Gaziantep’in cadde ve sokaklarında her gün binlerce vatandaşı işine, okuluna taşıyan özel halk otobüsü işletmecileri, ekonomik darboğazın eşiğinde. Esnaf, artan maliyetler karşısında havlu atmış durumda. Eskiden büyük paralarla el değiştiren plakalar ve araçlar, bugünlerde alıcı bulamıyor. Sektörün geleceğine dair belirsizlik, yatırımcıyı korkuturken; mevcut sahipleri ise "zararın neresinden dönsek kârdır" diyerek ekmek teknelerini satışa çıkarıyor.
Ancak ortada trajikomik bir durum var: Satılık ilanı yapıştırılan otobüslere kimse dönüp bakmıyor. Sektördeki kârlılığın bitmesi, "tekeri döndürmenin" mucize haline gelmesi, Gaziantep ulaşımında büyük bir krizin kapıda olduğunun sinyallerini veriyor.
Maliyet Canavarı Esnafın Belini Büktü: Gelir Gideri Karşılamıyor
Otobüs sahiplerinin içini döktüğü o meşhur liste, krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Esnafın "artık bittik" dediği ana başlıklar şunlar:
Akaryakıt Kabusu: Günlük cironun neredeyse tamamı istasyonlarda bırakılıyor. Depoyu doldurmak, bir günlük emeğin çöpe gitmesi demek.
Sanayi Çilesi: Döviz kuruna bağlı yedek parça fiyatları ve artan işçilik ücretleri nedeniyle en küçük arıza bile bir servet değerinde. Rutin bakımlar lüks haline geldi.
Personel ve Prim Yükü: Asgari ücret artışları ve yüksek SGK primleri, işletmeciyi biraz daha zorluyor.
Yolcu Hesabı Tutmuyor: Artan masraflara rağmen bilet gelirlerinin yerinde sayması, işletme bilançosunu "kırmızıya" boyamış durumda.