Bir gayrimenkulün fiyatını çok basit bir şekilde komşular belirler.

Ticaretin bir tek amaç vardır para kazanmak. Eğer bir yere para kazanmadan satış yapıyorsanız o hamallıktır. Hele ki zarar ediyorsanız o ahmaklıktır.

Ticarette en büyük hile dürüstlüktür. Kendine, yaşadığın topluma, çalıştığın insanlara ve müşterilere karşı dürüstlüktür.

Bazen ticarette daha fazla zarar etmemek kardır.

Gayrimenkul danışmanlığı bir itibar yönetimi işidir. Karşındakine ondan alacağın paraya ihtiyacının olmadığını her an hissettirmen lazım. Yoksa kimse sana hak ettiğin parayı da, söylediğin söze değeri de, vermek istemez. Aracınla, giyiminle ve duruşunla bunu her zaman karşındakine hissettirmelisin. Ama sen de ancak ona kazandırırsan kazanacağını bilmelisin.

Gayrimenkulde hayaller her zaman gerçeklerden daha pahalı satılıyor.

Bazıları para kazanmanın peşinde koşar, bazıları insan kazanmanın. Paranın peşinde koşanlar çabuk yorulur ve yok olur. İnsan kazananlar yorulduğunda o insanlar onu ayağa kaldırır.

Ne yapıyorsan yap elinden gelenin en iyisini ve mümkünse en iyisiyle yap.

Doğru fiyatlandırılmamış bir gayrimenkul satılmaz. Çünkü gerçekten akıllı ve cebinde parası olan insanlar o bölgedeki hemen hemen satışta olan tüm gayrimenkulleri görür.

“Parayı aklından çıkar” dedi. “Bu işte yaşadığın yenilgileri de…” “Bugün geri kalan hayatının ilk günü ve son bir yılda öğrendiklerin kaybettiğin paradan çok daha değerli…”

Bir insanın elini sıkmanın ve gözüne bakmanın yerini dolduran bir marketing keşfi daha yapılmamıştır. Bizim işimiz gayrimenkul işi değildir, bizim işimiz insan işidir.

20. yüzyıl üretenlerin, 21. Yüzyıl satanların yüzyılıdır. 20. Yüzyıl emlakçilerin yüzyılıydı. 21. Yüzyıl profesyonel gayrimenkul danışmanlarının yüzyılı olacak.

Siz ne anlatırsanız anlatınız insanların aklında gördükleri kalır. Ve insanlar bütünü görürler.

Ticarette o ana kadar kazanmış olduğunuz para değil, o an ne kadar paranız olduğu önemlidir.

Gayrimenkul işinizdeki en önemli sermayeniz inancınızdır.

Birinden bir şey alırken de ona bir şey satarken de onu elinden geldiğince iyi ağırlamalı ve uğurlamalısın.

“Akşama kadar üç tavşan kovalarsan, eve aç gelirsin” derdi rahmetli annem. O yüzden bir tavşanın peşinden koş.

İnsan iki şeyi asla kabullenemez. Adam yerine konulmamayı ve aptal yerine konulmayı.

 “İnsan Yediklerinden Değil Duyduklarından Zehirlenir.”

Senin dışındaki her şeyi ve herkesi suçlama, piyasanın bu hale gelmesinin nedeni sen değilsin ve piyasayı sen değiştiremezsin, sen sadece kendini değiştirebilirsin.

(Dr. Gökhan Taş’ın “Çekilin ben doktor değilim” isimli kitabından faydalanılmıştır.)