Sormak istiyorum,
Gerçekten hayatımızı kendimiz mi yönetiyoruz yoksa nefsimize yerleşen dedelerimizin yediği koruklar mı..
Hani o çokkk övündügümüz soyumuzun baş kahramanları..!
Kader mutlak ve muallaktır.
İradi olanla ,takdir edilen arasında bu kayıtlari silmek için yaşarız.Bu sureti mutlak kader gibi yaşarsak bizi yonetir, ama ardındaki kişiyi gorursek bu çözülür. Dedelerimizden gelen bu yükler Allaha sarildigimizda ancak idrak olur, Yoksa Allahtan kacarsan bu nefs yüzünden ne düştüğün kuyudan, ne balığın karnından, nede atildigin ateşten kurtulamazsin. Eger ilahi dürtülere kulak vermez,kalbinde suçluluk hissetmezsen yaradandan gelen ilhamları alamazsin. Sonunda da boynuna cehennem yularinı takıp bir şey başardığını sanarak , Efendimizin övgüyle bahsettigi şerefli ve Cemali dul ve yetim kadınlara ve çocuklarina iftira ve eziyeti marifet gören o grubun içinde yer alırsin.
Dileğimiz, içinde bulunduğumuz on Muharremin hatrina, Hasan'ın hatrina Hüseyin' İn hatrina Kerbela gullerinin hatrina Allahim ölmeden evvel o soyuyla övünup insanlara eziyet edenlere mekanlarıni izletip tövbe etmeyi ve helallik istemeyi nasip etsin.Her hakta sahibine teslim edilsin.
Vesselam
HAYIRLI CUMALAR dilerim