Gastronomi kenti Gaziantep’te semt pazarları, tarihinin en durgun günlerini yaşıyor. Hayat pahalılığının asgari ücretliyi köşeye sıkıştırdığı kentte, pazar çantaları dolmuyor; hem alıcı dertli hem satıcı...
Pazarın "Tadı Tuzu" Kalmadı: Sadece Fiyat Soruluyor!
Gaziantep’in kalabalık semt pazarlarında artık eski neşeden eser yok. Bir zamanlar kilolarla alınan domates, biber ve meyveler artık tane ile bile zor alınıyor. Pazarcı esnafına göre, günün ilerleyen saatlerinde iğne atsan yere düşmeyen o eski pazar manzaraları mazide kaldı. Vatandaş tezgaha yanaşıyor, fiyatı soruyor ve boynu bükük şekilde yoluna devam ediyor.
Asgari Ücretli Kira ve Fatura Kıskacında
Gaziantep’te yaşayan asgari ücretli bir ailenin bütçesi; yüksek ev kiraları, elektrik ve doğal gaz faturaları arasında adeta eriyor. Maaşın büyük bir kısmı zorunlu giderlere gidince, mutfak alışverişine sıra gelmiyor. Vatandaşın ortak feryadı ise net: "Pazara geliyoruz ama sadece bakıyoruz, elimiz boş dönmek çok ağırımıza gidiyor."
Esnafın da "Mazot" Sancısı Büyük
Sadece vatandaş değil, tezgah açan esnaf da ekonomik baskı altında can çekişiyor. Mazot fiyatları, nakliye giderleri ve işçilik maliyetlerinin belini büktüğünü söyleyen pazarcılar, "Biz de ürünü ucuza satmak istiyoruz ama maliyetler kurtarmıyor. Tezgahı açmak bile artık bir lüks haline geldi" diyerek yaşadıkları çıkmazı dile getiriyor.
Günün Özeti: Boş Çantalar, Umutsuz Bekleyiş
Gaziantep pazarlarındaki bu kara tablo, ekonomik krizin sokağa yansımasını en çıplak haliyle gösteriyor. Küçük esnaf iflasın eşiğinde, dar gelirli ise tencereyi kaynatma derdinde.