Ali Kuyaksil Hocam, 1966 yılında Mersin’in Anamur ilçesinde doğmuş.16 Kasım 2020 tarihinde vefat ettiği haberini aldık. Allah rahmet eylesin. İnşallah günah yönüyle öldü, ahiret ait manevi şirket sırrınca sevap yönüyle yaşıyor. Eğer şahitliğimizin bir anlamı olacaksa biz Doç. Dr. Ali Kuyaksil kardeşimiz lehinde şahitlik ederiz.

Gaziantep’te bulunduğu yıllarda çok güzel günlerimiz geçti. Kendisi şevk-i mutlaktı. İman-Kur’an Hizmeti denince koşardı. Vazifesinde de son derece titizdi.  Formal, resmi giyinmeyi severdi. Onun için akşam sohbete, çay içmeye geldiğinde de takım elbisesi ve kravatı ile beraber “Grand tuvalet” gelirdi.

Ayet, Hadis ve Kur’an bilgisindeki derin vukufiyeti ile bizleri ve etrafını aydınlatırdı. Nerede olursa olsun, yaşadığı sıkıntılar, engeller, müşkilatlar karşısında hiçbir zaman yılmazdı. Ne yapar yapar bir çıkış yolu arar ve bulurdu. Hem polislik hem de akademisyenliğin hakkını verirdi. Gençleri teşvik ederdi.

Okumayı, yazmayı severdi. Hem mesleği hem de mesleği dışında bilgisi olduğu konularda fikrini hür olarak, korkmadan beyan ederdi. Doç. Dr. Ali Kuyaksil’in bu kısa bereketli ömründe 30’un üzerinde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır. Mesleki alanda 9 adet kitabı yayınlamıştır. Ulusal ve Uluslar arası düzeyde bildirili olarak sempozyumlara katılmıştır. Yaratılış kongresi başta olarak birçok kongre, sempozyum ve toplantılara katılmıştır. Ayrıca kişisel gelişimle ilgili sertifikaları vardır ve kişisel gelişimle ilgili dersler vermiştir.

Çok çalışkan, velud bir yazar olduğu için yazılarını değişik platformlarda; ADAR, Meyve Dergisi, Nurdan Haber vs yayınladı. Ayrıca bu yazıların birçoğunu kitap haline getirdi. Kitaplarını imzalayıp bize hediye ederdi. Son zamanlarda yazdığı bir kitabını şu sözlerle hediye etmişti: “Değerli Prof. Dr. Sıtkı GÖKSU Hocama, saadet-i dareyne mazhariyet temennisiyle. 29.03.2017”

Youtube’dan sunumlarına ulaşılabilecek linklerden birisini veriyorum:

11. Uluslar arası Bediüzzaman sempozyumu Kamu Düzenine Katkısı Bakımından Müsbet Hareket Anlayışı •4 Ara 2017 https://www.youtube.com/watch?v=m_sUlSIZPWQ

Cenab-ı Hak Doç. Dr. Ali Kuyaksil’in görevini yapacak ihlaslı hayrül-halefler ihsan eylesin. Amin. Ailesine, akrabalarına, kendisini “Allah için” sevenlere, öğrencilerine ve dava arkadaşlarına baş sağlığı diliyorum.

Sizlere müjde! Ölüm idam değil, hiçlik değil, yok oluş değil, son bulma değil, sönmek değil, ebedi ayrılık değil, yokluk değil, tesadüf değil, fiilin sahibi olmadan bir yok oluş, idama gitme değil. Her şeyi sonsuz hikmet ve rahmetle yapan Allah tarafından bir terhistir (serbest bırakmadır), bir yer değişikliğidir. Ebedi Saadet tarafına, Adem (AS)’ın geldiği asıl vatanları olan Cennete bir toplu halde göndermedir. Yüzde doksan dokuz dostların toplanma yeri olan kabir alemine bir kavuşma kapısıdır.

Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun?

Dünyanın bin sene mesut hayatı, bir saat hayatına mukabil gelmeyen Cennet hayatının;

ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat Rabbimizin güzelliğini seyretmeye karşılık gelmeyen bir Cemîl-i Zülcelâlin rahmet dairesine

ve Cenab-ı Hakkın yüce huzuruna çıkma derecesine gidiyorsun.

Müptelâ (tutkun) ve düşkün ve aşık olduğunuz mecazî sevgililerde ve bütün dünyadaki varlıklardaki güzellik ve cemal (güzellik), Onun İlahi güzelliğinin yansımasıdır. Ve İlahi isimlerinin güzelliğinin bir nevi gölgesidir. Ve bütün Cennet, bütün güzelliğiyle, ilahi rahmetinin yansımasıdır. Ve bütün şiddetli arzu ve istekler ve sevgiler ve cezp edilme, çekilmeler ve cazibeler, İlahi sevgisinin parıltısıdır. Varlığı asla son bulmayan ve ibadete layık tek ilah olan Allah’ın, Asla kaybolup gitmeyecek yegâne sevgili olan Allah’ın huzur dairesine gidiyorsunuz. Ve ebedi ziyafet yeri olan Cennete çağırılıyorsunuz. Öyleyse, kabir kapısına ağlayarak değil, gülerek giriniz.