Operasyon cümlesinin gerçekten önemli bir cümle olduğunu son günlerde yapılan “operasyon” latdan anlıyorum.
Operasyonun Türkçe karşılığı “Yapılacak işi/işlemi anlatan cümle.”dir. Bu nedenle operasyon artık günümüzün en önemli sözcükleri ve cümlelerinden birisimolmış durumdadır.
Şimdi ben 1 Eylül’den itibaren baktığımda Gaziantep’te kara para operasyonu yapoldı, bu operasyonda
toplam 70 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların çoğunluğu adli kontrol şartıyla bırakılırken, %25 dolayındakiler ise tutuklandı.
Kara parayı Gaziantep’te incelediğimizde büyük ölçüde bankacılık sisteminin olmadığı ve yeni yeni oturmaya başladığı Suriye ve Irak’tan kaynaklanıyor.
Bu iki ülkede bankacılık sistemi olmadığı için dövizciler arasında proforma fatura uygulaması yapılıyor.
Bu uygulamada şöyle oluyor: Irak ve Suriye’de döviz işi yapanlar, Gaziantep’teki bir dövizciye sözlü bir para gönderiyor. Buradaki dövizci de parayı iş yaptığı kişiye teslim ediyor. Bu kişi de oluşturduğu IBAN’larla dolarları Dubai gibi ülkelere gönderiyor.
Bu hesaplar üç gün askıda kalıyor. Daha sonra ABD Hazine Bakanlığı izin verirse paralar Dubai’ye geçmiş oluyor. Ama ne var ki ondan sonra ilgili kişi proforma faturayı yırtınca belgesiz para haline geliyor. Buna da bankacılık kurallarında “uyuyan hesap” adı veriliyormış. Yani bu işlem tek kelime ile hayali ihracat oluyor.
Şimdi Gaziantep’te baktığımızda kara para uygulamaları böyle yapılıyormış. Birilerinin IBAN’ları kiralanıyor, uyuyan hesaba yatırılıyor, belgesiz işlem yaptırılıyor. Bu da gösteriyor ki Gaziantep, bana göre gözaltılara baktığımızda sanki bir nevi kara para cenneti gibi görünüyor.
O nedenle başta Adalet Bakanlığı olmak üzere Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma da bu operasyonlarda gelen bilgi üzerine operasyonlar yapıyor.
Zaten Gaziantep’teki tabloya baktığımızda bir gecede hızlı zenginleşenler, kolay para kazananlar ortaya çıkıyor.
Kara para işi yapanlara bundan böyle hiç kimsenin fırsat vermeyeceğini bilinmesini istiyorum. Kolay para kazanmayı unutun artık. Hak ettiğiniz emeklerinizle kazanın. Yoksa devlet başınıza böyle çöker.
HASARDA DA BÜYÜK OYUN...
Hasar “operasyon cümlesi” gibi önemli bir cümledir.
Genellikle araçların kaza yapınca anında bir anda etrafında göre mi icabı polisler var ama hemen hasar uzmanları, çekiciler ve avukatlar yer alıyor. Arabanız hasar yaptığı için anında hemen işi bitirmek istiyorlar.
Bunun yanı sıra sağlıkta da aynı dolaplar dönüyor. Yanlış ameliyat yapan doktora hemen avukatlar nasıl ulaşıyorsa ulaşıyor, hasta ve doktoru birbirine düşman ederek dava açıyorlar.
Yine bu konuda da Adalet Bakanlığı başta olmak üzere Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ortaklaşa operasyon yaptılar.
Gaziantep ve Türkiye geneli olmak üzere 200 kişi gözaltına alındı. Bunların sorgulamalarında büyük paralar kazandıklarını belgelerle ortaya çıktı. Ayrıca avukatlar ve hasar uzmanlarının ceplerine belgesiz milyonlarca para koydukları tespit edildi.
Bu durumda hasar ile ilgili sigorta şirketlerinin daha dikkatli olması, iyi incelemeler yapması lazım. İddialara göre bazı sigorta şirketleriyle avukatlar ve hasarcılar üçgeniyle organize işler yaptıklarını söyleyebilirim.
Bunun için hasar ile ilgili herkesin daha dikkatli olmasını istiyorum.
İBAN VE BAHİSÇİLERE BALYOZ OPERASYONU
Ben hep söylüyorum; kara paraymış, hasarmış, uyuşturucuymuş, bir de bunlara yine çok para kazanmak isteyenlerin yurt dışı bahis oyunları ortaya çıkıyor. Bu yurt dışı bahis oyunlarını; kara para aklama, IBAN üçkağıtçılığı, uyuşturucu işlerini iç içe görüyorum.
Biliyorsunuz, bahisler Kıbrıs merkezli bahisçiler ile yapılıyor. Nasıl yapıldığı benim bildiğim kadarıyla şöyle oluyor;
Elinizde büyük bir para var. Kıbrıs’taki bahisçiler, sanal olarak elinizdeki para kadar bahsi kazandığınzın ilan ediyor. Bu bahisçiler de gelen parayı Türk bankaları üzerinden çözmeye çalışıyorlar.
Bir zamanlar milli piyango'da yüksek ikramiye kazananların biletlerini Kara paracıların fazla para ile satın aldıkları da söylenirdi buna benzer bir sistem işletiliyor bahis işinde.
Birçoğu çözse bile sonunda bahisten kazandığı paranın kara para olduğunu anlıyorlar. Buna da büyük operasyonlar yapıldı.
Gaziantep’teki ilgili güvenlik güçleri, yaklaşık şu ana kadar bir ay içinde 400 kişiye işlem yaptılar. Birçok iş adamının da bu şekilde para akladığı söyleniyor.
Bunun da genellikle kamu kurumlarında satılan araziler üzerinden yüksek fiyat vererek belgelendirildiği söyleniyor. Arsa ve ev bedeli normalde 20 milyon TL ise kamu kurumlarının arazilerini ve evlerini 50 milyona alıyorlar.
Bu tabloya da baktığımızda, ellerindeki 20 milyonluk araziler değil de 50 milyonluk yeri alarak çok hızlıca kara parayı akladıkları görülüyor.
Kamu ihalelerinde bu kişilerin kim olduğunu, nereden bu kadar paraları getirdiklerini ilgili kurumların inceleyerek bu şirketleri ihaleye almamalarını gerçek fiyatlar oluşması açısından istiyoruz.
Yoksa ileride bir gün kendilerinin de başı belaya girer.
Herkese hayırlı sağlıklı bir hafta diliyorum.