Kuyucaklı Yusuf

Geçtiğimiz gün Gaziantep Devlet Tiyatrosu Onat Kutlar Sahnesi’nde oynayan Sabahattin Ali’nin aynı isimli romanından uyarlanan “Kuyucaklı Yusuf” adlı gösteriye gittim. Uzun zamandan sonra böylesine güzel bir tiyatro gösterisine gitmek çok iyi geldi bana. Bu güzel etkinlik ile insanları buluşturan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne buradan gerçekten çok teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da düzenli olarak her ay yapılan etkinliklere gitmeye özen göstereceğim.
Burada oynanan oyun ile ilgili hiçbir eleştiri ve değerlendirme yazısı yazmayacağım. Çünkü bir tiyatro gösterisini eleştirmek ve değerlendirmek asla haddim olamaz. Neticede gösterilen performans çok farklı orada.
Her zaman demişimdir, sinema oyunculuğuyla tiyatro oyunculuğu çok farklı diye. Kameranın karşısında gösterilen performans ile seyircinin gözü önünde sunulan oyun elbette ki farklı olacaktır. Kamera karşısında tekrar tekrar oynayabilme; sahnenin olası bir hata durumunda yeniden çekilebilmesi mümkünken tiyatro sahnesinde aynı şeyleri söyleyebilmemiz mümkün değil tabi ki. Bizzat oyuncunun önünde canlı bir performans göstermek elbette ayrı bir meziyet gerektirir.
Hal böyle iken bir tiyatro oyunu ile ilgili değerlendirme yapmak da bana düşmez elbette. Oyun hakkında değerlendirme yapacak olursam tek diyeceğim “harikulade bir performans” olmasıydı. Oyuncular gerçekten çok başarılıydı. Sahneler arasındaki geçişler gerçekten çok yerindeydi. Daha da önemlisi oyunun konusu ve duygusu çok güzel bir şekilde işlendi seyircilere.
Kuyucaklı Yusuf romanını okumayanlar için şiddetle tavsiye ederim bu kitabı. Sabahattin Ali’nin 1937 yılında kaleme aldığı ilk romanı olan Kuyucaklı Yusuf, 1903 yılında Aydın’ın Nazilli ilçesine bağlı Kuyucak köyünde ailesi eşkıyalar tarafından katledilen Yusuf isimli bir çocuğu Kaymakam Selahattin Beyi’in sahiplenmesiyle birlikte Yusuf’un yaşadıklarını konu ediyor. Yusuf’un, Selahattin Bey’in karısı Şahinde’nin yaptığı kötü muameleler ile mücadelesi, Selahattin Bey’in kızı Muazzez ile olan gizli aşkı ve yaşadığı sefalet; ama bunlara rağmen o güzel yüreğiyle hayata tutunma çabası romanın Türk Edebiyatı’nda önemli bir yere sahip olmasına neden oldu.
Gösterime sunulan tiyatro oyununda da Kuyucaklı Yusuf’u adeta seyirciye ilmek ilmek işlediler. Romanı okuyan birisi olarak bunları çok iyi bir şekilde gözlemleyebildim. Elbette romanı okumadan konusunu yaşattığı duyguları bilmeden izleyenler için birkaç dramatik sahneden ibaret oyun gibi gelmiştir bu tiyatro oyunu. Hatta oyunun ikinci perdesinde salondan ayrılanlar dahi olmuştu. Ama romanı okuyanlar için elbette çok anlamlıydı.
Büyükşehir Belediyesi tarafından her ay bu tür tiyatro oyunları ve kültürel etkinlikler Onay Kutlar Sahnesi’nde seyircilere sunuluyor. Gidilmesi gerek diye düşünüyorum. Sinemadan, ekrandan izlediğimiz film ve dizilerden daha güzel etkiler bıraktığını buradan söylemek istiyorum. Ekranlara bağımlı olduğumuz bugünlerde bir nebze olsun gözlerimizi başka yerlerde açmamız için fırsat olacaktır elbette. Özellikle Gazi Şehrimizde üniversite okuyan gençlerimizin kaçırmaması gerektiğini önemle hatırlatmak isterim.
Benimki sadece bir tavsiye. Bu tür faaliyetlerle duygu ve düşünce dünyamızdaki etkileri bizzat yaşayarak gören birisi olarak yaptığım ve sizlere sunduğum bir tavsiye…
Sağlıkla kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Salih Ünal - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.