Ülke olarak en önemli sermayemiz ne yeraltı ne de yer üstü kaynaklarımızdır. En önemli sermayemiz şüphesiz ki, insan kaynağımız yani beşeri sermayedir.

Dünyanın en önemli yeraltı zenginliklerine sahip olsanız bile, o zenginlikleri yer üstüne çıkaracak, işleyecek ve artı değer katarak ülke ekonomisine kazandıracak beşeri sermayeye ihtiyacınız vardır. Eğer o insan gücünüz yoksa yeraltı zenginliklerinizi yabancıların yardımı olmadan çıkaramazsınız. Çıkarsanız da çok düşük fiyata gelişmiş ülkelere hammadde olarak satarsınız. Gelişmiş ülkeler de o hammaddeyi işler, size en az 10 katı fiyata geri satar. Yani bizim kaynaklarımızı sömürürler…

Kaynaklarımıza sahip çıkmak, başkalarının sömürmesini engellemek için de bilim ve teknoloji alanına yatırım yapmamız yani bilgi üretmemiz gerekiyor. Çünkü dünyaya yön vermek, uluslararası alanlarda güç sahibi olmak için bilgi üretmekten başka çaremiz bulunmuyor.

Bilim ve teknolojinin üretildiği yerler ise şüphesiz ki üniversitelerdir. Ancak bugün üniversite mezunlarının genel durumuna baktığımızda, üniversite eğitimini yeniden planlamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, üniversite mezunu gençler arasında işsizlik oranı her yıl daha da artıyor. Bazı alanlarda ihtiyacın çok üzerinde fakülte var. Bazı fakülteleri bitirenlerin kamuda veya özel sektörde çalışma alanı yok gibi. Hemen her meslekte mezun fazlası var. Atanamayan öğretmenler, işsiz mühendisler, mezun olunca sudan çıkmış balığa dönen iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunları ülkede sosyal bir yara olmaya devam ediyor. Hangi alanda yetişmiş insan gücüne ihtiyacımız varsa fakülte ve yüksek okulların kontenjanlarını ona göre planlamalıyız. Çağımız bilim, teknoloji çağı. Dijital çağ. Yakın gelecekte çok sayıda meslek dalı tarihe karışacak. Yeni meslekler çıkacak. Bunun planlaması doğru yapılmalı ve ihtiyaç duyulacak alanlara ağırlık verilmeli. Üniversitelerin dijital çağın gereklerine göre yeniden şekillenmesi şart.

Mezun Havuzu Oluşturulmalı

Üniversite mezunu işsizlerin sayısı artıyor ama bu konuda elimizde sağlıklı veriler de çok fazla yok. Gaziantep Ticaret Odası ya da Gaziantep Sanayi Odası, şehirdeki üniversite mezunlarının sayısı ve bölümleri ile ilgili bir araştırma yapıp, işsiz üniversite mezunları ile ilgili bir havuz oluşturursa bu bilgilerin iş dünyasının çok işine yarayacağını düşünüyorum.

Üniversite eğitiminde başarının anahtarlarından birisi de uygulamalı eğitimdir. Türkiye olarak tıp alanında dünya çapında bilim adamlarımız var. Ne yazık ki, aynı başarıyı mühendislik alanlarında gösteremiyoruz. Tıp alanındaki başarımızın öne çıkmasının en büyük nedeni ise tıptaki uygulamalı eğitimdir. Tıp öğrencilerinin eğitiminin önemli bölümü hastanelerde geçmektedir.

Gaziantep Sanayi, Bilişim ve Teknoloji Üniversitesi Neden Olmasın

 Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi içerisinde kurulan Naci Topçuoğlu Meslek Yüksek Okulu bu anlamda çok başarılı bir örnektir. Çünkü OSB’deki her fabrika öğrenciler için bir laboratuvar ve staj yeri gibidir. Bu nedenle de Naci Topçuoğlu Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin mezuniyet sonrası rakiplerine göre iş bulma ihtimali çok yüksektir.

Şimdi bu başarılı modeli Meslek Yüksek Okulu statüsünden alıp üniversiteye dönüştürmek gerek. Binin üzerinde sanayi tesisinin bulunduğu Gaziantep Organize Sanayi Bölgesine bir üniversite kazandırmak, Türkiye için de üniversite eğitiminde yeni bir ufuk olacaktır. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi içerisinde, bir Gaziantep Sanayi, Bilişim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulmasına Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Milletvekilleri, Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı Adil Konukoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GAOSB Başkanı Cengiz Şimşek, GTO Başkanı Tuncay Yıldırım, GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, TİM Hububat Sektör Kurulu Başkanı Mahsum Altunkaya, GAHİB Başkanı Ahmet Kaplan, Kuru Meyve İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Çıkmaz,  GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Başkanı Mehmet Akıncı ve kent yönetiminde görev alan isimlerin de olumsuz bakmayacağını düşünüyorum. Gaziantep’in ortak aklının böyle bir üniversite için fikir jimnastiği yapmasının, bu konunun kentin en önemli gündem maddeleri arasında yer almasının zamanı çoktan geldi. Milli Mücadeleye öncülük eden Gaziantep, neden böyle bir alanda da öncü olarak Türkiye’ye yeni ufuklar açmasın ki!