Her insanın bu hayatta boynunun borcu vardır... Bizim de kendimizce boynumuzun borcunu yerine getirme görevimiz var. Tarihçi değiliz, ancak tarihe sığınırız... Fakat bazen gerçek diye sunulan ve tarih zıtlaşır. Bu çok temiz bir dereyi bulandırmaya benzer... Bulandırırsın ama su süzülüp tekrar temiz ve berrak görüntüsüne kavuşur... Yani gerçekler hiç bir zaman değişmez. Hayatta daima gerçekleri savunacaksın. Takdir eden olmasa bile, vicdanına hesap vermekten kurtulursun. Bu  akılda olmak en büyük akılcılık değil midir?

Bu zaman zaman her alanda olur karşımıza çıkar...  İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Mevlanzade Rıfat, 1929'da Halep'te bastırdığı "Türkiye İnkılabının İç Yüzü" adlı kitabında Atatürk'ü , " milli kuvvet hazırlaması" için Padişah Vahdettin'in Anadolu'ya gönderdiğini iddia etmiş...  Objektif ve gerçek tarihçiler bu yalan, yanlış ve martaval yığını olarak nitelemiş bu kitabı... Ancak Atatürk düşmanları bu kitabı hep kaynak olarak görmüş, böylesi bir yalana inanmak istemişler... Arada fesliler, tersliler çıkıp, içlerindeki cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığını böylesi yayınlara sığınarak kusmuşlardır.

Ne yazık ki acı gerçek tarihin sayfalarında onurlu bir şekilde duruyor... Vahdettin düşmana direnerek değil, savaşarak değil, özellikle de İngilizlerin bir dediğini iki etmeyerek saltanatını ve tacını kurma peşine düşmüştür. Ünlü bir açıklaması vardır, tarihe not düşen; " Kaderimi Allah'tan sonra  İngiltere'ye bıraktım" diyordu. " İngiliz milletine kuvvetli sevgi ve hayranlık duygularımı Kırım Savaşın'da İngilizlerin müttefiki olan babam Sultan Abdülmecit'ten miras aldım " diyordu. 

Vahdettin bırakın düşmana karşı savaşmayı, onların her dediğini yaparak, tahtını ve tacını korumak istiyordu. İngiliz altınları ile bir Hilafet ordusu kurup, Kuvveyi Milliyicilerin üstüne gönderip,  Atatürk ve silah arkadaşlarının katledilmesi dinimizce uygundur fetvaları verdirmeye  çalıştı.

Ancak gözden kaçan önemli bir gerçek vardır arkadaşlar... Tarih hiçbir zaman tersine akmaz, kimse gerçekleri istediği gibi saptıramaz... Gün gelir her şey açık ve yalın ortaya çıkar...

"Ya istiklal Ya ölüm..." Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının parolası olmuş, Anadolu'da ki işgale karşı milli örgütlenmeyi yaparak, Kuruluş Savaşını başlatmıştır...

Saf ve masum Anadolu halkı işgalde inim inim inliyordu, kayıtlarda olan ve açıklanmayan binlerce acılı olaylarla doludur, direnişin öyküsü... Bizler bile bu öykülerle büyümedik mi? Halk efsanesi olan, kulaktan kulağa yaşananların aktarıldığı acılı öyküler... Büyük ninelerimiz ve büyük dedelerimizin anılarında kalan, acılı savaş öyküleri... Çok uzağa gitmeye ne gerek var ki, bizim Antep Harbimiz var. Yaşanan bir dolu acı öykülerimiz var.

Allahın bir kulu gelip de yalan söyledi diye hiç bir zaman inanmayacağımız, Gazi Mustafa Kemal destanı var. Neden çıktı Samsun'a... Vatan denilen bir avuç toprağımızı temizlemek için, yaşanabilir bir alana sahip olmak için, kimseye kendi vatanımızda kulluk etmemek için, namusumuzu korumak içindi tüm yaşananlar... İnancımızı özgürce yaşamak için.

19 Mayıs 1919 günü Samsun'a ayak basıp Anadolu Direnişi'ni örgütlemeye koyuluşunun 101 yılını kutladık, dün tüm ülke olarak... Görkemliydi, güzeldi, halk olarak yaşadığımız salgına inat kutladık... Hiç biran bile ya bu direniş başarılı olmasaydı diye düşündüğünüz oldu mu? Mutlak olmuştur.

Yüzyılın ünlü Ozanlarından Aşık Mahsuni Şerif'in bir türküsü var, hepimizin bildiği... " Sana Hasret Sana Vurgun Gönlümüz

Neredesin Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost
Bu Gemi Bu Karadeniz
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost ..."

Yaşadığımız bu güzel toprakları düşmanın ciğerini söke söke alarak kurtardın bize yurt verdin, köklerimizin toprağında yeşerttin bizleri... Sana ve silah arkadaşlarına minnettarız. Nurlar içinde uyu sevgili Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Işığın hep bol olsun...

 Bu canlar, bu bedenler de olduğu sürece seveceğiz seni hep, ay-yıldızlı göklerimizde dalgalanan bu bayrağın altında, daha iyi ve daha güzele ulaşmak için gayret göstereceğiz...

İyilik ve sevgiyle kalın, sağlıkla...