Kenan Yücel Yazıyor... Başkanlar; Koç, Konukoğlu, Büyükekşi, Kızıl ve Memik Yılmaz...!

Ali Koç Fenerbahçe Başkanı ;
Dedesi Vehbi Koç, Babası Rahmi Koç, şirketleri Arçelik, Yapı Kredi, Avis, Opet, Petkim, Tofaş, Ford ve diğerleri. Beş yıldır Fenerbahçe Kulübü Başkanı, formalarının, eşofmanlarının, tesislerinin her tarafı bu şirketlerinin reklamları ve sponsorlukları ile dolu. Beş yılda Fenerbahçe'ye aktardığı para 400 milyon euro karşılığında sportif başarı olmadığı gibi her maçta hakaret, istifa.
*****
Adil Konukoğlu ;
Amca Saip Konukoğlu şampiyon, ağabey Abdülkadir Konukoğlu şampiyon, kardeş ve yeğen Adil Konukoğlu şampiyon. Yani bu şehrin takımı ve futbolu ne zaman krize girse ilk başvurulan adres. Adil Konukoğlu ve ekibi üç yıl yönetti Şanlıurfa ve 2. lig bataklığından bu şehri çıkarttı, Bursa ve İstanbul finallerinden sonra şampiyon yaptı. Süper ligte iyi bir kadro kurdu ve Büyükekşi'ye teslim etti. Bizim antep tabiriyle harcadığı para tilleyi geçti. Sadece Bursa ve İstanbul finallerine tam 10 bin kişiyi Gaziantep'ten oraya taşıdı, kazasız, belasız, kumanyaları, her türlü ihtiyaçları ile. Sonra nasıl olsa Adil ağa hallediyor, deyince belediyeler, orfanize, valilik, iş adamları ellerini taşın altına koymak yerine seyredince çok sevdiği takımına allahaısmarladık dedi, yoksa ailesi ve şirketleri ile sıkıntı yaşayacaktı.
*******
Mehmet Büyükekşi ;
TİM Başkanılı, THY yönetimi, FİLO ve yüzlerce marka işler derken eski İstanbul Valisi ve şimdi İç İşleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın ricası, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'nin ısrarı ile zoraki, kerhen bir yıllığına vaadi ile getirildi. Pandemi dönemine rağmen iyi bir ekip ve yönetim kurdu. Özellikle Müslüm Özmen'in futbol organizasyonu, kendisinin sponsorluk ve maddi imkanları yaratmadaki hünerleri ile Konukoğlu sonrası zor olan şekli buradaki kurumların desteği ile başarıldı ve sonrasında yolu TFF Başkanlığına kadar gitti ve yakın dostu Müslüm Özmen ile bu gayya kuyusunu yönetiyorlar.
*****
Cevdet Akınal ;
Sanayici ama futbolla ilintisi yok. Ama üst akılın parayı verelim, alttaki ekibinide bizim arkadaşlar ile destekleyelim formülü tutmadı. Çünkü bütçe inanılmaz kur farklarından dolayıda açıldı. Tabiki teknik direktör seçimleri, pahalı transferler derken takım neredeyse kayyuma kadar gidecekti. Zaten şimdi İstanbul'a gözleri yaşlı uğurladığımız Davut Gül olmasa çoktan kilidi Gaziantepspor gibi vurmuştuk.
****
Gelelim Memik Yılmaz'a ;
Aslında Memik Yılmaz'ın muhteşem hikayesini kulüp başkanlığı ile değil Oğuzeli Cağdın köyünden çıkıp Nar hikayesinden, şimdi tüm Türkiye'ye ulaşan servis ağları, başarıları, ekonomisi, binlerce kişiye yarattığı istihdam olanakları tam bir best sellerlik roman çünkü yakınen biliyorum. Arkasında aile, baba, geçmişten kalan bir birikim, miras, toprak olmadan adeta elleriyle , tırnaklarıyla kaza kaza gelinen nokta.

Bu yazıyı kendisini sevdiğim ve geçmişte Kızıl vakasını birebir yaşadığım için bir dostu, kardeşi, arkadaşı olarak yazıyorum. Kızıl aileside Gaziantepspor ve futbol işine bulaşana kadar inanılmaz saygılı, yardımsever petrol ve taşımacılıktan kazandığı parayla müthiş servetler elde etmişlerdi. Gaziantep'te yatırımlar yapmışlar, şirketleri, mal varlıklar hayal edilmezdi. Sonra yolları Celal Doğan ve futbolla kesişti. Güç, İtibar, Para var ama şöhret futbolda, manşetler futbolda. Celal Doğan ve Asım Atmaz'a attığı çalımla Gaziantepspor'a başkan oldu. Aslında kazandığını zannetti ama o gün kaybetmişti. Sonra başkanlık, yerel gazeteler filan artık kesmiyordu ulusal kanallara, yapımcılara, spikerlere paralar akıtılıyordu ulusal kanallarda İbrahim Kızıl vardı. Hatta üç sene sonunda artık ben futbolun profosörüyüm demeye başlamıştı. Ama futbol dünyası değirmen gibi türkiş lira, dolar, euro ne buluyorsa öğütüyordu. Sonrası şirketlere hacizler, gayri menkullara satışlar, stadda istifalar, sokakta protestolar. Şimdi o şirkette yok, gayri menkullarda ve kendisi itibarla dolaştığı şehirden gitti.

Onun için kongrede belediyelerin, organize sanayisinin, ticaret ve sanayi odasının, ihracatçı birliklerinin, sanayicilerin, valilik ve bürokrasinin olmadığı bir yerde sadece futbol değil basketbolu, alt yapıları, engelli sporları ile yıllık 20 milyona dayalı bütçe yaratmak zor. Bu bütçeyi senin şirketlerin veya o gün yanında olmaya çalışan dostların, arkadaşların ile karşılayacaksın, yada anahtarı vereceksin.
Bir dostun, arkadaşın, kardeşin olarak seni seven bir Gaziantepli olarak yazıyorum. Bu ışıltılı yolun başı şimdi manşetler, süslü laflar, iltifatlar olabilir ama sonu Karanlık ve allah korusun Kızıllar. Şimdi sana iltifat edenler seni ilk satanlar olur. Ben bu filmi gördüm çünkü.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri