ŞEYH SEYYİD ABDULKADİR GEYLANİ HAZRETLERİ

 
Adem Aleyhisselamın zürrüyetlerinden Hakikât meydanına çıkıp mülkte görünmek, mülkün manevi sultanı olabilmek, mülkün sahibini kalbinde taşıyabilene nasip olur.O gönül açılan manevi pencereden hakkın nurunu can gözüyle izler.Yesevî menkıbelerine göre siyah ırktan olan Baba Arslan ashabın büyüklerindendir.Rivayete göre,Baba Arslan'nın evindeki bir toplantıda acıkırlar. Bu arada Hz. Peygamber'in duasıyla Cebraîl Aleyhisselam cennetten bir tabak hurma getirir. Hurmalardan biri yere düşünce Cebraîl a.s hurmanın ileride doğacak Ahmed Yesevî'nin kısmeti olduğunu söyler. O zaman Hz. Peygamber ashabına, "Bu hurmayı Yesevî'ye kim ulaştıracak?" diye sorar.Emanete Baba Arslan talip olur ve Hz. Peygamber hurmayı onun ağzına koyar.Baba Arslan  yüzyıllar sonra Türkistan'ın Sayram şehrinde yetim kalan yedi yaşındaki Ahmed Yesevî'yi bulup emaneti ona teslim eder. Bir rivayete göre de Hz. Peygamber'in verdiği bir hırkayı da ona giydirir ve Yesevî'ye "binbir zikri" telkin eder. 
Türk islam meşalesini mantık gücü ve iman kuvvetiyle yakan bu mana aleminin sultanlarını hayırlarla ve dualarla yad edelim.
 
HAYIRLI CUMALAR dilerim.
HAZIRLAYAN :YASEMİN AYDINER