Mehmet Polat, Tatar Ramazan ve 200 milyar....!

1978 Gaziantep doğumlu.
Gaziantep'in varoşlarından Şehreküstü'nün üst semtleri dağlarından Karayılan çocuğu. Yokuşu dik, adamları dik ve sert, kimseye eyvallahları olmaz.
Baba esnaf bakkal, kendisi onun yanında. Fırsat bulduğunda ayağındaki lastik ayakkabılarla top oynuyor, gizliden gizliye, çünkü top çok oynadıkça lastik ayakkabılar çabuk yırtılıyor, baba basıyor fırçayı. Güçlü, sert, hırslı, çalışkan bunun nedeni ailesine katkı sağlamak için hemen çalışmak, anneciğine, babasına, kardeşlerine yardımcı olmak.
Neden güçlü çünkü her top oynadıkça, caddeden aşağı mahalleye dik sokaklardan iniyor, her seferinde Mehmet polat inip, alıp geliyor. Çocuklar arasında bir haksızlık olduğunda çözüm yolu, adresi Mehmet Polat, devreye sözlü yetmezse başka türlü girip çözüyor.
Sonra okulda öğretmenlerin dikkatini çekiyor, futbol, mahalli, amatör derken yolu Gaziantepspor alt yapısı ile tanışıyor.
Ciğerci Mamet amminin takımı, sonra Ömer Akyılmaz hoca ile seçmeler ve iki yıl sonra Gaziantepspor Paf takımı ile tanışıyor.
Daha ilk yıl bitmeden Bursasporun genç avcıları keşfediyor. Babasının bakkalında ve evlerinde profosyonel imza atması için tam 90 milyon lira teklif ediyorlar.
O zaman o para ile mahallenin yarısı satın alınır. Baba şakkın, anne şaşkın, aile şaşkın, Polat şaşkın.
Gaziantepspor futbol şube sorumlusu Asım Atmaz apar topar boş kağıda imza attırmaya çalışır. Fakat bir tarafta boş kağıt, bir tarafta 90 milyon nakit para atmaz Polat.
Bunun üzerine Asım Atmaz ile bir araya geldik. " Kenan bu çocuğu kaçırmamamız lazım, çok iyi Bursaspor devrede gidecek der ".
Bende " Müsaade kaptan ben çağırıp konuşacağım, çözeriz bu işi " dedim. Önce biraz duygusal ama ağır bir yazı ile ona Gazianteplilik ve Gaziantepsporluluğu hattırlattım, geldiği nokta itibarı ile doğru olmayacağını ve benim iş yerimde kendisi ve Ömer hoca ile buluştuk, konuştuk, anlattık ve sonra rahmetli Asım Atmaz'ın yanına gittik.
90 milyonu reddetti, boş kağıda imzayı attı.
Ve Gaziantepsporlu oldu, ve kaptan oldu, ve milli oldu, ve Galatasaray'a gitti.
Ama hiç eğilip bükülmedi, kimseye eyvallahı olmadı. Haksızlık karşısında hep karşı çıktı, başkan, yönetim, ünlü futbolcu dinlemedi.
Gaziantepspor için beli sakat sakat sabaha kadar masajlarla, iğnelerle çıktı oynadı.
Yeri geldi takım arkadaşı Tabata'yı kovaladı, yeri geldi rakipleri.
Gelelim son noktaya ;
Gaziantepspor 2006-2007 sezonu zor durumda başkan İbrahim Kızıl, teknik direktör Erdoğan Arıca. Devre arası takım küme düşme hattının içinde Mehmet Polat Samsunspor'da .
Arıca Mehmet Polat'ı istiyor ama başkan, yöneticiler karşı çıkıyor. Erdoğan Arıca ısrarla istiyor bu yiğit Gaziantepliyi çünkü kendisi ile UEFA'da ve ligte tarih yazmış bu kaptanı herkesten iyi tanıyor.
Zorla kabul ettiriyor ve geliyor Mehmet Polat takıma, kampa.
Bakıyor ki takım bıraktığı takım değil, Gaziantepspor kimsenin umurunda bile değil. Takımlarda otobüsün arkasına kaptanlar geçer, geçiyor arkaya bir bakıyor ki orada şimdi ismini yazmayalım, birileri oturuyor.
Kaldırıyor, sert bir tonda herkese bir uyarı çekiyor, bu takım kümede kalacak, inanmayan insin otobüsten gitsin diyor.
Otobüste ve takımda çıt yok. Kayserispor deplasmanı ve takım galip gelirse olayı bitirecek. Ama para yok, başkana ve yönetime güvende yok. Bu ortamda takım Avanos'ta kampta iken başkan Kızıl antremana özel helikopter ile gelir.
Tabii herkes burnundan solurken, birde bu gösteriş herkesin gardını düşürür.
Ayranı yok içmeye misali.
Kaptan Mehmet Polat devreye girer, maçın primi 200 bin lira yönetim vermezse, ben cebimden vereceğim der.
Yerli yabancı futbolcular ile tek tek konuşur, motive eder ve takım çıkar 2-1 galip gelir.
Sarız'da molada silahlar, tüfekler takımın kümede kalmasını kutlar ama ortada ne maç sonrası prim vaad eden başkan vardır, ne yöneticiler.
Futbolcular kaptana yani Tatar Ramazan'a bakar. Kaptan Mehmet Polat ertesi gün hepsinin hesaplarına kendi cebinden primleri yatırır.
Rahmetli Erdoğan Arıca'nın gözleri yaşarır ve kendisini alnından öper, beni mahçup etmedin koçum der.
İşte Gaziantepsporluluk böyle olur.
İşte Kaptanlık böyle olur.
İşte Gazianteplilik böyle olur.
İşte teknik adamlık böyle olur.
Şimdi göz önünüze getirin ;
Şimdiki teknik adam ve futbolcuları şehirde tek başına bıraksanız, tesisi bulamazlar. Ama dolar ve euronun kokusunu alırlar, almazlarsa kaçarlar.
Mehmet Polat gibi kaptanlardan , Erdoğan Arıca, Sakıp Özberk, Hüseyin Kalpar, Nurullah Sağlam, Bünyamin, Şahan, Güneş ve diğerlerinden nerelere geldik.
İsyanım buna, yüreğim onun için yanıyor....!
Selamlar büyük kaptana, böylesi Gaziantepsporlu şimdi İstanbul'da...! kimler burada görevde, gidin ya allah aşkına.:..!


Olay Medya Gaziantep Haberleri Son Dakika Haber Haber Sitesi En Güncel Haber Sitesi


Anahtar Kelimeler



İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.