Evet, sevgili okurlarım. Yeni ve bereketli bir haftaya başladığımızı hisseder gibiyim. “Nereden anladınız?” diye soracak olursanız; bazen hislerim beni yanıltmıyor da ondan. Ancak arada bir tabii; her zaman değil. Keşke her zaman hislerim hayatıma tercüman olabilse, ama maalesef… Yine kaderimle baş başa kalıveriyorum günün sonunda…

 Neyse; şimdi hayatı sorgulamanın zamanı değil. Onu iki hafta önceki yazımda zaten yapmıştım. Esas konumuza dönelim…

 Evet, bu hafta sizleri inovasyon yolculuğuna çıkaracağım. Tabi uçmadan! Neme lazım, fazla uçunca da yine zararı bize oluyor.

 İNOVASYON…

 İngilizceden devşirme olan bu egzotik kelime, özellikle son yıllarda o kadar sık karşımıza çıkıyor ki… Söylerken bile insanın içi bir hoş oluyor…

 Anlamını aşağı yukarı birçoğumuz biliyoruz, ama yine de kendimi sağlama almak adına sözlükten bakıyorum ve “Toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması” karşılığını buluyorum.

 Toplumsal, kültürel ve idari ortamlar… Aslında her üçü de insanoğlunun kendini bulduğu ve anlamlandırdığı ortamları işaret ediyor. Peki; bu harikalar diyarı kelimenin hakkını verebiliyor muyuz? Açıkçası ben biraz kuşkuluyum. Çünkü her üç ortamın da öznesinde yine ve her zaman insan var. İnsan dediğimiz varlık da öyle kolay kolay yeniliklere alışabilen bir yapıya sahip değil.

 Sözlerim yanlış anlaşılmasın! Burada belirtmek istediğim teknoloji ile verdiğimiz sınav değil. O konuda gayet başarılıyız. Her çıkan teknolojik yenilik illaki ki; ya cebimizde ya evimizde ya da ofisimizde… Benim demek istediğim şey; çabuk tüketmekten ziyade, yenilikleri özümseyerek, uygulama noktasında kabiliyet sergileyebilmek. Yoksa nerede en son teknoloji var, biz hemen oradayız zaten. Hemen alıp tüketip, ‘yenisi gelsin de bir an önce alayım’ heyecanını hiçbir zaman kaybetmiyoruz.

 Biraz önce de belirttiğim gibi; özümsemek ve uygulama kabiliyeti… İşte esas dikkate şayan durumumuz budur. Maalesef bunu aşamıyoruz.

 Öznemiz insan dedik ya; keşke lafı dolandırmak yerine direkt “İnovatif İnsan” modülünü geliştirebilsek. İyi huylu, ahlaklı, çalmayan, hak yemeyen, dolandırmayan, şiddet yanlısı olmayan bireyleri inovasyon hamuruyla yoğurabilsek. Bakın o zaman toplumda kötülük kelimesinin adı anılıyor mu?

 En büyük inovasyon insana format atmaktır. Bunu bilir bunu söylerim…

 Sağlıklı bir hafta diliyorum.