Bazı başarı hikayeleri vardır gıpta ederiz, hayran oluruz ama yaşamın dışındadır onlar. Sanki yıldızlardan bakarlar bize. Mesele başarmak ve hayatın içinde kalmaktır oysa. Yaşamı insanlarla paylaşmaktır. Hikayelerden dersler çıkarmaktır. Tadına vara vara hikaye anlatmaktır.

Hayır ve hizmet ehli, gönül insanı Hacı Ahmet Ziylan, uzun bir yolculuğun hikayesini anlattı. Bir başarı öyküsünü. Ama her şeyden önce Anadolu konan bir insanın öyküsünü anlattı. Sizden bizden birinin öyküsünü anlattı.

Çıraklıktan başlamış, fukaralıklardan geçmiş ve ayakkabı dünyasında zirvelere çıkmış bir iş adamı Hacı Ahmet Ziylan. Hayattan dersler ala ala kendini yetiştirmiş bir insan.  Her bulunduğu ortama dair ufuk açıcı hikayeleri var. Aile hayatı için, iş hayatı için, insan münasebetleri için ve tabii eğitim için, yetişmiş insan için… Hacı Ahmet Ziylan bunların bir kısmını  2007’den beri aylık “Yüzakı Dergisi”nde yazdığı düzenli yazılarda da belirtiyordu. https://www.yuzaki.com/yuzakidergisiyazarlarimiz/ahmet-ziylan/

 

 

Hayatını vakfeden insan Ahmet Ziylan. Gaziantep’te Camiler, Kuran Kursları, okullar ve birçok eğitim yatırımları var, hizmet ve himmet ufku Kazakistan’a kadar uzanıyor.

Ayakkabı ve terlikte ülkemizin önde gelen pek çok markasının sahibi ayakkabı ustası Ahmet Ziylan 1935 yılında Gaziantep’te doğdu.  85 yaşında vefat etti. Ahmet Ziylan, çıraklıktan başladığı bu meslekte 50 yılı aşan tecrübesi ile birikimini gelecek nesillere aktarmak için gayret gösterdi.

Kısaca hayatını kendisinden dinleyelim. Ayrıca yazının sonundaki kaynaklardan da isteyen okuyucularımız videolarını izleyebilirler. Hacı Ahmet Ziylan’ı rahmetle anıyoruz. “Camiler, Kuran Kursları, evlendirdiği gençler ve yetimlerle "Hayırda Yarışan" bir iş adamımızdı." Allah rahmet eylesin diyoruz. Allah onun vefatından sonra hayır hizmetleri yapacak nice hayırsever Hacı Ahmet Ziylan’ları göndersin diyoruz. Ahmet Ziylan, ayakkabı ve terlik konusunda ülkemizin önde gelen markalarından biri olan Kinetix'in de sahibiydi. Ziylan Grubunda Halley, Kinetix, Polaris gibi markalar da bulunuyordu. 26 Eylül 2020’de Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep'te, Diyanet İşleri Başkanlığı Hacı Ahmet Ziylan Eğitim Merkezi Müdürlüğünün açılışını gerçekleştirmişti.

1935 yılında Gaziantep'te dünyaya gelen Ahmet Ziylan, bir röportajında kariyeri ve hayatı hakkında şu ifadeleri kullanıyor;

"1935 senesinde Gaziantep’in Kozanlı mahallesinde doğdum. Küçük çocukluk hayatım ve ilk gençlik yıllarım o mahallede geçti. Babamız fakirdi, ben de küçük yaşta ayakkabıcıların yanında çıraklık yapmaya başladım. 1950’den 1955 yılında askere gidene kadar kalfalık ve ustalık yaptım.

Ailemde ayakkabıcılık yapan kimse yoktu. Mesleğe uzaktan bir akrabamın yanına çırak olarak girmiştim. Halimiz vaktimiz eskiden iyiydi fakat babam sonradan fakir düştü. Birkaç kuruş kazanıp babama yardım edebilmek için okulu bitirince iş arayışına girdim. “Acaba ne yapabilirim” diye araştırıyordum ancak benim gönlümde ayakkabıcılık yoktu. Hayalimdeki meslek marangozluktu. Marangoz arkadaşlarım olduğu için ben de marangoz olmak istiyordum. Elim çekiç tutardı. Marangoz olsam belki çok daha başarılı olabilirdim çünkü sevdiğim meslekti. Babama yardımcı olabilmek için bir yere çıraklığa girmek istiyordum fakat herkesin yanında 3-5 tane çırak vardı. Antepliler çocuklarının zanaat sahibi olmasını isterler. Çocuklar ilk önce çırak olur sonra kalfa olur ardından usta olurdu. Henüz 6 yaşındayken başlar bu. Gaziantep’te zanaatkârın fazla olmasının sebebi de budur.

1971 senesine kadar Gaziantep’te kaldım, ayakkabıcılık yaptım. Çıraklık, kalfalık, ustalık yaptım, en çok hatıralarım da bu yıllardadır. Kabuğuma sığmadım, İstanbul’a taşındım. O zaman İstanbul’da sıradan bir ayakkabıcı iken çalışkanlık ve Allah’ın lütfuyle Avrupa’ya ve dünyaya kendimizi tanıtacak kadar bir yere geldik.

Bizim hayat hikâyemizi istediler kardeşlerimiz. Bunun için şöyle bir sıralama yapmak istiyorum. Önce ne yaparsak yapalım, işimizi sevmemiz gerekiyor. Onun için, önce sevgi diyorum. Sonra ilgi diyorum, son olarak da para. Sabır, sebat, kanaat…

Başarının birinci şartının çalışmak olduğunu hepimiz biliyoruz. Hepimiz çok çalışmalıyız. Çok şikâyet ediyoruz. Biraz da öz eleştiri yapalım, biz ne yaptık? Benim birinci basamağım şikâyeti bırakmamdır. Başarının birinci anahtarı şikâyeti terk etmektir. Şikâyeti bırakmazsan moralin bozulur, önce işimizi sevmemiz lazım. 1960 senesinden beri benim ağzımdan kimse şikâyet duymadı.

İkincisi de şükürdür. Kötüsünü düşünüp şükretmek gerekiyor. Bana soruyorlar bazen, nasılsınız? Ben hemen pencereden dışarıyı gösteriyorum; şu dışarıdaki iklim gibi. Bir gün bakıyorsunuz ki açık, bir gün bakıyorsunuz yağmurlu. İş de onun gibidir. Eğer kışın geleceğini hesap edip ona göre tedbirini almışsan ya da yazın geleceğini bilip tedbirini almışsan mesele yok demektir."

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/ahmet-ziylan-kimdir-nereli-ve-kac-yasinda-vefat-etti-41630801

Video:Bir De Bana Sor:  https://www.youtube.com/watch?v=EMnVvZyHu1w

Ahmet Ziylan Belgeseli: https://www.youtube.com/watch?v=53VvDY8LjH0