Aman yanlış anlaşılmasın. Sayın Erdoğan’a haşa peygamber falan demiyorum. Sadece meclisteki kavgayı anlamaya çalışıyorum.
AKP Aydın eski İl Başkanı İsmail Hakkı Eser, 14 Kasım 2008 tarihinde yaptığı bir konuşmada, “ Başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamberdir gibidir' demişti.
Bu sözler üzerine AK partiden kimse kızmamış, sinirlenmemiş, bu sözlerin sahibi Eser, Aydın il genel meclisi üyesi yapılarak taltif edilmişti.
Geçenlerde TBMM’de, eski sağlık bakanı MHP’li Osman Durmuş bu sözleri hatırlattı ve birden kavga çıktı.
Şimdi insaflıca olaya bakalım.
Sayın Erdoğan’a peygamber gibi diye kim?, AKP’li Eser.!
Peygamberliğin bittiğini bilmesi gerekenler, şüphesiz bu sözü söyleyen ve muhatabı olmalıdır.
Oysa öyle olmadı, bu sözleri söyleyen değil de bu sözleri aktarana hücum edildi ve iş ayyuka çıkınca Sayın Eser daha yeni AKP’den istifa ettirildi.
Hadi Osman Durmuş’un bu sözleri hatırlatmasına kızdınız, neden GATA konusunda MHP’ni suçluyorsunuz?.
Üniversitelerde başörtüsünün serbest olması için MHP destek vermedi mi.?
AK partililer, Bütün bunlardan sonra bir de sayısal üstünlüklerini gözeterek, MHP milletvekillerinin üzerine yürüdüler.
AK parti açısından hüsranla biten kavgada dayak yiyen yine AK partililerdi. İki AKP milletvekili hastanelik oldu.
Fikrim şudur ki;
Peygamberlik yakıştırması yapan, bu yakıştırmaya iki yıldır sessiz kalan AK partililer, sırf bu konuyu gündeme getirdiği için Osman Durmuş ve MHP’lilere kızdılar.
Sayısal üstünlük önemli değilmiş demek ki, hücum etmeden önce iyi hesap yapmaları gerekirmiş.
Bu olaylardan sonra peygamberlik lafı eden kişinin AK partiden ayrılması da komedidir. AK partililer peygamberliğin bittiğini sağa sola ve MHP’ne söylemek yerine, önce kendi il başkanlarına hatırlatmak ve bu kötü sözün hesabını zamanında sormak zorundadır.
08 Şubat 2010 |