Kösem Büşra Sultan

Bugün çok değer verdiğim bir arkadaşımın ricası üzerine II. Osman ve Kösem Sultan dönemleri hakkında kalem oynatacağım.

II.Osman, babası I. Ahmet’in 1617’de ölmesini takiben tahta çıkan amcası I. Mustafa’nın akli melekelerinin zayıflığının ortaya çıkması neticesinde 1618’de 16. Osmanlı padişahı olan hükümdardır.

Dönemin anlayışına uygun olarak yüksek bir tahsil gören II. Osman; Türkçe, Arapça ve Farsça’nın yanında Avrupa’nın iki yüksek dili Yunanca ve Latince’yi öğrendi.

Babası I. Ahmet’in hassasiyetleri neticesinde fevkalade bir eğitim gören II. Osman tahta geçtiğinde 13 yaşında olup cülus töreni esnasında henüz sakallarının bile olmadığı rivayet edilir.

Gençliğinin etkisiyle heyecanı ve hedefleri yüksek olan Genç Osman, kendisine tembih edilen tüm itidal çağrılarını kulak ardı ederek bir dönüşüm başlatacaktır. Mamafih bu dönüşüm 30 Yıl Savaşlarıyla sureti değişen Avrupa’yı yakalamak amacıyla değil Kanun-i Kadim kabul edilen Sultan Süleyman dönemini tekrar canlandırmak için yapılacak olan bu değişimler yüzeysel ve yetersizdir.

Mevcut düzeni toparlamak için, İstanbul yerine Anadolu’ya ve ulema sınıfına bel bağlamak isteyen Osman, devlet geleneğine aykırı olarak Türk ailelerinin kızıyla evlenecek, Kutsal Topraklara gitmek isteyecek ve ayrı bir hazine kurulması için çalışmalar yapacaktır.

Hatta yeniçerilerin sefer esnasında isteksizliğini gördüğü için yeni bir ocak kurulması için çabalayacak, Anadolu’dan asker toplamaya çalışacak ve başkenti Bursa ya da Konya’ya taşımak istediğini söylenecektir. Tüm bu hareketler aslında İmparatorluğun başına bela olan Safevi Devletini ve Anadolu İsyancılarını kırmak için yapılacak, hatta öyle ki devletin kendisi bile asıl tehdidi artık Batı’da değil Doğu’da arayacak, Kızıl Elma unutulacaktır.

Yeniçeri taifesine yapılan tüm sözde saygısızlıklar sonucunda yeniçeri kazan kaldıracak, Sultan Osman çetrefilli entrikalar sonucunda aşağılanacak ve kanına girilecektir.

Tekrar tahta çıkan Sultan Mustafa’nın akli sorunlarının zaman içinde çoğalması nedeniyle tahta Kösem Sultan’ın oğlu IV. Murat çıkarılacak ve Sultan Osman’ın canına kast edenler cezalandırılacaktır.

Çocuk yaşta tahta çıkan IV. Murat iktidarı esnasında Kösem Sultan artık Valide Sultan olarak hükmedecek ve buna göre hüküm kuracaktır. Öyle ki divan toplantılarını izleyecek, devlet işlerine karışacak ve atamalar yapacaktır.

IV. Murat’ın zamanla büyümesi ve daha önce sadece Fatih zamanında görülmüş bir şeditlikle hüküm kurması hasebiyle Kösem’in rolü azalacak ve geri plana itilecektir ta ki Sultan Murat’ın ölümüne kadar.

Sultan Murat’ın erken ölümü neticesinde başa geçen Sultan İbrahim zamanında gittikçe güçlenecektir. Sultan İbrahim’in çapkınlıkları ve gitgelleri devlete zora sokarken Kösem Sultan dağılmakta olan bir imparatorluğu tek bayrak altında toplamak için çırpınacak ve devletin birliğini koruyacaktır. Vezirler sancakbeylerine söz geçiremezken Kösem hem kapıkullarını hem de taşrayı kontrol edecek ve gittikçe zenginleşecektir de.

Yine de yaptığı tüm bu şeyler zenginleşmek için değil Devlet-i Aliyye’yi korumak içindir, hanedanın istikbali ve devletin teminatı olarak devlet işlerinde yer almaktadır. Sevgili kocası I. Ahmet’in zamansız ölümünden beri devlet büyük badireler atlatmaya çalışmakta ve kendisi de bu konularda liderlik etmektedir.

Daha sonra Hatice Turhan Sultan tarafından gerçeğe dönüştürülecek Çanakkale tabyalarının inşası fikrine, Girit Savaşı kararına ve Celali İsyanlarına karşı verilen mücadelelerde hep ön planda olacaktır. Ne var ki Sultan İbrahim’in hal’ edilmesinden sonra tahta çıkan torunu IV. Mehmet’in validesi Hatice Turhan Sultan’a karşı iktidar savaşı verecek ve Valide-i Muazzama, Saltanat Naibesi olarak anılacaktır.

İmparatorluk tarihinde bir kadın ilk kez resmi olarak bu derece güçlüdür ama artık düşmanları o kadar çoktur ki, kendisine karşı düşmanlık seviyesine varan kıskançlık neticesinde harem ağaları ve Hatice Turhan Sultan’ın iş birliği neticesinde iktidarı devrilecek, saklandığı hazine odasından sürüklenerek çıkarılacak, boğulacak ve soyulacaktır.

Ve işte böyle bitecektir Osmanlı’nın en kudretli kadınının ıstırap ve keder dolu iktidar hikayesi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Demir - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.