Geçen hafta Vakıflar Bankası'nın Gaziantep'te düzenlediği toplantıda şehrin iş dünyası ile bir araya geldik. Bu vesileyle hem gazi şehrimizin düşmandan kurtuluşunun 97. yılında, Şehit Kamil'i, Şahin Bey'i, Kara Yılan'ı ve tüm şehitlerimizi anma fırsatını bulduk hem de Gaziantep'in son geldiği noktayı gözlerimizle görme şansını yakaladık.
Aslında ben Gaziantep'e ilk 1991 yılında gelmiştim. O yıllarda da önemli sanayi şehirlerimizden biriydi, fakat son on beş yılda ciddi bir ivme yakalamış.
Ülkemiz Asya ile Avrupa arasında köprü görevi görürken, Gaziantep ise binlerce yıllık geçmişi ile bu köprünün en kritik noktasında yer alıyor. 1765 Marsilya Limanı kayıtlarına bakıldığında, bu şehirden Antep işi kumaşların alınıp satıldığını ve ihraç edildiğini görürüz.
Yıllar boyunca bu kimliğini kaybetmeyen şehir, bugün 179 ülkeye ihracat yapıyor. Bu yıl bu ülkelerin arasına Zimbabve ve El Salvador'u da katmışlar.
Hatta Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, Adil Konukoğlu ile bir yurt dışı gezisinde, çoğu kimsenin bilmediği bir ülke olan Cape Verde'de (Afrika kıtasında) bir markete girdiklerinde, Gaziantep menşeli makarna ve çocuk bezi ürünlerini raflarda görünce çok mutlu olduklarını ifade ettiler.
Dış ticaret fazlası veren (%126) Gaziantep ekonomisinde ihracat önemli bir yere sahiptir. Türkiye'nin Kasım ayı ihracatı %9,49 artarken, Gaziantep'in ihracatı %13,4 oranında artarak aylık bazda tarihi rekor kırmıştır. Ayrıca, 2018 yıl sonu hedefi olan 7 milyar Dolar ihracat rakamına da ulaşılmış durumda. Tabi bu rakamda Irak ve Suriye bölgelerine yapılan kayıt dışı ihracat bulunmuyor. Bunu da ilave edersek, şehrin 2018 yıl sonu ihracatı yaklaşık 10-11 Milyar Doları buluyor.
Kayıt dışı hariç Türkiye toplam ihracatının %4,5'ini gerçekleştiren Gaziantep, bugün itibariyle en fazla ihracat yapan illerimiz arasında 6. Sırada yer alıyor. Toplam İhracatçı firma sayısı 1.888 adete ulaşmıştır. Bu firmalardan 73'ü Türkiye'nin en büyük ihracatçıları arasında yer almaktadır.
Sanayi ve ticarette çok gelişen kentteki bütün gelişme, özel sektörün çabaları ile oluşmuştur. Türkiye'nin en büyük Organize Sanayi Bölgesi Gaziantep'te yer almaktadır. 6 Organize Sanayi Bölgesi, toplam 51 milyon metrekare alana kurulmuş. Burada 1200 firmada 140 bin kişi istihdam ediliyor. Gaziantep genelinde ise, toplamda 5000 işletmede üretim devam ediyor.
Tekstil, makine-metal, gıda, kimyasallar, plastik ve yapı materyalleri sektörleri kentin güçlü sektörleridir.
Makine halısı üretiminin %90'ını elinde tutan şehir, PP ipliğin %89'unu, dokusuz kumaşın %92'sini, ayakkabı-terlik (plastik) üretiminin ise %92'sini elinde tutuyor. Antepfıstığı üretim ve ihracatının %90'ını, kuruyemiş işleme ve ihracatının %85'ini, makarna işleme ve ihracatının %60'ını, pamuk ihracatının da %10'unu elinde tutmaktadır.
Makina halı üretiminde dünya üçüncüsü olan şehir, makarna üretiminde Avrupa ikincisi, Nonwoven (dokusuz kumaş) üretiminde Türkiye birincisi, çuval ve ambalajda ise tam bir üretim merkezidir.
Tüm bunların yanında şehirde önemli sorunların olduğu da belirtiliyor. Organize Sanayi Müdürü Cengiz Şimşek, Ticaret Odası Başkanı M. Tuncay Yıldırım ve Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi ile yaptığımız sohbetlerde belirttikleri sorunlardan bir kısmı;
Teşvik sisteminin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar mesela. Çünkü, çevre illerin 4-5 ve 6. bölgede yer aldığı, bu nedenle de yeni ve hatta mevcut yatırımların söz konusu çevre illere kaydığını söylüyorlar. Bu durumun önüne geçilebilmesi için batıdaki büyük illerden farklı olarak Doğu ve Güneydoğudaki bu illere pozitif ayrımcılık yapılması, üretimi ve dolayısıyla istihdamı daha da artıracaktır.
Bölgedeki önemli sorunlardan bir diğeri ise kayıt dışı çalışan Suriye kökenli firmaların oluşturduğu haksız rekabet. Gaziantep Ticaret Odasına kayıtlı 1800 adet Suriye kökenli firma kurulmuş. Ayakkabı, triko, giyim ve gıda sektöründe yoğunlaşan bu firmalardaki kayıt dışılık, yerel işletmelere karşı haksız rekabetin yanı sıra vergi kaybına neden olmaktadır. Bakıldığında, işletmeler için önemli maliyet kalemleri olan SGK primleri, KDV, gelir ve kurumlar vergisi gibi birçok gideri olmaksızın faaliyet gösterdikleri belirtiliyor. Ayrıca, bu firmaların Türk işçi çalıştırmamaları da bölgede önemli rahatsızlık yaratıyor.
Diğer taraftan bir başka konu; Suriye'nin terörden temizlenmiş bölgelerine bu insanlar dönmezlerse, o yerlere tekrar PKK ve YPG'li teröristlerin yerleşmeleri söz konusu olabilir.
Özetle ifade etmek gerekirse, jeopolitik konumu itibariyle de birçok zorlukla başa çıkmaya çalışan, yanı başındaki savaş sebebiyle 500 bin mülteciye kucak açan ve karşılaştığı bütün sorunlara rağmen büyümeyi başaran, çalışmaktan, üretmekten vazgeçmeyen bir şehir Gaziantep. Türkiye'nin geri kalmış tüm illerine örnek model olacak bu şehir daha çok desteklenmeyi fazlasıyla hakediyor.