Kenan Yücel Yazıyor... Volkan Demirel ve Hatayspor ve biz...!

Volkan Demirel aslında Kartalspor'da oynadığı dönemlerde bizim o zaman ki Celal Doğan ve Asım Atmaz tarafından oluşturulan scoud ekibi tarafından keşfedilmiş ve transferi bitmek üzereyken son anda Fenerbahçe'nin devreye girmesi ile gerçekleşmemişti.

Sonrası ;
Volkan Demirel için bir peri masalı hikayesi gibi geçti kariyeri. Önce Fenerbahçe'de Rüştü'den sonra 1 numara ve milli takımda 1 numara. Hem camiasının hemde milli takımın unutulmaz isimlerinden birisi oldu.

Teknik direktörlük kariyeri ise Hatayspor ile geçtiğimiz sezon Hatayspor'un kritik döneminde başladı. Küme düşme hattındaki bu takımı aldı, transferleri yaptı, puanları topladı ve aldı diplerden tam zirveye doğru gidiyordu ki, 6 Şubat depremi ile hem Hatay, hemde Hatayspor yerle bir oldu. Trabzonspor galibiyeti ve coşkusunu golü atan Atsu ile yaşarken depremde hem o futbolcusunu, hemde çok sayıda personelini toprağın altına gömdü.

  • Herkes hatta dönemin Valisi bile istifa edip şehri terkederken o bir an bile şehrini, takımını, yakın dostlarını, arkadaşlarını ve ikinci şehrim dediği Hatay'ı terketmedi.
  • Depremde kişisel ilişkilerini kullanarak özel uçaklarla takımdaki futbolcularını İstanbul'a taşıdı. Yetmedi onlara evini açtı, sofrasını açtı, cebini açtı, kalbini açtı.
  • İstanbul ile Hatay arasında gıda, su, kumanya köprüsü kurdu. Konteynerler, battaniyeler taşıdı.
  • İş makineleri ile kurtarmalara öncülük etti.
  • Televizyonlarda eşi ile birlikte ordaki acıyı, dramı, yaşananları tüm Türkiye'ye gösterip harekete geçirdi.

Oysa o sadece bir teknik direktördü. Deprem sonrası gider boğaza karşı malikanesinde eşi ve çocuğuyla birlikte oturabilirdi.

  • Ama bunu o yapmadı, yapamazdı çünkü milli takım kaptanı ve liderine bu yakışmazdı.
  • Şimdilerde ise takımı ile kampta, hazırlık maçında, transferleri yapıyor.
  • Sahi hiç kimse Hatayspor Başkanı ve yönetimini tanıyan var mı ?
  • İşte teknik direktörlük, kaptanlık, liderlik ve en önemlisi aidiyet duygusu.
  • Kısaca bir mıh, bir nal, bir at, bir adam, bir şehir öyküsü.

Bizimkiler mi ?


Sürekli borçların konuşulduğu, hep dolar ve euronun konuşulduğu, transfer tahtası kapalı, oyuncu transferi yapamayan, bir kebapçı maliyetine rağmen satılamayan ilgi görmeyen kombineler.
Ve bu kulüpte daha önce başkanlık, yöneticilik yapanların bırakın yardımcı olmayı, maçlara ve antremanlara gelmeyi verdikleri parayı yeni kur üzerinden isteyenlerin oluştuğu düzen.

Yani spor adamı farklı...!

İş Adamı olmak farklı...!

Lider olmak ise çok farklı....!


Hep anlatmaya çalıştığım işte bu. Sadece iş adamı ve organize sanayi ile siyaset, bürokrasi karması ile yapılan
kongreler ve listeler sonrası gelinen nokta.

Yönetilen futbol kulübü ama içerisinde bir tane spor adamı yok, anlayan yok, bilen yok.
Bu sadece bu yönetime değil, geçmişten bugüne onun içindir ki Gaskispor, Gaziantepspor, Büyükşehir Belediyespor'dan sonra bodoslama giden bir Gaziantep FK.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri