SON DAKİKA

atakoy escorthalkalı escortavcılar escort

bodrum escortbodrum escortbodrum escort bahis siteleribahis siteleri

Ýstanbulda en iyi hizmet veren evden eve nakliyat þirketleribeylikdüzü evden eve nakliyatbeykoz evden eve nakliyatkurtköy evden eve nakliyatpendik evden eve nakliyat

Sikiş izle

YAZ GAZETECİ YAZ, REKLAMDA VERME ZENGİN İŞ ADAMI

Bu haber 09 Temmuz 2018 - 12:00 'de eklendi ve 1.562 views kez görüntülendi.

Hafta arası yine “Olaylara ara sıra bakış” yapmak zorunda kaldım. Genellikle ben Pazartesi günleri Gaziantep’in gündemini yazmak istiyorum ama bu benim elimde değil. Çünkü Gaziantep, gündemi yoğun olan bir şehirdir. Bu nedenle hafta arası yazdığım konuları tekrar gündeme getirmemin bir anlamı yok. Beni en çok üzen bir gazeteci, bir insan, bir de ekmeğini mürekkepten çıkartan bizler için bir gazetenin kapanması kadar acı bir olay olması mümkün değildir. Türkiye’nin en güçlü gazetesi geçtiğimiz Cuma günü kapandı. Kapanan gazetenin adı “Habertürk”tür. Böyle bir gazetenin kapanması bence basın tarihinde “Kara leke” olarak geçecektir. Neden kapandı derseniz?, ona da anlam veremedim. Ekonomik kriz içerisinde olduğu söyleniyor. Gazete patronu da para kazanmayan bir gazeteye neden devam etsin?, o da doğru bir karardır. Ama ne var ki bu kadar basın emekçisi ne olacak?, onu da kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Bu hafta habertürkün kapanması ve bir iş adamının reklam verme tarzını anlatacağım.

BİZ NEDEN 1. SAYFAMIZI “SONSUZ BASKI” ÇIKARTTIK?

Bizde bu Habertürk’teki “Son Baskı”yı, başlığını değiştirerek, “Sonsuz Baskı” olarak OLAY’ın ana gazetesindeki manşetine böyle taşıdık. Tam biz gazete olarak “25 yıldır” yayındayız. Allah’ın izniyle de bütün sıkıntılara rağmen devam ediyoruz. Üstelik fiyatımızda çok pahalı değildir. Fiyatımızıda 25 yıldan bu yana çok fazla artırmadık. 25 kuruşa satıyoruz. Sağolsun Gaziantepli okurlarımız bizleri azda olsa çok da olsa destekliyor. Ama şu gerçeği de söylemek istiyorum. Biz bu işten ekmek parası kazanıyoruz. Çok zor bir iş. Çünkü, kamuoyunu bilgilendiren çok büyük bir güçtür. Gördüğüm kadarıyla sermeye kesimleri de medyaya yatırım yapmayı çok seviyorlar. Bu güçten faydalanmak için bunu yapıyorlar. Öyle bir zaman geliyor ki, güç birden alan değiştiriyor. Medyası da para kazanamayınca en kolay yol olan kapatmaya gidiyor. Kendi açısından doğru olabilir. Ama bizim tarafımızdan baktığımızda doğru olmadığını bir kere söyleyelim. Bir ata sözü vardır, “Etken yenip, kemikken atmak” doğru olmaz. Ne diyelim işini bitirdi, en kolay yol olan kapatmaya gitti. Oda kendilerinin takdiridir. Biz ise yolumuza okurlarımızın bize verdikleri desteklerle “Sonsuza doğru” yürümeye devam edeceğiz. Üstelik yazılı medya para kazanmıyor. Bu bir gerçektir. Resmi ilan gelirleri çok düşüktür. Diğer giderler de çok yüksektir. Gelir ve gideri karşılamak mümkün değildir. Tüm gazeteler incelendiğinde hepsinde de ekonomik sıkıntılar vardır. Arkadaşlarımız bu işi nasıl götürüyorlar ben tek kelime ile “Helal olsun” diyorum. Aynı zamanda da onları bir “Basın cambazı” olarak değerlendiriyorum.

YAZILI BASIN NEDEN ÇÖKÜYOR?

Son yıllarda internet medyacılığının öne çıkmasından sonra yazılı basında sıkıntılar hızlı bir şekilde baş gösterdi. Hele bu ağır sıkıntılara en büyük yansıyan gazetelerde ulusal değil, yerel gazetelerdir. Geçen Gaziantep’in ünlü bir işadamı bizlere bir mail yoluyla “Biz ilanlarımızı sosyal medyada” yayınlayacağız medajı göndermiş. Tabi biz kendisinin bu görüşüne saygı gösteriyoruz. Ama şunu bilmeli ki öyle bir zaman gelir ki o yerel medya kendinin bir haberini yapar, “Yerelden, ulusala, ulusaldan da dünyaya” yayılır. Sosyal medya ancak kendisini belli bir çevre içerisinde taşıyabilir. Bana göre Gaziantep’ten parayı kazan, ondan sonra da yerel medyaya verdiğin çok az bir ekonomik katkıyı da askıya al. Ben araştırdım zaten bizim gazete 25 yılda toplasan verdiği para en fazla 2 bin TL’yi geçmez. Ama birileri kendinden küçük çaplı paralar alarak, basına para verdiğini zanneder. Allaha şükür, bizim arkamızda ilk önce “ALLAHIMIZ” daha sonra da bizi okuyan, gazetemizi satın alan ve ilan veren “OKURLARIMIZ” var onlara teşekkür ediyoruz. Sonra da Gaziantep’te yerel medya neden gelişmiyor diye ahkam kesip, duruyorlar. Üstelik bunu yazanda duayen bir gazeteci olduğunu söyleyen biri bu kararı da desteklediğini de söylüyor. O zaman tüm herkes gazetelere ilan vermeyip, sosyal medya üzerinden reklamlarını yapsınlar. Ben şunu biliyorum. İnsanlar ilk önce aynaya bakmayı çok iyi bilmeliler. Yanlışlarını, doğrularını iyi tespit etmeliler. Biz şunu hiç bir zaman söylemedik. “Hatasız ve yanlış ii olmaz” mutlaka hatalar yaparız. Çünkü üreten bir insanın hata ve yanlış yapmaması mümkün değlidir. Önemli olan bu yanlışı görüp, aynısına devam etmemektir.

HABERTÜRK’E EN ÇOK ÜZÜLEN BENİM 

Habertürk gerçekten de Türkiye’de çok etkin bir gazetedir. Gazeteciliğine de eyvallah. Üstelik Fatih Altaylı’nın kuruluşunda büyük emekler harcadığı, daha sonra da yol arkadaşı Selçuk Tepeli’ye Genel Yayın Yönetmenliğini teslim etmiştir. Tepeli’de gerçekten Altaylı’dan aldığı Habertürk bayrağını ta ki geçtiğimiz Cuma günü “Son Baskı” başlığıyla kapatıncaya kadar. Ama beni burada üzen en büyük olay ise, benim gibi yıllardır ekmeğini “Gazetecilikten” kazanan Habertürk Gaziantep Muhabiri Yusuf Çetin’in de kadrolu bir muhabir olması ve kimseye muhtaç olmadan iyi bir ücret almasının sona ermesi beni en çok üzen olayların başında geliyor. Bende biliyorsunuz, Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti’nde yönetim kurulu üyesiyim. Yusuf Çetin arkadaşımla ilgili ne yapabiliriz?, konusunu gündeme taşıyacağım. Olan emekçilere oluyor. Patron çekip gidiyor. Yani Habertürk’ün kapanması en çok işsiz kalan meslektaşlarımı etkilemiştir. Doğrudur bu gazete maliyeti yüksek bir gazetedir. Hele bizim gibi Gaziantep’te de okumayan bir toplum olduğuna göre tutunması zordur. Bir de ünlü bir işadamı büyük paralar kazanmasına rağmen “3 paralık” ilanı bile bayramdan bayrama çok görmesi de bütün gerçekleri ortaya çıkartıyor. Bir de bu fikiri en çok destekleyenler de gazeteciler olunca, gel bu işin içinden çık. Doğrular teknolojik gelişmeler okurlarımızı ve gençlerimizi dijitalleştirmeye doğru yönlendirmiştir. Bundan dolayı da basın reklam ve satışlarda büyük düşüşler yaşaması da doğaldır. Biz bugün Gaziantep Olay Gazetesi’nde, yarın başka bir yerde, bizde hiç bir zaman gazetecilik bitmez. Çünkü iletişim insan ihtiyacıdır. Gazeteci, yani haber taşıyıp duyuran çağın tanığı olan kişilerdir. Ben dijitalde de yazarım, kağıtta da olmassa en son duvara yazarım. Biz olmasak, olup bitenleri kim yazacak, nasıl yazacak, nasıl duyuracak, bu kadar Gaziantep’teki olayları. Siz neyin ne olduğunu biz gazeteciler olmasak, nasıl öğreneceksiniz? Başınız derde düştüğünde, kime ulaşacaksınız? Ben son olarak size ünlü sanatçı Selda Bağcan’ın güzel bir sözüyle yazıma son veriyorum. “Yaz Gazeteci Yaz” diye kime gideceksiniz? İyi haftalar.

M.Levent Özkurt
M.Levent Özkurt Olay'lara Haftalık Bakışlevolay@hotmail.com