SON DAKİKA

“Gaziantep’in Seçimi”

Genel, GÜNDEM, SİYASET

SİYASET DEĞİL BİRLİK ZAMANI

Bu haber 22 Şubat 2018 - 10:54 'de eklendi ve 1.196 views kez görüntülendi.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Afrin’de başlatılan operasyon öncesi, devletin karar alıcı birimleri tarafından, mevcut konjonktürün detaylı bir şekilde değerlendirilerek, Zeytin Dalı Operasyonuna başlanıldığı kanaatinde değilim.
Operasyona taraf ülkelerin Türkiye’yi bölgenin dışına çıkarmak için her yolu denediği ve denemeye devam ettiği alenen görülmektedir.
ABD tarafından bölgenin yeniden dizayn edilmesine yönelik engel olarak görülen TSK’nın, Ergeneken, Balyoz ve Fetö kalkışması ile tavsiyesi amaçlanmış, sonuca bakıldığında tamamen olmasa da ordu yıpratılmıştır.
Türkiye bir satranç oyunu oynar gibi üç-dört ve hatta daha fazla hamleyi önceden öngörerek, faraziyeler üzerinden jeostratejik ve jeopolitik planlarını her zaman hazır bulundurmalıdır.
MİT, Emniyet ve Jandarma haber akışını kesintisiz devam ettirirken, operasyonu sekteye uğratabilecek dış mihraklara karşı, devletin birimleri basın ve yayın yoluyla yoğun bir propaganda yürütmeli, diğer birimler de cephe gerisindeki idari-lojistik-personel desteğini kesintisiz olarak sürdürmelidir.
Devlet kurma sözüyle ağızlarına bal sürülen Kürtler, ABD tarafından taşeron örgüt olarak kullanıldıklarından habersiz, küresel güçlerin hakimiyet sağlama savaşında felakete doğru adım adım sürüklendiklerinin farkında değiller.
Astana’da masaya oturduğumuz, Soçi’de müzakere ettiğimiz, stratejik alanda dirsek temasında olduğumuz Rusya ve İran çıkarları uğruna Türkiye’yi empas yapmaya yeltenmektedirler.
Rus ve İran devletleri Esad’ ın saltanatını uzatmak adına, mücadele ettiğimiz YPG ile kapalı kapılar arkasında nikah kıyıp, bize gelince yüzümüze gülerek bir şey olmamış gibi davranmaktadır.
Durum böyle iken asıl üzerinde durulması önemli nokta, bizim terör örgütü olarak gördüğümüz ve terör listesine aldığımız PKK/PYD/YPG’ nin, müttefikimiz Rusya ve İran tarafından umarsızca muhatap alınmasıdır.
Bunların hepsini bir yana bırakıp, samimice kendimize şu suali soralım! Maden amaç hem Türkiye’nin sınır güvenliği, hem de Suriye’nin toprak bütünlüğü ise o zaman dönüp YPG’ ye; -Bölgeden çıkın, biz emniyet ve asayişi sağlayacağız demeleri gerekmiyor mu ? Peki sizce derler mi ? Tabiki HAYIR.
Afrin operasyonu geri dönülmez bir noktaya gelmiştir. Bu saatten sonra Türkiye’nin ne amaçla olursa olsun bölgeden çıkması büyük itibar kaybına sebep olur.
Kirli senaryolar üreten perde arkasındaki aktörler, Afrin ve Munbiç operasyonlarını engellemek için terörü ülke içine yayma gayretlerini artıracaklardır.
Türkiye’nin yükselişini engellemek ve kendilerine bağımlı hale getirmek amacıyla, müttefik ve dost bilinen ülkeler dahil Türkiyeyi stratejik alanda zora sokmaya çalışacaklardır.
ABD Dış ilişkiler Bakanı Tillerson’un Türkiye ziyareti kapsamında basına sızmayan en önemli gündem maddesi Rusya’dır. ABD İstihbarat servislerinin verdiği bilgiler ışığında; Rusya’nın İran destekli, Esad takviyeli Mezhepsel ve etnik bir saldırı için Türkiye ayağında saldırı gerçekleştireceğini dile getirmiştir.
İzleyecekleri yol haritasında Türkiye’nin müttefik olarak gördüğü ABD ile bağlarını kopartarak, NATO’dan ayrılma kararını alması için çalışacaklarını, şayet NATO’dan ayrılma gerçekleşirse, Türkiye’yi bertaraf etmelerinin kolay olacağını beyan etmiştir.
DURUMDAN VAZİFE ÇIKARMA
Bu ülke yıllardan beri dıştan kirli tezgahlar kuran güçlerin oyunları ile karşı karşıya kalmış, içten de hain işbirlikçilerin yardımıyla uluslararası arenada insan hakları ve demokrasi düşmanı bir ülke olarak gösterilmeye çalışılmıştır.
İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde siyaseti, kişisel egoları, makam ve mevki kaygılarını bir yana bırakıp, ülkemiz-milletimiz-devletimiz için tek yumruk olalım. Başka Türkiye yok…

Bekir Ayaz
Bekir Ayazbekir@bekirayaz.org