Aralık. Pek çok olaya şahitlik olmuş bir tarih. Hristiyanlarca kutsal sayılan Noel Bayramı, güzide şehrimizin düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümü, İsmet İnönü’nün ölüm yıl dönümü ve hatta babamın doğum günü olup kendisinin doğum gününü bir kez daha buradan saygıyla kutluyorum. Arz etmem gereken bir diğer husus ise yazım ve yazımın başlığı konusunda bana yardımcı olan değerli arkadaşım Sinan’a bir teşekkür borçlu olduğumdur.

İsmet Paşa; İnönü Harplerinin muzaffer komutanı, Megiddo Savaşının zeki kurmayı, Batı Cephesinin şanlı komutanı, Cumhuriyet’in ikinci adamı belki de bugün yürüdüğümüz yolu başlatan başbakan ve ikinci cumhurbaşkanımız.

Milli Mücadele’nin önemli paşaları 1925’ten sonra birer birer tasfiye edilirken ve görevden el çektirilirken, kurucu kadroların farklılaşmasına izin verilmezken Mustafa Kemal’in yanında yer almayı başarabilen devlet adamı.

Atatürk’ün 1932’den daha doğrusu Serbest Cumhuriyet Fırkasının bahtsız akıbetinden sonra giderek değişen ve şeditleşen tutumuna karşı İsmet İnönü daima akılcı kalmayı başaracak, inkılapların çoğunun henüz vaktinin gelmediği gerekçesiyle karşı çıkacak ama yine de alınan kararlara itaat edecek ve gerekenleri yapacaktır.

Harf Devrimine ve Kelime Hareketine karşı olan İsmet Paşa, söz konusu değişiklikler yasal hale gelince değişikliklere anında uyum gösterecek ve değişikliklerin tüm ülke sathına yayılması için çalışacaktır.

Sanayi kalkınmalarının arkasındaki itici güç olacak, sadece şehir eşrafıyla değil en değersiz mesul memurdan en kıdemli yöneticiye, esnaftan çiftçiye herkesle iletişim halinde kalacak ve belki de dünya tarihine bir başbakanlık timsali olarak geçecektir.

 Gerçek bir yönetici, siyaset üstadı ve parlak bir asker olan İsmet Paşa, Lozan’a giderken hakkında çıkan “Siyaset ve bürokrasiden anlamaz.” dedikodularına bizzat Atatürk tarafından Meclis kürsüsünden “Siz onu bilmezsiniz, kafasında 40 tilki dolaşır da kırkının da kuyruğu birbirine değmez.” denilerek savunulacaktır.

Öyle ya; Atatürk’ün vefatını takiben dönemin başbakanı Celal Bayar’a rağmen cumhurbaşkanı olacak, Atatürk’ün tasfiye ettiği Milli Mücadele paşalarını meclise geri alacaktır.

İsmet Paşa’nın talihsizliği, yönetiminin İkinci Cihan Harbi dönemine gelmesi ve kendisinin Atatürk’e yaptığı gibi yanlışlarını yüzüne vuran bir başbakana sahip olmamasıdır. Zaten o dönemin kriz zamanlarında Çatalca’ya Çakmak Müstahkem Hattı Nazilere karşı inşa edilirken, Erzurum Sovyetlere karşı berkitilirken yumuşak bir yönetimin sürdürülmesi de mümkün değildir. 

Hem Almanları hem İngilizler hem Rusları denge politikası ve sahte vaatlerle geçiştiren İsmet Paşa, bu ülkeyi Birinci Harp’teki gibi boş rüyalara sürüklemek yerine savaş sonrası dönemin önemli ülkelerinden birisi haline getirmek üzere çalışacaktır.

Doğu’ya ilk büyük çaplı yatırımlar onun zamanında yapılmaya çalışılacak, ülkenin savaş sonrası suretini değiştirmek üzere programlar hazırlanacaktır.

Asla sıkı bir İttihatçı olmayan İsmet Paşa, belki de tarihimizde gördüğümüz en rasyonel ve kurnaz paşalardan olacak, dış politikadaki ustalığı hem muhalifleri Demokratlar hem Bayar hem de Demirel tarafından tasdik edilecektir.

Kurnazların kurnazı bu paşanın yeri tarafımızca Köprülü ve Çandarlı ailesine denk olup kıymeti bilinmeli, Atatürk’ü eleştirmekten imtina eden çevrelerin İsmet Paşa’nın üzerine gitmeleri ayıplanmalıdır keza Paşa kıymeti bilinesi, üzerine düşünülesi bir şahıstır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri