Süper Lig’de ikinci sezon ve bu kulüp saha dışı sorunlarla uğraşıyor. İlk sezon öyle yada böyle güzel geçti. İster şans deyin, ister alt sıradaki takımların kötü oluşundan deyin bu takım ligi iyi bir yerde ve 8. sırada tamamladı. Forma satışları oldu, gelir kaynağı arandı ve bulundu. Tabi, forma alanlar, gecede ağalık yapanların kaç tanesi yazdırdığı formayı aldı ve parasını verdi. Merak ediyorum…
Neyse geldik bu sezona. Başkan ikide bir “Bırakıyorum, gidiyorum, ben yokum” diyor. Yani, başkanın bu söylemlerinin altında acaba ne var diye merak ettim ve araştırdım. Mehmet Büyükekşi, göreve gelirken kendine verilen sözlerin tutulmasını istiyor, maddi desteğin olmasını istiyor, beklentilerine cevap alamamış gözüküyor. Neyse, bu sezon bu destek olmayınca iki kez Büyükekşi bırakmak istedi ama, vali bey “yok” deyip çözüm bulunca vazgeçildi. Şimdi kulislerde ve alenen Ocak ayında bırakacak gibi. Ve artık, kimseninde dur diyeceğine inanmıyorum. Büyükekşi başkanında bu saatten sonra bırakması gerekiyor.

1-BAŞKANLIK SORUNU ÇÖZÜLSÜN
Ve… Gaziantep Futbol Kulübü’nde herşeyden önce başkanlık sorunun çözülmesi gerekiyor. Dün, vali bey  önderliğinde bir toplantı gerçekleştirildi. Hepimiz katıldık, görüşlerimizi söyledik. Bugün yine söylüyorum; bu kulübün acilen başkanlık ve yönetimsel işlerini çözmesi gerekiyor. Böyle yönetimsel sorunlar olursa, yarın bir maç primini ödemediğin futbolcuları oynatamazsın. Yıllarca bu ligde kalmak isteyen bu kulübün geleceği çokta iyi olmayacak gibi.

2-DARA DÜŞÜNCE BAŞIN, İŞADAMLARINI ARA
Başkanlık problemi bir yana bu kulübün gerçekten finansal sıkıntısı var mı? VAR… Nasıl mı? yayıncı kuruluş ve havuzdan para gelmeyince başta büyük kulüpler olmak üzere, tüm Anadolu takımları krize girdi. Ödeme sıkıntısı yaşıyorlar. Bunların içerisinde Gaziantep’te var. Ama, ben şuna şaşırıyorum. Bu kulüp Türkiye’nin en borçsuz kulübü değilmiydi. Nasıl oldu da bu hale geldi. Geçen yıl bu kulüp Adil başkandan alınırken borçsuz alındı. Peki, yayıncı kuruluştan gelmeyen para yönetimin sesinin bu kadar yükselmesine neden oldu. Ama yazık… Gaziantep FK ayağını yorganına göre uzatmayınca bakın Gaziantepspor gibi sıkıntı yaşamaya başladı. Bu kulüp için para istenmeye başlandı. İnşallah sonu Gaziantepspor gibi olmaz. Birde bu kulüplerin artık kendi kaynağını bulup yaşaması lazım. Çünkü, başın dara düşünce işadamını ara dönemi bitmeli. İşadamları nereye kadar verecek?
Hatta, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bile isyan etti. “SGK’yı affediyoruz, vergiyi affediyoruz, bankalar birliği kuruyoruz, ama bunu rağmen kulüpler para istiyor” dedi. İşte bunlara rağmen bir kulüp para istiyorsa sıkıntı var demek. O nedenle bu kulübün öncelikle başkanlık sorununu çözmesi gerekiyor. Büyükekşi devam edecek mi? etmeyecek mi? bugünden tezi yok karar vermek gerekiyor.

3-HAZIR DEĞİL, KENDİ OYUNCUSUNU YETİŞTİRMELİ AMA…
Durum böyle olunca, kendi yağıyla kavrulması gerektiği aklımıza geliyor kulüplerin. Ama, hazıra konan kulüp yöneticileri ve teknik direktörler kendi futbolcusunu yetiştirmekten aciz gözüküyorlar. Vali bey Gaziantep FK’nın alt yapıya büyük yatırım yapıldığını söyledi. Evet, gerçekten büyük yatırımlar yapıldı. Ama, birisi dönüp bakıyor mu? Bu yatırımın içi dolu mu boşmu? Sizin alt yapıyı teslim ettiğiniz adam, bırakın futbolcu yetiştirmeyi, yetişenin boynunu vuruyor. Buda yetmedi, alt yapıda çalışanlara bir bakın acaba sezon başı antrenmanın nasıl yapılacağını, genç çocuklara futbol bilgisinin nasıl verileceğini, oyuncu değiştirmek için kendisimi yetkili, yoksa alt yapıda herkesi uzmanım diye kandıran birinimi araması gerekli bunu dahi bilmiyorlar. Bu adamlara 12 milyon TL değil, 120 milyon TL yatırım yapsanız ne olur ki. Bunu gözden kaçırmayın. Bu düşüncede alt yapıdan 10 yılda geçse bir oyuncu çıkmayacağına garanti verebilirim. Durum böyle olunca, Gaziantep FK yöneticileri, “Para desteği” diye seslerini yükseltmeye devam edecek. Haa, sonuç… İnşallah Gaziantepspor’un kaderini yaşamaz.

4-KENETLENMEK GÜZEL
Haaa… Tüm bu olumsuzluklara rağmen dünkü görüntü ve birlik beraberlik çok güzel. Adil Konukoğlu başkanın söylediği gibi güzel bir tablo oluştu. Herkes, bir arada ve kulüp için seferber. Ancak, kulüplerimizin valiye, belediye başkanlarına, işadamlarına, oda başkanlarına bağlı kalması çok üzücü. Yeri geldiğinde bu kulüpler özerk olduğunu söylüyolar ama, paraya sıkışınca vali bey yetiş diyorlar. Bizde de Vali Davut Gül, sağolsun sporu sevdiği için bu işe yetişiyor. Ama, bir kulübün valiye ve işadamlarına bağlı kalmaması gerektiği inancındayım.