Bilim tarihçimiz rahmetlik prof. Dr. Fuat Sezgin; “Zaman geçiyor zaman. Okuyan, yazan, düşünen ve araştıran bir toplum olmalıyız.” derdi. Demek ki okumak ve yazmak çok önemlidir.
YAmanın ham maddesi okumaktır.
Biz millet olarak okuma ve yazma özürlüyüz. Bu ihmalimizi amale yani uygulamaya yani okuma yazma seferberliğine dönüştürmeliyiz.
O zaman milyonlarca gencimizle bizleri çok daha iyi bir istikbal-gelecek bekiyor olacaktır.
Yazmak için başka yazarlardan da faydalanılmalıdır. Akıllı insan kendi aklını kullanır daha akıllı olan başkalarını aklından da istifade eder.
İnsan kitap okurken mutlaka not tutmalıdır.
Okumak da bir eğitim, sanat, tefekkürdür.
İnsan faydalı eserlerden yüksek sesle gergin bir miktar okumalıdır. Bunlar Kur’an, hadisler, Kur’an tefsirleri, güzel vecizeler, seçme şiirler olabilir.
İyi şeyler okuyan iyi şeyler yazabilir. Testinin içinde ne varsa o dışına sızar.
İnsan okuya okuya okur, yaza yaza yazar olur.
“Herşey okumakla halledilir.”
“Şimdi oku, kabirde okuyamazsın.”
"Âdem'in (insanın) hayvaniyeti yemekle, insaniyeti okumakla kaimdir"
Ünlü vatan şairi Namık Kemal
Okuma ve yazma için masamızda defter, kitap ve kalemler açık olarak bulunmalıdır.
Okumak ve yazmak öğrenilebilir.
Hiç kimse annesinin karnında öğrenerek dünyaya gelmemiştir.
İnsanın fıtri (doğuştan gelen) vazifesi, taallümle (öğrenerek ve bilgi edinerek) tekemmül etmek (olgunlaşmak, gelişmek ve kemale ermektir). Dua ile ubudiyettir ( kulluktur).
Yazarlık da bir meslektir.
Bir kere yazmak on kere okumaya bedeldir.
Edebiyat, okuma/tefekkür alışkanlığının anahtarını verir.
Okuduğunuz kitaplardan altını çizerek, yıldız koyarak mutlaka not alın.
Bu konu ile ilgili geç kalmadınız. Bir yerden başlayın. Hiç bir şey için geç değildir.
Çalışmak için müsait yer ve zaman beklemediğimiz gibi okuyup yazmak için de müsait yer be zaman beklememeliyiz. Her yerde karada, denizde, havada okuyup-yazabiliriz.
Avı gerçek olarak Ünlü bilim tarihçisi Prof. Dr. Fuat Sezgin, uçak yolculuklarındaki millet ayrımını "elinde kitap olanlar" ve "olmayanlar" şeklinde yapmıştır. Almanya'ya uçarken yolcuları gözlemlediğinde, elinde kitap okuyan kişilerin Alman, kitap okumayan ve boş duran kişilerin ise Türk olduğunu gözlemlediğini belirtmiştir.
Her şey zamanla Kemal’ini bulur. Bir anda “iyi okur”, “iyi yazar” olunmaz.
Okuma ve yazma için masamızda defterimiz ve kitabımız mutlaka açık durmalıdır.
Bilgi olmadan yazı ve yazarlık olmaz.
Günlük hayatta “En ehem ve en elzem işler takdim edilecektir.” Yani işler önem sırasına göre yapılacaktır. Bu sıralamaya okuyup yazmak da girecektir.
İnsan en beğendiği eserden her gün yüksek sesle birkaç sayfa okumalıdır.
Okuyacağınız yazar/ yazarlarınızı seçin.
Ezberlemek hafızayı, konuyu anlamak muhakemeyi açar.
Okuyup yazmak için üşenmemeliyiz.
Bilgiyi kitaplardan, her türlü tecrübeyi yaşanılan hayattan öğreniriz. Yani insanın hem mektepli hem de alaylı yönleri olmalıdır.
Doktorlar iyi bir gözlemci oldukları için iyi bir yazar da olabilirler. Örnek Çehov’dur. Şöyle der: “Eğer doktor olmadaydım bu öyküleri yazamazdım!”
İnsan ilham gelince o duyguyu ertelemeyip hemen yazmalıdır.
İnsan karalama da olsa yazmalıdır. İlk anda mükemmel yapacağım diye beklerse, şartlar iyileşince yazacağım diye beklerse hiç bir zaman yazamaz.
Okur Yazar Olmak
Okur Yazar Olmak
İlk yorum yazan siz olun