Öncelikle Galatasaray camiası bizim maçı oynamadan kafalarında bitirip üç puanı yazmışlar.
Hedefleri Süper kupada kaybettikleri Fenerbahçe maçındaki kupa dışında özgüveni, morali, gösterişli futbol ve atacakları gollerle Atletico Madrit maçı öncesi hem şov yapmak, hemde taraftarın gönlünü almak.
Biz ise ;
Kulübede Burak Yılmaz'sız. Sahada Kozlovski, Kevin, Camara, Abena, Talha gibi değişmez isimlerin yokluğunda Lisansı moto kurye ile sahaya yetiştirilen Muyakiç, yeniden Gaziantep diyen Draguş ile farklı bir diziliş ve 11 ile sahadayız.
İlk yedi dakikada iki tane bırakın faulu öyle taban ve basma vardı ki Oğuzhan Çakır es geçti. İyi ki dedim Burak Yılmaz cezalı trübünde diye dua ettim.
Sonra Galatasaray'ın klasik baskılı oyunu kanat bindirmeleri, kişisel becerilerle gelmeye çalıştılar. Ama bizim savunma hattı Çanakkale geçilmezi oynadı.
Hele şaşırdığım Nazım her takıma lazım dedim. İnanılmaz oynadı. Her topa , her kademeye, her ikili mücadele girip kazandı. Topu en güvenli liman olarak tuttu, Galatasaralyı futbollcuların efelenmesine, trübünlerin tezahüratına aldırmadan sahanın en iyisiydi bana göre. Zaten bu tür maçlarda sadece bir kaç kişi kendi performansının üstüne değil en az yarısından fazlası çıkmalı ki buralardan puan alasınız.
Kaleci zaferden, Arda, Peres, Muakiç, Maksim, Ogün kısaca herkes savaştı.
Maçın kader adamı Yusuf Kabadayı oldu. Golde kurtlar vadisi gibi daldı üç kişinin arasına daldı, top bir anda Bayo'nun önünde kaldı golü attırdı. Sonrasında ise inanılmaz bir kademe ve çevre kontrolünü kaçırınca çok basit bir golü yedirdi.
Maçın kırılma anı Zaferin maç 1-1 iken kurtardığı pozisyon derken maç sonrası Gassama'nın inanılmaz asistinde Bayo Galatasaray'ın fişini çekecekken bomboş pozisyonda topa kötü vurunca tıngır mıngır kalenin 30 santim kenarından giderken sanırım bizler gibi tüm Gaziantep FK taraftarı kaleye girdi.
Sonuç belki bir puan ama kazanım çok çok fazla. Hele hafta içi krizinden sonra.
Yalnız Türkiye'de futbolda gelinen nokta üç yılda üç şampiyonluk, Türkiye'de alınmadık kupa bırakmayan Şampiyonlar liginde Liverpol takımını ezen Galatasarayın hocası ile başkanı, yönetimi istifa tezahüratları, futbolcuları yuhlarla, protestolarla uğurlanıyor.