Cem Karamağralı Tüm Yazıları
18.09.2016 13:09

TERÖRLE ÖZDE MÜCADELE

Kurban bayramı öncesi 28 belediyenin, teröre yardım ve yataklıktan dolayı yönetimine kayyum atanmıştır. Alınan karar yerinde ve doğrudur.

Halktan topladığı vergiler, halka hizmet olarak döneceğine silah, kan ve ölüm olarak geri dönmesi, demokrasi ile örtüşmemektedir.

Bölge halkı, bu karar sonrasın da memnuniyet içerisinde devletin yanında saf tutarak bazı çıkar gruplarının beklentilerini boşa çıkarmıştır. Aslında o bölgede yaşayan vatandaşlarımız yıllardan beri belediyeden hizmet alamıyorlardı. Tedirginliklerinden ve korkularından dolayı yüksek perdeden dillendirememişlerdi. Bende 2013 yılında Cizre’de bu memnuniyetsizliği birebir dinleyen kişiyim.

2013 yılının Haziranında TÜSİAD ın Cizre’de çözüm süreci akabinde düzenlediği toplantıya Olay medya adına bende katılmıştım. Bölgeye yatırımlar yapmak amacıyla yapılmış bir toplantı idi.

Cizre’nin sıcak gecelerinde otelde yatmak yerine bölgenin siyasi nabzını tutmak benim için daha önemliydi. Halk ve esnaf ile sürekli iletişim halindeydim. Muhabbet konusu belediyelere geldiği vakit, hizmet noktasında çok fazla şikayetleri vardı.

Ana hatlarıyla, HDP li belediyelerin hizmet anlayışının olmadığı, alt ve üst yapı gibi bir kaygılarının bulunmadığı, belediyelerin yaptığı sosyal yardımların sadece çocukları dağda olan ailelere yapıldığı, halka karşı ceberut olmaları, şikayetlerinden sadece birkaçıydı.

Özellikle belirtmek isterim ki; konuştuğumuz vatandaşlarımız Cizre’de yaşayanların dışında komşu il ve ilçelerde yaşayanlar vardı. Belediyeler konusunda ortak sorun hep aynıydı.

7 Haziran seçimlerinden sonra yaşanan hendek siyaseti, vatandaşın haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Adayları Kandil’in belirlediği ve yine o adayların yanına eş başkan olarak Kandil’den gönderilen kişilerin, Kandil yerine halka hizmet etmesini beklemek büyük saflık olurdu. Bundan dolayıdır ki bu belediyelere kayyum atanması çok isabetli olmuştur.

Söz konusu belediyelerin ve Kandil’in o bölgede bu kadar pervasızca hareket etmelerinin müsebbibi ise FETÖ ye bağlı paralel devlet yapılanması olduğu aşikardır.

15 Temmuz sonrası PKK ve FETÖ arasındaki organik ilişki ise tescillenmiştir. Birlikte hareket ettikleri, birlikte eylem yaptıklarını kimse inkar edemeyecektir.

Bu ilişkiyi ortaya çıkaran başkomutan Recep Tayyip ERDOĞAN’dır.

Aslında, sayın Cumhurbaşkanımız bu durumu 2013 Aralığında fark etmiştir. Her toplantıda, her konuşmasında bu FETÖ yapılanmasının çok tehlikeli olduğunu, müdahale etmezsek ülkemizi, yangın yerine çevireceğini defaten söylemişti.

Ancak ne yazık ki, bazı AK Partililer bu söylemin çok abartılı olduğunu düşünmüşler, hatta bu meselenin Cumhurbaşkanımızın şahsi meselesi gibi görmeye başlamışlardı.

Bazı siyasetçiler ise bölgelerinde bu yapıya ait olan kişilerle ilişkilerini bitireceğine, siyasi alanlarını genişletmek için bağlarını daha da kuvvetlendirmişlerdir. İçinde bulunduğu davaya aidiyet noktasında çelişkiye düşmüşlerdir. Ayrıca FETÖ ile mücadeleyi otomatikman Cumhurbaşkanına ihale etmeleri de dikkat çekicidir.

Gelinen nokta Cumhurbaşkanımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koymuştur.

Bu konu ile ilgili Ceylanpınar belediye başkanı Menderes Atilla’nın bir televizyon kanalında ilçe başkanından tutun, il başkanı, milletvekili ve bürokratların Cumhurbaşkanına yeterli desteği vermediklerinden ve bazı yaşanan sıkıntıları Cumhurbaşkanına yanlış aksettirmelerinden dolayı vebal altındadır söylemine aynen katıldığımı belirtmek isterim.

Ayrıca; belediyelere kayyum atanması gündeme geldiğinde “büyük risk olur, bölgede ayaklanma çıkar” diye söyleyenler şimdi nerdeler.

Hani ayaklanma çıktı mı? Hani bölgede kaos oldu mu? Hiçbir şey oldu mu?

El cevap; HAYIR!..

Sadece Suruç’ta belediyenin önünde 150-200 kişilik bir grup belediye çalışanı gösteri yapmıştır. Ötesi olmadı. Suruç halkı bunların yanında saf tutmadı bile.. Umarım felaket tellalları bu durumu görmüşlerdir.

Ağacın gölgesini kendi gölgesi zanneden bu zihniyetteki kişilerin kısa bir süre sonra isimleri bir daha anılmamak kaydıyla tarihe gömülmesi için fazla beklememize gerek kalmayacak gibi görünüyor.

Biliyoruz ki, kim kendi çıkarını ülke çıkarı üzerinde tutuyorsa siyasi mevta olmaya mahkumdur.

Bu böyle biline!..

Şu anda bile dünyada lider sorunu varken, feraset sahibi liderimiz Recep Tayyip ERDOĞAN’ın kıymetini bilip, destek olmak toplumsal bir görevimizdir. 

lisanslı depoculuk lisanslı depoculuk