- 12 maçta toplam puan 36.
- Biz tek galibiyet üç puan.
- Beş beraberlik beş puan.
- Aldığımız toplam puan sekiz.
- Kaybettiğimiz toplam puan 28.
Bunu konuşmak yerine her hafta maç sonraları sinderalladan masallar dinliyor Polyanna ile avutuluyoruz.
Rakip Karagümrük ligten düşmüş 13 puanla sana geliyor. Ama maça bir başladılar ki, sanki Real Karagümrük şutlar, kornerler, mücadele, pres neredeyse ilk 45 dakikada topu göremedik. Bizimkiler ise ligi bitirmişler sanki bir an önce tatil başlasın modundayız.
İkinci yarı şans bizim yanımızda derken Maksim'in rakibe çarpa çarpa vurduğu top gol oldu. Ama daha golün keyfini çıkarmadan Sergio ceza alanı dışından tıngır mıngır golünü attı.
Sonrası her iç saha maçında olduğu gibi trübünler ile Burak Yılmaz arasında oynandı.
Aslında olay şu ;
Bir takımda teknik direktör üç aydır, hakemler, basın, taraftarlar, tesiste çalışanlar, yönetim, futbolcu grubu tarafından sorgulanır, tartışılır hale gelmiş, gitmiş ve 72 saat sonra geri dönmüşse şimdiki gelinen nokta ve camianın neredeyse bölünme noktasına gelmesi o hatanın bedelidir.
Camialarda aslolan kulüptür. Başkanlar, yönetimler, futbolcular, sportif, idari personel , teknik adamlar gider. Kalıcı olan kulüptür.
Ama bu külüp üç aydır ne oyunu, ne puanı, ne alınan neticeleri, ne transferleri, ne puan cetvelini konuşuyor.
Konuşulan tek konu Burak Yılmaz?
Gidişi, dönüşü, kırmızı kartları, hakem kavgaları, trübünlerle dialogları, basın mensupları , istifa hep bunlar.
Ne başkan, ne yönetim bu süreçlerde yoklar.
O zaman şunu demek hakkımız olsa gerek.
Galiba bu takım artık şehir takımı yerine teknik adam takımına dönüşmüş.
Hayırlı olsun.