Mutluluk Reçetesi

 Mutlulukla ilgili birçok reçeteler sunulmuştur. Sırada bizim reçetemiz var. Bakalım reçetemizde hangi başlıklar var?

  • “Hayır Allah’ın seçtiğindedir.”
  • Her türlü sıkıntıya karşı “Bu da geçer ya hu” diyebilmeliyiz.
  • Hadiselerin iç yüzünü bilemediğimiz için sabredip sonuçları beklemeliyiz. Bir karıncanın bir firavunu Allah’a intisap edip, dayanıp mağlûp ettiğini unutmamalıyız.
  • Bunun gibi, sinek dahi, Nemrud'un sekerat vaktinde azaba ve hicaba inkılâp eden iftiharına karşı kendi mensubiyetinin şerefini göstrip, onunkini hiçe indirdiğini unutmamalıyız.
  • Hikmet nazarı ile bakıldığında kaniattaki hadiselerin ya bizzat güzel veya neticesi itibariyle güzel olduğunu unutmamalıyız.
  • Evet, bu kâinat görene, anlayana bin birlikler perdeleri içinde sarılı bir gül goncası gibidir.
  • Herşeyin zıddı ile bilindiğini unutmamalıyız. Demek çirkinin icadı çirkin değil, güzeldir. Çünkü, neticelerin çoğu güzeldir. Evet, yağmurdan zarar gören tembel bir adam, yağmura rahmet namını verdiren hayırlı neticelerini hükümünü sona erdirmez, rahmeti zahmete çeviremez.
  • Evet, ebedî olan allah’ın sâdık dostu olan insanlar da ebedî olacaktır. Ve bâkinin, sonsuzun şuurlu aynası olan insan da bâki olmak lâzım gelir.
  • Hasbünallahü venimel vekil "Allah bize yeter; O ne güzel vekildir." Âl-i İmrân Sûresi, 3:173. "Benim mâhiyetim hem bâki, hem sermedî bir ismin gölgesi olur; daha ölmez" "Onun bekası bize yeter"
  • Hususan o nihayetsiz mucizeli usta, koca gökler ve yerin büyük kitabını insan gibi küçük bir nüshada, örnekte yazsa, belki insanı o kitaba seçilmiş ve mükemmel bir özet yapsa, o insan ne kadar büyük bir şeref, bir kemal, bir kıymete medar ve iman ile mazhar ve şuur ve intisap ile o şerefe sahip olur. Bütün varlıkların dilleriyle “Hasbünallahü venimel vekil” der.
  • Evet, işlenmiş bir eser fiilsiz olmadığı gibi, fiil dahi fâilsiz, yapansız olamaz. Ve isimler isimlendirilensiz olması imkansız olduğu gibi, sıfatlar dahi bir sıfatla tavsif edilen, vasıflandırılansız mümkün değildir.
  • Meselâ, gözle hissedilen bir güzellik, kulakla hissedilen bir hüsün bir olmaz.
  • Akılla anlaşılan bir aklî güzellikle, ağızla zevk edilen bir yiyecek güzelliği bir olmaz.
  • Kalb, ruh ve sair zâhirî ve bâtınî duyguların beğendikleri ve güzel hissettikleri güzellikler, onların ihtilâfı, anlaşmazlığı gibi çeşitlidir.
  • Meselâ, imanın güzelliği ve hakikatın güzelliği ve nurun hüsnü (güzelliği) ve çiçeğin hüsnü ve ruhun cemâli ve suretin cemâli ve şefkatin güzelliği ve adaletin güzelliği ve merhametin hüsnü ve hikmetin hüsnü ayrı ayrıdır.
  • Cemîl-i Zülcelâl olan Allah’ın nihayet derecede güzel olan Güzel İsimlerinin (Esmâ-i Hüsnâsının) güzellikleri dahi ayrı ayrı olduğundan, yaratılmış şeylerde bulunan güzellikler ayrı ayrı düşmüş.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sıtkı Göksu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.