Evet, sevgili okurlarım. İzninizle bu hafta, arada aklımı kurcalayan, ama bir türlü anlamlandıramadığım yaş mevzusunu satırlarıma taşıyacağım. İzninizi istiyorum, çünkü yolun yarısına bir yıldan birazcık fazla zamanım kaldı. Bir elmayı düşünün mesela. İkiye böldüğünüzde, bölünen iki yüzey zamanla kararmaya başlar ya, benimki de o hesap işte. İkiye bölünmeme az kaldı. Tam ortasındayım hayatın…

 

Haftaya şiirsel başlamak iyi gelir her zaman. Biraz iç karartıcı bulabilirsiniz, ama inanın bana yaş almak insanı melankolik yapıyor. Ben de haftaya böyle başladım sanırım. Düzelmek için elimden geleni yapacağım, ama tabi anlatacaklarım var yine sizlere…

 

37 yaşındayken “Yaş 35 Yolun Yarısı Eder” isimli şiirini yazan ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı’nın 46 yaşında vefat ettiğini biliyorsunuzdur. Maalesef vaktinden önce hiçbir hesap tutmuyor. Peki yaş alıyoruz diye yerimizde mi saymalıyız? Bence hayır. Nefes aldığımız sürece yaşamak zorundayız. Yaşama zorunluluğumuz da bize bazı sorumluluklar getiriyor. Sorumluluklar sayesinde de hayat bizleri bir yerlere getiriyor. Bazılarımız memnun olurken, bazılarımız ise isyanları oynuyoruz.

 

Biliyorsunuz ABD’de seçim oldu ve Amerikan vatandaşları tarihinde ilk kez 77 yaşında yaşlı sınıfında yer alan bir insanı süper gücün yeni başkanı yaptı. Dünyayı titreten bir devleti yönetebilme gücünü kendine hissettiği için tarihe altın harflerle yazılacak isimdir bence Joe Biden. Elbette güçlü bir ekibi olacak. Ancak ne kadar da ekibiniz olsa, yönetebilme becerisi, zihin açıklığı, çeviklik ve fiziki olarak sağlıklı olmayı gerektirir bu büyük sorumluluk.

 

Joe Biden hırslı bir adam. Gençlik yıllarından bu yana siyasetin içinde yoğrulmuş. En güçlü silahı ise hırsı. Uzun zamandır hedeflediği ABD Başkanlığını 77 yaşında elde edebilse de, alkışlanacak bir siyasetçi. Biz olsak hırsı bir kenara bırakır, “Aman yahu yaşım artık 50 oldu. Bu saatten sonra uğraşamam. Ege’de bir köye yerleşir, balık tutar, keyfime bakarım” der geçeriz…

 

Neden yalan söyleyeyim; arada bana da yaş alma krizi geliyor. Melankolik bir döneme giriyorum ve her şey bir anda boşmuş gibi geliyor. Yanlış yaptığı bile bile oluyor bu. En doğrusu Joe’nun yaptığı. Bir hedefin varsa ve tabi sağlığın da yerindeyse neden olmasın? Hayallerinin peşinde koşarsın ve yakalarsın da. İsteyince ve bıkmayınca oluyor… Örnek gayet net değil mi?

 

Çocukluk yıllarımı hatırlıyorum da. İki meslek vardı hep aklımda: Deniz subayı ya da doktor olmak. Olabildim mi? Hayır. Alper isminde bir arkadaşım vardı. Bizim değimimizle rafık. Ne zaman baş başa kalsak hep geleceğimizden ve yapmak istediğimiz mesleklerden konuşurduk. İkimizin de hedefinde öncelikli olarak doktor olmak vardı. Benim ikinci şıkkım belliydi. Oradan buradan konuşurken, mesleklerimiz ile ilgili hayaller kurardık. Günün sonunda Alper inşaat mühendisi oldu. Şimdi bir üniversitenin idari kadrosunda görev yapıyor. Ben ise gazeteci oldum. 25 yıldır oradan oraya savuruluyorum…

 

Demem o ki; bence bizim tek eksiğimiz bizlerde Joe Biden ruhunun olmayışı. Yani hırs… Çoğu zarar da olsa, bir hırsımız olmalı. İşte o zaman yaşa takılmanın anlamı kalmayacaktır. Yaşınız kaç olursa olsun, o iş sizi bir şekilde bulacak ve sizi zirveye taşıyacaktır.

 

Sağlıklı bir hafta diliyorum