Her şeyin arka sırası var hayatta... İş senin kabullenip, kabullenmemene kalmış bir şey! İşte okullar açıldı. İkinci yarıyıl başladı. Bu köşeden bizler atıp tutuyoruz "Gaziantep'in okul başarısı niye düşük" diye? Bu gidişle daha çok soru soracağa benziyoruz. Arka sıralar diye başladık. Böyle bir dizi var. İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün liselerde yaygınlaşan şiddete yönelişe dur diyebilmek adına, hazırlattığı ve dizi... Yazarı ise yapımcı ve yönetmen Birol Güngör ve Hamdi Alkan'ın birlikte hazırladıkları bir proje. Biliyorsunuz Birol Güngör "Çocuklar duymasının da yapımcı ve senaristi".? Olaylara gerçekçi bir gözlükle bakan değerli bir senaryo yazarı... Orada bir Kemal öğretmen var. Tıpkı bizim öğrenciliğimizdeki öğretmenler gibi! Eğitim sistemimizi ancak Kemal öğretmenler kurtarabilir. Okul yöneticileri kendilerini gardiyan ya da polis gibi görmediklerinde...Öğretmenler saat doldurup derste kendi sorunlarına değil, öğrencinin sorunlarına odaklandığında, ancak eğitim çıtamız yükselebilir. Bunu yapan eğitimcilerin de hakkını yememek adına, onları saygıyla selamlıyoruz. Asla haklarını inkar edemeyiz. Böyle eğitimcilerin... Nerede kalmıştık efendim!? Arka sıralardaki diziden bahsetmiştik. Keşke gelse de Gaziantep'de şişkin egolu öğretmenlerin neden bu kadar başarısız olduklarını tespit etse. Hiç yoksa gerçekten mesleğine kendisini adamış değerli öğretmenlerimiz de hak ettikleri payı almış olurlar bu başarısızlık pastasından... "Arka sıralardaki "dizi oyuncuları biraz gerçekçi görünmese de kılık kıyafet bakımından, dizinin aslında vermek istediği mesaj... Bir öğretmen her şeyi başarabilir. Öğretmen mesleğine kendini adamış ve her çocuğa karşı bir sorumluluk hisseder ise o öğretmenin yapacağı çok şey vardır. Her sorunu çözer. İdealisttir. Başarı kadar başarısızlığında kendisine ait olduğunu anlar."Çocuk başarılı olursa öğretmen iyi, başarısız olursa çocuk kötü anlayışını "atamadığımız sürece Gaziantep'de eğitimin çıtası yükselmez. 20 kişilik bir sınıfta diyelim ki matematikten çoğunluk kötü ise mutlaka öğretmende suç olduğunu artık anlama zamanı değil mi? GAZİANTEP'DE EĞİTİM ÇITASINI YÜKSELTMEYE ÇALIŞANLAR YALNIZCA ÖĞRETMENLER DEĞİLLERDİR... GAYRET VARDIR AMA YETERLİ DEĞİLDİR. O hep eleştirdiğimiz dershaneler olmasa eğitim sistemimiz tam bir çıkmaz içerisindedir. Onlar her ne çabası ile bunu yaparlarsa yapsınlar, eğitimin bir ayağı olarak destekleri küçümsenemez.. Gaziantep'in eğitimdeki düşük çıtasının en büyük sorumluluğu bence öğretmenlere aittir... Diğerlerinin sorumluluğu daha sonra gelir. Örneğin öğrencinin, annenin babanın... Tabi ki bunların da sorumluluğu vardır ama asla hiç biri derste konu anlatan öğretmen kadar sorumlu değildir. Göreve yeni gelen Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyorum...Eğer ki başarı çıtasında samimiyetle bir yükseliş görmek istiyorsanız. Öğretmenlerinizi psikolojik destekten geçirttin. Ve böyle seminerler hazırlatın... Bakın ne kadar faydasını göreceksiniz.. Gaziantep'de eğitimin geriliği ile ilgili bir rapor halinde yazı dizisi hazırladım. Bunu öncelikle kendilerine sunmak isterim. Gaziantep'de eğitim çıtasını yükseltmek Gaziantepli her öğrenci anne babasının görevi olduğu kadar tüm kurumlarımıza da aittir bu görev... Önemli olan herkesin görevden kaçmamasıdır. Eğer ki çocuklarımız adına birşeyler yapmak istiyorsak. İKİNCİ YARI YIL GAZİANTEP'E HAYIRLI OLSUN EFENDİM!
08 Şubat 2010 |