Corona'nın kaymağını kimler yedi..? Başkanın yemek mücadelesi... İnşaatçının fiyat oyunu...

HABERİN VİDEOSU

Bu hafta virüsü pekte gündeme almayacağım. Çünkü bizler tedbiri elden bırakmadığımız sürece ve kurallara uyduğumuz takdirde virüsle mücadalede zaten başarı göstermiş oluyoruz. Bu şehirde virüs tedbirleri başlar başlamaz kimler servetine servet kattı, şehrin en iyi cirolarını yapan işletmeler virüs sürecinde nasıl kabuğuna çekildi ve bazı inşaat firmalarının hükümete rağmen fiyat arttırarak vatandaşın hayallerini nasıl suya düşürdüğünü yazacağım.

Gaziantep öyle bir şehir ki etki ve tepki kavramlarını en çabuk ortaya koyan ve durumdan vazife çıkarmayı çok iyi bilen bir şehir. Bu önemli özellik bazen işe yarıyor ama bazende Türkiye'ye kötü örnek olarak gösterilmemize neden oluyor. Ekonominin, kişisel ilişkilerin, ticaret ve sanayinin dip noktaya vardığı şu günlerde biz basın mensupları tüm olayları pozitif aktarmaya çalışırken bazı kesimler işin ne kadar hilesi varsa ona başvaumaktan ve geride durmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Bu şehrin hafızası çok iyidir bilen bilir. Yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmaz.

Kimler zengin oldu.?
Corona Türkiye'ye gelir gelmez Gaziantep'ten bazı uyanıklar yine sahneye çıktı. Vergisi, maliyesi, hesap verme uzmanlığını çok iyi bilen bazı firmalar maske ve tulum üretimi için kolları sıvadı. S, MS, SMS kumaşı bilmeyen ve bu işten anlamayan kalmadı. Herken, birbirine kumaş ve maske ürettiğini anlatıp, milyonlar kazanma ümidiyle piyasada sanal bir ortam oluşturdular. Onlar bu işlerle uğraşırken, bazı firmalar kumaş üretiminde 3 dolarlık kumaşı 15 dolara satmanın keyfini yaşadılar. Kazançlarına kazanç kattılar ama unuttukları birşey vardı oda denetim ve hafıza. Devletin belli kurumları kumaş alan, satan, aracılık eden kim varsa bunları kısa sürede denetler ve haksız kazanç elde edenlerin yakasına yapışır diye düşünüyorum. Yıllardır bu işi yapan ve adını bile bilmediğimiz bazı firmalar işi layıkıyla yerine getirip ihracat ve iç piyasaya kumaş tedarikinde dürüst işletmeci olarak çalışıyor olsada arada kar güden onlarca günübirlik tabir edilen geçici firmalar devlete en sonunda hesap verecekler.

Kaymağı yiyenler neden ortadan kayboldu..?
Yine korona sürecinden önce baklava, kadayıf, kebap üretimi ile büyük kakançlar elde eden ve bir kişilik yemeği ortalama 150 liraya getiren işletmleri de unutmadık. Virüs tedbiri kapsamında sokağa çıkma yasağı ilan edilirken kendi köşelerine çekilen ve kar sahibi işletme sahipleri de ajandada yazılı. Gönül seferberliği kampanyası, ramazan yardımı, durumu kötü olan ailelere yardım yapan sivil toplum örgütlerini görünce kaçacak yer arayan bazı işletme sahipleri korona süreci sona erince sahneye en başta çıkacaklar. Ama bu şehir, kimsenin yaptığı yardımı da kötülüğe unutmaz. Gün gelin öyle bir ders verir ki insanlar nereden geldiğini bilmezler. 60 liralık baklavayı 120'ye satanlar, 25 liralık kadayıfı 75'e satanlar, 70 gram ete 90 lira yazan kebapçılar servetine servet katarken, gemi yanarsa kendilerinin de yanacağını asla unutmamalıdır.

Fıstık gibi olacağız ama...
Korona sürecinde 3 aylık bir darbe yiyen ve şu sıralar sezonun ortasına gelmesine rağmen beklediği ilgiyi göremeyen yemek sektörü fıstık gibi sloganı ile yeniden can bulacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, bu süreçteki en başarılı belediye başkanlarının başında yer alıyor. Her fırsatta Gaziantep'in yemek kültürünün tanıtımı için elinden geleni yapan Başkan Şahin, korona sürecinde yine boş durmadı. Ekibiyle birlikte gerekli altyapıyı oluşturarak hijyen kuralları dahilinde yemek servisi yapılması ve Gaziantep mutfağının tanıtımı için elinden geleni yaptı. İşletmelere sertifika verilmesi için eğitimler düzenledi ve korona kabusuna yemek kültürünün yenik düşmemesini sağladı. Fıstık gibi olmak için gün sayan esnaf, dünyanı etkisi altına alan virüs belesıyla mücadele ederken, batmamak için çırpınırken, hem yemek kültürünü hemde kendi ekonomilerini ayakta tutmak için büyük çübü sarf ediyor. Ben esnaf-başkan dayanışmasına destek olan tüm işletmelere teşekkür ediyorum.

İnşaat firmasının fiyat oyunu...

Korona sürecinde durgunlaşan ekonomiyi canlandırmak için hükümet biliyorsunuz bir dizi tedbirler alırken ekonomiyi harekete geçirmek içinde bazı kolaylıklar sağladı. Bunların başında inşaat sektörü geldi. Yaklaşık 180 kalem işi içinde barındıran inşaat sektöründe biraz hereket olsun ve alım satım artsın diye kredi faiz oranları geriye çekildi. Ve beklenen tabloda oluştu. Kredi faizlerinin düşmesiyle emlak piyasasında gözle görülür bir canlanma oluştu. Ev alım satımı, bağ ve bahçe derken arsalar yine eski günlerdeki fiyatları görmeye başladı. Ama ev hayaliyle yanıp tutuşan vatandaşa soğuk duş aldırmayı da unutmadılar. Vatandaş evi beğendi, kaporayı verdi, kredi işlemleri eksper falan derken, ya aradaki amlakçı yada inşaat firması fiyata 10-15 bin lira daha ekledi. Bunun üzerine ev alma hayalindeki vatandaşlar hüsrana uğruyor. Yani bazı inşaat firması yetkilileri hükümetin dönen çarkına engel olmaktan başka bir işe yaramıyor. Bence sonradan fiyat arttıran bu firmaların tespit edilerek deşifre edilmesi lazım ki bir daha aynı hatayı yaparak insanların hayalleriyle oynamasınlar. Yani buradan anlıyoruz ki ev kredilerinin düşmesi bir anlam ifade etmediği gibi bu işten kar bekleyen müteehhit veya inşaat toprak sahipleride servetlerine servet katmak için beklenti içindeler. Tabiii burada namuslu bir şekilde ticaret yapan mütahitleri tenzih ederim.
Haftaya görüşmek ümidiyle hoşçakalın...


Olay Medya Gaziantep Haberleri Son Dakika Haber Haber Sitesi En Güncel Haber Sitesi


Anahtar Kelimeler



İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.