Ah CHP ah... Tarihin anlı şanlı CHP'si, öyle köklü ve bilinçli bir tabanı var ki CHP'nin ,onun nasıl bu duruma düştüğünü an be an izlemek insana acı veriyor. Başka bedenlerin vücut bulmak istediği CHP... İzlemek bile insanı geriyor, gerilim filmine dönüşüyor.

 Ülke olarak, zor günlerden geçiyoruz. Dünya'yı saran salgın ayrı, ekonomi ayrı sinyal veriyor. Dünya'da üretim yavaşlıyor haliyle... Dünya bunun üstesinden nasıl gelirizin peşinde, bizlerde ise umursamazlık; hala yaşadığı ülkenin bayrağını, anayasasını içine sindirememiş, cahil ahmaklarla uğraşıyoruz. Sözde eğitim seviyesi en yüksek parti olmakla gurur duyan, CHP'sini seyreden tabanına sormak gerek...

Kurultay olduğunu bile, bu kadar sıkı gündemi takip eden biri olarak, son beş günde öğrendim, kendi demokrasi diyor, AKP'ye sarıyor diktatör diye, kendi kurultayında aday bile çıkartmıyor. Aday olmak isteyenlere imza verenler bile tek tek aranıp, "kolaysa imzala da boyunun ölçüsünü alayım" türküsünü fısıldamışlar. 

Demokrasi derken sadece bir 35 derecelik açı ile hapishaneye selam yolluyor... Çünkü emir aldığı ağa babalarının, demokrasi tanımı böyle bir şey işte... Emir ne demiri döven bir madde değil, sadece emir kipi... Yapacaksınnnnnn, edeceksinnnnn, şöyle konuşacaksınnnnnn  yani hiç şaşırmadığımız, sıradan bir kurultay izledik. Nerede o tabanın canlılığı, dinamizmi, inancı... Hepsi gitmiş,yerine kocaman bir tıssssss gelmiş. Partinin oy oranı kımıldamıyor hatta geriye gidiyor ama demokrasiyi dillerinden düşürmeyenler. bu durum karşısında istifayı usunun ucundan bile geçirmiyor. Çok doğru bir yöntem olan, milletvekillerini halkın doğrudan seçmesini öneriyor ama kendi partisinde yöneticilerin, milletvekili adaylarının tüm üyelerce doğrudan seçilmesini gerçekleştirmiyor. Böyle olunca, milletvekillerini halkın doğrudan seçmesi gerektiği önerisi; nasıl olsa kimse buna yanaşmayacağı için demokrat görünme kurnazlığından öte bir şey olmuyor.

Kendi başkasının emrinde ama, kendine emirlik yapacak kişileri anahtar listesine aldı. Yani tam teslimiyetçi kişilerle yola çıktı. Bu arada bozulmamış, mayası hala diri, temiz, dürüst delegeler listeyi delmeye devam ettiler.

Öncelikle, hepimiz başımızı önümüze eğip düşünelim... Bu izlediğiniz parti CHP değil, bu gördüğünüz manzara CHP tabanını yansıtmıyor. Sadece ve sadece uzaktan kumanda ile kaset kumpası ile gelmiş bir lider, kendini teslim ettiği kişilerin sözcülüğünü yapıyor. Yapıyor mu? Allah için görevini iyi yapıyor.

Örnek mi? Komşumuz Rusya ile olan iyi ilişkilerimiz neden CHP liderini rahatsız ediyor. Yanı başımızdaki böylesi güçlü bir devletle , iyi ilişkiler kurmak, bizi her fırsatta esaretine almak isteyen efendilerini rahatsız ettiği için mi  acaba? Egemen güçler dedi bir de... Egemen güç, ABD olmuyor ama Rusya oluyor. Çok garip değil mi? Sürekli içimize nifak sokan, kaynaklarımız da gözü olan, şimdiye kadar Türkiye'ye zarardan başka hiç bir şey vermeyen ABD egemen güç olmuyor. İşte zurnanın zırt dediği yer de burası, ABD'ni şu anda kim dost görüyorsa , Kılıçdaroğlu onun yanında... Yani içler acısı bir durum söz konu...

CHP artık beni hiç şaşırtmıyor. 

****

Kurban Bayramına, çocukken et bayramı derdik.. Kesilen kurbanın kanlarını, görmemek için saklanırdık, kesildikten sonra ortaya çıkardık.  Çünkü canlı koyun eve bir kaç gün önce gelirdi. Onu elimizle besler, sarılıp öperdik. Aramızda bir bağ oluşurdu. Ondan mıdır nedir? Kurbanın etini hiç yemek istemezdim... Şimdi uzakta kesilip geliyor ya, kesimhanelerde, bence en doğrusu bu oldu... Ben Mehmetçik Vakfına bağışlıyorum, her yıl. Çünkü hiç yoksa onların yararına oluyor. Etrafta duyuyoruz, bir çok insan, bir yerlere bağışlıyor. Aslında tabi ki devlet, insanların dini görevlerine karışamaz, insanlar nasıl yapmak isterse öyle dini görevlerini yerine getirir ama gördük feto olayında Türkiye'nin milyon dolarlık kaynağı kurban bağışı yoluyla toplandı. Nerelere harcandı, hepimiz gördük. Böyle tuzaklara düşmemek adına Mehmetçik Vakfı diyorum. Kendi askerimiz, kendi çocuklarımız... Onlar bize şehitlerimizin emaneti, onları unutmamak adına yanlarında olalım...
Ülkesine, bayrağına düşman olanlara aman vermeyelim... Aman! Kendinizi başkalarına anlatmanıza hiç gerek yok. Herkes kimliğini cebinde, kişiliğini yüreğinde taşır.
İyi bayramlar, sağlıkla ve keyifle, kalın. Sevgiyle kalın!