OLAY TV
CANLI
Sabriye GÜLER Tüm Yazıları
12.10.2017 16:10

" SEVİNÇLERİNE BİLE DÜŞMAN..."

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü...  Sosyal medyada çiçek gibi bin bir çeşit kız çocuklarını paylaşıyor aileler... İnsan gurur duyuyor. Bu anlayış, keşke ülkemin tamamına ait olsa! Böylesi adı bile insanı mutlu eden bir gün; peki ama neden böyle bir güne gerek görülmüş. Türkiye, Kanada ve Peru tarafından yapılan girişimler sonucu, Birleşmiş Milletler  Genel Kurulu tarafından "  11 Ekim; Dünya Kız Çocukları Günü " olarak ilan edilmiş...

 Amaç, kız çocuklarına karşı ayrımcılığı önlemek, insan haklarından ve hukukundan tam olarak yararlanmalarını sağlamak. İşe yarıyor mu? Bence yaramış, toplumda farkındalıklık yaratıyor. Yani bir kız çocuğuna sahip olmak o kadar kötü bir şey değilmiş... Belki de daha güzel bir şeymiş duygusunu yaşamak... En masum ifade ile! 

Güçlü ve kişilikli, ayağı sağlam yere basan kız çocuğunun, bu topluma kattığı çok değerler vardır. Nedense, bu bir türlü görülmek istenmiyor.

İnsanlığın kız çocuk ile derdi var. Özellikle geri kalmış, cahil toplumlarda, kız çocuklarının kaderi şanslarına kalmış... En önemli sorun ise çocuk gelinler! Yetişkin gelinlerin bile sokak ortasında şiddete uğradığı ve öldürüldüğü bir ülke de yaşadığımızı unutmayalım! Çocuk gelinlerin; gelin hayatını bir düşünün bakalım! Her tarafta engellerle sarılmış bir dünya da var olma savaşı veriyorlar.

Çaresizlik ve cehaletle boğuşmak kadar kötü bir kader var mıdır? Vardır, geri kalmış toplumların kız çocukları!

Kendi canından, kanından olan kız çocuğuna içten içe büyük düşmanlık değil midir, onu yok saymak, onun hukukuna saygı göstermemek. Onların haklarını gasp etmek!

 Gelişmiş toplumda tüm insanlar bireydir. Gelişmemiş toplumlarda ise tüm erkekler birey ya da erkeklerin onay verdiği kadınlar birey... Kafanız karıştı değil mi? Hiç zahmet etmeyin, bu dava gün geçtikçe daha da ağırlaşacak artacak. Kızlarımıza saygı göstermeyi öğrendiğimiz zaman son bulacak, bu tasalar ve dertler... Daha yaşanası, daha güzel bir dünya için toplumun yarısını oluşturan kadınlarımıza, tek yapacağımız şey; onlara insan olarak bakmak!

Türkiye'de kanunlar koruyucu, ama kafalar hala bu korumayı almıyor. Zaman zaman haberlerini okuduğumuz kadına şiddetin, gerçek öykülerinin arkasında koskocaman kadını mal gibi gören beton gibi kafalar var. Adam karısın dan ayrılıyor, hala onu yok etme peşinde, onun küçücük hayat kırıntılarına, sevinçlerine bile düşman... Alıyor eline silahı, boşadığı kadını vuruveriyor. Aldığı nefesi bile çok görüyor. Ben bu kafaları kırıp birde içine bakmak istiyorum! Bu anlayışa nasıl sahip oluyorlar diye! Neden, hangi damardan  besleniyorlarda, kendisinden ayrılmış bir kadının varlığına tahammül edemiyorlar...

Yol almaya çalıştıkça, kadının direnci artıkça şiddet de artıyor. Bir sevindirici haber!  Dost ve müslüman ülkelerden Tunus'ta kadına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili yasa Tunus parlamentosundan yeni geçti. Tunuslu kadınlar bunun için çok mücadele verdiler. Bizde kadın dernekleri genellikle, keçinin altında buzağı arayanlar gibidir. Güya kadın hakkı arar, bakarsın yolu etnik milliyetçiliğe dökülür. Bakarsın devrimci solculuk adı altında, garip ülkemin insanlarına korku salar. İşin özü hep ber taraf edilir.

Ne istiyoruz, Dünya Kız Çocukları Gününde; doğan her kız çocuğunun evlat olarak bağrına basılması, hakkına hukukuna saygı gösterilmesi... Bu kadar da kolay işte!

artf4