Gündem;Savaş.... İstiyor muyuz, savaşı kim ister ki, hangi akıllı geçinen ister? Sadece bu işten yarar sağlayan, silah üreten, kendine pazar arayan, savaş ganimetleri peşinde olup, o ülkenin kaynaklarına göz dikenler, savaştan beslenenler ister.

İkili insan ilişkilerin de hep buna dikkat ederim, asla savaştan kaçmam... Uğraşırım, didinirim... Baktım, karşı ümitsiz vaka, karşımdaki kişi bundan besleniyor, ona fırsat verip, o güzel beyin hücrelerimi yormam... Hemen o alanı terk ederim... Çünkü kazananı hiç olmayacak bir savaşın içinde olmak, hiç olmamaktan kat be kat iyidir. Kendini, hayatını, hayatın güzelliklerini korursun...

Türkiyem canım benim, güzel ülkem...

Artık gözünü açmak zorundasın, açık ve beyan seni komşunla birbirine düşürdüler yetmedi, iyi ilişki kurduğun kim varsa onla seni papaz etmeye çalışıyorlar yetmedi... Şimdi de son kozlarını oynuyorlar... Bu artık o kadar açık ve net ki... Görmemek için kör olmak gerekir...

Sanki, televizyonlarda "Kahpeliğin Filmini " izliyoruz." Kalleşliğin Kralı" ile tanışıyoruz! Madem kalleşlik, bizim Suriye ile Rusya ile karşı karşıya gelmemizi istiyor... Gelmeyelim! Madem kalleşlik bizim içimizi karıştırıp, her yere düşmemiz de avuçlarını ovuşturuyor. O ellerini kavuşturmayalım birbirine... Aklımızla, inancımızla, kendimize güvenimizle yenelim onu... Onun açtığı tuzaklara düşmeyelim... Adam resmen bizi önce kucaklayıp sonra da tuzağın içine atıyor. Bu çakallığa izin vermeyelim!

 

Komşularımızla ekonomik, ticari, kültürel işbirliği yapmak gerekir. Suriye ile Doğu Akdeniz'de en yakın müttefikiz. Bu süreç Türkiye'nin mevzilerine zarar verir. Suriye'nin bölünmesi demek,  Türkiye'nin bütünlüğü tehlike de  demektir. Bu süreci devlet aklıyla frenlemek gerekir. Sadece İdlib değil Suriye'nin en güneyine kadar insek bile bunun Türkiye'ye herhangi bir faydası olmayacaktır.

Bırakalım Esad Suriye'yi birleştirsin. Bu çatışmalar ne bize, ne Suriye'ye yarar. Bu olay sadece ABD'ye yarar. Türk ordusu ve devlet birikiminin devlet aklıyla hareket etmesini istiyoruz.

Türkiye ve Suriye bu yaşanan olayda bir kışkırtma olup olmadığını sorgulamalıdır...

 

İdlib'deki gerginliği fırsat bilen ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey sahneye çıktı.. Ankara'ya gelen Jeffrey'in gündeminde, Türkiye'nin Astana Süreci'nden koparılması ve tekrar Washington çizgisine çekilmesi var. Yani hem sırtımızdan hem de kalbimizden vurma planı var.
 
 Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölürmüş...

  Bakın onların askerleri ölüyor mu? Fitne kulübünün başaktörlerine hiç bir şey oluyor mu?

Bizim albayraklar içinde gelen her Şehidimiz de canımız çok yanıyor... Hem vatan evlatlarından oluyoruz, hem de ülkemiz Suriye göçünden inim inim inliyor... Bu zaten kütüphane dolusu kitapları dolduracak konulara malzeme, ciddi bir konu... Herkesin canı burnunda!

Bu işlerde bir şeyler, bir yerlerden ters gidiyor.

Bunu bizler çok net görüyoruz, ne demiş sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed... Savaş, hiledir, hileden ibarettir.  

Bu hileyi görelim!