Prof. Dr. Sıtkı Göksu

Prof. Dr. Sıtkı Göksu

Şeytanın kalbinde marifet var mıdır?

Bu konunun izahı Bakara Suresi 6. Ayetinin tefsirinde geçmektedir.
Bu konunun izahı ile ilgili küçük bir hatıramı paylaşayım. Erzurum’daki öğrencilik yıllarımız. Arkadaşlarla öğrenci evlerinde kalıyoruz. Bekir diye bir arkadaşımız vardı. Bu arkadaşımız ilkokula giden erkek kardeşi ile beraber Prof. Dr. Şener Dilek Hocanın kaldığı evde kalıyordu. Bu ilkokula giden öğrenciye sınıf arkadaşı okulda bir soru soruyor. Bekir Beyin ilkokula giden kardeşi soruyu cevaplandıramıyor. O günlerde ya Bakara Suresinin tefsiri okunduğu için veya Prof. Dr. Şener Dilek Hocanın sohbetinde dinlediği için bu öğrenci de sınıf arkadaşına bir soru soruyor:
Söyle bakalım “Şeytanın kalbinde marifet var mıdır?” diyor. Tabii sınıf arkadaşı cevap veremeyince Kur’an tefsilerinden aldığı dersle şöyle cevap veriyor:
Şeytanın kalbinde marifet yoktur. Çünkü yaratılıştaki sanat gereği, kalbi daima saptırma ile telkin için meşguldür. Fikri, daima küfrü düşündürmekle meşguldür. Dolayısı ile kalbinde veya fikrinde boş bir yer marifet (Allah’ı bilme, tanıma) için kalmıyor.
Dolayısı ile bize düşen şeytandan ve insi şeytan denilebilecek, şeytana pabucunu ter giydirebilecek insanlardan uzak durmaktır. Biz her zaman şeytandan Allah’a sığınmalıyız.
- “Kur’an’ı okuyacağın zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” (Nahl, 16/98) mealindeki ayet, Kuran okurken, Euzu çekmeyi açıkça emretmektedir.
İstiâze çekmek yani “Euzü besmele” okuyarak Allah’a sığınmak çok önemlidir.
Namazda istiâze çekmek “Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” demek yani "Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım"  demek, Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre birinci rek‘atta, Şâfiîler’e göre her rek‘atta sünnettir. Mâlikîler ise, bunu farz namazlarda mekruh görmekle birlikte, nâfile namazlarda gizli okunmak kaydıyla sünnet kabul ederler.
Cemaatle kılınan namazlarda imama uyan kişinin istiâzede bulunması “Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” demesi gerekmez. Çünkü istiâze namaz için değil Kur’an okumak içindir. Kur’anı da imam okumaktadır.
Peygamberimiz (asv) "Euzu Besmeleyi" hem namazda, hem de namaz dışında okumuştur. İbn-i Munzir şöyle demiştir: Peygamberimiz (asv) namazda kıraatten önce "Euzu billahimineşşeydanirracim" demiştir. (Neylül Evtar, II, 196)
Bu konuda Kur’an-ı Kerim'de şöyle buyurulmaktadır: “Şayet sana şeytandan bir kışkırtma (şeytani bir dürtü) gelecek olursa, hemen Allah’a sığın.”(41:36.) Yani, “Euzü billahi mine’ş-şeytani’r-racim” de.
Şeytanın mühim bir hilesi, insana kusurunu itiraf ettirmemektir-tâ ki istiğfar ve istiâze yolunu kapasın. Hem insanın nefsinin benliğini tahrik edip, ta ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin, adeta kusurlardan uzak olduğunu söylesin.Evet, şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez. Görse de, yüz yorum ile yorumlatır. “Kabullenen ve rıza gözüyle bakan hiçbir kusuru göremez.” sırrıyla, nefsine memnuniyet dolu bakışla baktığı için, ayıbını görmez. Ayıbını görmediği için itiraf etmez, istiğfar etmez, istiâze etmez, şeytana rezil olur. Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm gibi bir büyük, şan ve şeref sahibi olan peygamber “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefsim daima kötülüğü sevk eder-ancak Rabbim merhamet ederse o başka.” Yusuf Suresi, 12:53 dediği halde, nasıl nefse itimad edilebilir?
Nefsini suçlayan, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder (Allah’tan bağışlanma diler). İstiğfar eden, istiâze eder. İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse, affa layık olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Sıtkı Göksu Arşivi