Yaşadığımız şu anlar hepimiz için korku ve kaygı taşıyor... Sanki hepimiz bir yerde eşitlendik. Korana virüsü hiç bir makam, para, saltanat tanımıyor, herkese eşit davranıyor... Tüm dünya endişe içinde, kimisi buna çare bulmaya çalışıyor, kimi ülkeler, kendi evindeki dertlerle meşgul...

Nazara inanır mısınız? Sizi bilmem ama ben İtalya'da üç ay yaşadım, yaşadığım her anı kıskanarak geçti. Ihlamur kokan caddelerini, gülümseyen insanlarını, her akşam üstü çoluk çocuk ailece yaptıkları gezintileri, hiç gelecek kaygısı ve ülke güvenlik sorunları olmadan yaşamalarını.. Mutluluklarını kıskandım, şimdi korana virüsünden kırılıyor İtalya ama inanın bana bizden daha hijyeniktiler, sokaklarında bir çöp bulamazsın, marketinde her şeyi elleyerek asla alamazsın, orada bulunan atılır eldivenleri ellerine geçirip, meyveni sebzeni öyle alabilirsin, ekmeğe sadece uzaktan bakarak karar verebilirsin...

 Parka mı gidiyorsun, ayağınla bastığında musluktan sular akıyor, en sıradan parkta bile kağıt havlu ve dezenfektan var. Evet, İtalya'da Floransa'yı, Venedik'i de gördüm ama daha çok Padavo'da yaşadım... Öyle turistik gezi yapıp dönmedim, cafelerinde oturdum, kasabından et aldım, marketinden alışveriş yaptım, halkının içinde yaşadım...

Güler yüzlü, sıcak kanlı insanlarını ve orada kalan bir dolu Fas'lı ve Tunus'lu ile tanışma fırsatım oldu... Masal gibiydi benim için, hepsi mutluydu; bende mutluydum...

Söze nereden mi gireceğim, onlar bu kadar hijyene dikkat eden insanlar olarak, bu kadar korkunç yaşıyorlar bu salgını, ya bizim ülkemize geldiğinde biz nasıl baş edeceğiz... Bunu düşünüyorum, çok da korkuyorum ülkem için, kendi sevdiklerim için...

Sanki bizler bize bu kadar dokunmayacağı inancı ile bakıyor gibiyiz olaya...

Korana virüsü bir salgın ve tüm dünyayı da hızla sarıyor...

Hiç bir şey aynı olmayacak gibi düşünüyoruz çoğumuz bence de aynı olmayacak...

Dünya değişecek, değer yargılarımız, hayata bakış açımız daha çok değişecek...

Dünya'ya ve insanlığa hakim olan devlet yapıları yerle yeksan olacak, insanlık kendine kim zarar verdiyse, onu sorgulamaya başlayacak... Şu anlamsız ve saçma sapan tüketim alışkanlıklarımız yerin dibine girecek. Kapitalist düzenin yol açtığı tahribat yok olacak...

Hepimiz evlerimizde komşumuzla bile yakınlaşmaktan korkar hale geldik... Bu salgın hastalık belki de daha çok sürü demokrasisini yerleştirecek.. Hepimiz komuta ile uzaktan kumanda ile yönetilir hale geleceğiz, dünyayı salgınlar sardığında, sadece sağlığımıza yönelik yaşayacağız...

Bu salgın sosyalleşmeyi yok etti, neredeyse bitirdi... Ya çok sürerse, ya da başka salgınlar tekrar çıkarsa... İnsanın düşünmekten başı ağrıyor.

Korana virüsü bizi en insani duygularımızdan vuruyor ama yine de insani duygularımızı yaşamamıza engel olamıyor... Evinden çıkamayan yaşlılara hizmet ağı yaratıyor insanlar, herkes birbirine sosyal medyadan ulaşıp, yardım istiyor. Herkes birbiri ile iletişimi bir şekilde kopartmıyor.

Bu süreçte emeği geçen insanların, sağlıkçıların başta olmak üzere tüm zorluklara rağmen görevini yapmaya çalışanların hakkını da vermek lazım...

Şimdi yapabileceğimiz kendimize yapabileceğimiz en büyük iyilik, moralimizi yüksek tutmak, bu günlerin çok uzun sürmeden geçeceğini hayal etmek...

Evdeki hayatı, sakin ve huzurlu geçirmeye çalışmak... Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?

Ben Yunus Emre'nin bir sözü ile size veda ediyorum...

Sağlıkla ve sağlıkta kalın!