Sumudica ;
Sivasspor maçı sonrası takımın içerisinde bulunduğu maddi krizi " Romanya'daki hanımımdan para isteyeceğim " diyerek sadece bir kulübü değil koca bir şehri yerin dibine soktu ve gitti.
Burak Yılmaz;
Çaykur Rizespor maçı sonrası 80 dakika galipken 90. Saniyede neden ki gol yedik sorgulamak yerine basın toplantısında " Şehirde para arıyorum, kendim için değil futbolcularım için " diyerek başkanı, yönetimi, şehri afişe etti.
Erol Bulut;
Yapılan astronomik imzalar, transferlerle kulübü 20 milyon euroluk enkaz bırakırken son 500 bin euroluk parası Ali Koç'un araya girmesi ile bitirildi.
Son 10 senede gelenler, gidenler, kendi ekipleriyle gelip, sonra borçlarını Organize, Belediyeler, Valiliğe ödetenler.
Kısaca adam buraya teknik direktör olarak geliyor ama kulüp içerisinde öyle başı boş bir ortam var ki ;
Bir anda kendilerini başkan, sportif direktör, menejer, yönetici gibi görüp imparatore deniliyor.
İş artık saha dışı dizaynına değil, şoförü, çaycıyı, şoförü, garsonu, kapıdaki güvenliği dizayn edecek noktaya getirilip dipten kapıya anahtarı veriliyor kulübün.
Bu ortamda tek başarı ve hedef kümede kalmak. Zaten aksini yazana ve söyleyene bugüne kadar siz son ana kadar kümede kalan değilmisiniz denilip aşağılandılar.
Bir tanesi demiyor ki ;
Yav yeter sadece para vermekle nereye kadar. Bu teknik direktörler eleman, bu kulüp bu şehirin, evlatlarının onlar nerede, neden içeriye her türlü adamlar girip yetkilendirilirken, ünvanlar verilirken.
Bunlar cüzzamlı, kanserli gibi dışarıda bırakılıyor.
Bu ortamda Simeone, Klopp, Guerdiola, Arteta'yı getirseniz ne olur.
Bari bundan sonra getireceğiniz hocaya para aratmayın lütfen.