Kur'an’ın peygamber mucizeleri ile  günümüz teknolojisine ışık tutmaktadır.

 Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm hakkında “Erimiş bakırı ona sel gibi akıttık. Sebe’ Suresi 34:12.

Hem meselâ Hazret-i Dâvud Aleyhisselâm hakkında “Demiri de onun için yumuşattık.”Sebe’ Suresi 34:10.

“Ona ilim ve hikmet ile, hakkı ve batılı açıkça ayırt eden bir ifade gücü verdik.” Sad Suresi, 38:20

 Ayetleri işaret ediyorlar ki, telyîn-i hadid (demirin yumuşatılması) en büyük bir Allah’ın nimetidir ki, büyük bir peygamberinin üstünlüğünü onunla gösteriyor.

Evet, demiri hamur gibi yumuşatmak

ve bakırı eritmek ve madenleri bulmak, çıkarmak,

bütün maddî insanlığa ait sanatların aslı ve anasıdır ve esası ve madenidir.

İşte şu âyet işaret ediyor ki, büyük bir resule, büyük bir yeryüzü halifesine, büyük bir mucize suretinde, büyük bir nimet olarak, demiri hamur gibi yumuşatmak ve tel gibi inceltmek ve bakırı eritmekle ekser genel sanayiye (endüstriye) sebep olmaktır. Madem bir resule, hem halife, yani hem mânevî hem maddî bir hâkime, lisanına hikmet ve eline sanat vermiş. Lisanındaki hikmete açık şekilde teşvik eder. Elbette elindeki sanata dahi rağbet uyandırma işareti var.

Erimiş bakırın sel gibi aktığını haber veren cümleden bir sonraki cümlede “Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı.” buyrulması, Süleyman aleyhisselâmın bu bakırı inşaat ve sâir işlerde kullandığına ve bu işlerde bir kısım cinleri de çalıştırdığına işaret etmektedir denilebilir.

Cenâb-ı Hak, şu âyetin işaret diliyle, manen diyor ki:

 "Ey Ademoğulları (Ey insanlar)! Allah’ın kullarını uymakla yükümlü tuttuğu emirlerine itaat eden bir kulumun lisanına ve kalbine öyle bir hikmet verdim ki, her şeyi tam bir açıklıkla ayırıp hakikatini gösteriyor. Ve eline de öyle bir sanat verdim ki, elinde balmumu gibi demiri her şekle çevirir, halifelik ve padişahlığına mühim kuvvet elde eder. Madem bu mümkündür, veriliyor. Hem ehemmiyetlidir. Hem toplum hayatında ona çok muhtaçsınız.

Siz de yaratılışa ait kurallarıma itaat etseniz, o hikmet ve o sanat size de verilebilir. Zamanın geçmesi ile yetişir ve yanaşabilirsiniz."

İşte, beşerin sanat cihetinde en ileri gitmesi ve maddî kuvvet cihetinde en mühim iktidar elde etmesi, demiri hamur gibi yumuşatmak iledir ve bakırın eritilmesi iledir. Âyette bakır "kıtr-erimiş bakır" ile tabir edilmiş. Şu ayetler, bütün insanlığın nazarını şu hakikate çeviriyor ve şu hakikatin ne kadar ehemmiyetli olduğunu takdir etmeyen eski zaman insanlarına ve şimdiki tembellerine şiddetle ihtar ediyor.