Sabriye GÜLER

Sabriye GÜLER

"KENDİM GİBİ BİLİRİM DERİM..."

01.02.2012 Çarşamba - 16:20
( Köşe arkadaşımın " Edep Yahu "yazısına cevaptır) Yazı yazmak sevgi ve bağlılık..

( Köşe arkadaşımın " Edep Yahu "yazısına cevaptır) Yazı yazmak sevgi ve bağlılık ister. Ama oturup da herkes yazı yazamaz. Birikimli olsa bile biraz yetenek işidir, sözcükleri hareketlendirmek. Yazıyorum seviyorum çünkü... Sağ olsun hatırı sayılır da bir okuyucu kitlem oldu. Hatta Gaziantep sınırlarını da aştı. Her okuyucudan gelen olumlu ya da olumsuz eleştiriye daima açık oldum.
Kimseye benim hakkımda illa da şöyle düşünün diye bir baskı yapmadım... Yapamam da! Eğer ben bu sınırı zorlamışsam farkında olmayarak ben de hata yapmışımdır. İnsanız neticede! Ama şimdiye kadar hiç kimseden bir tepki almadım. Sadece Can Dündar " Mustafa" Filmine gösterdiğim tepkiyi kaleme aldığım yazıyı" linç ediliyorum diye "sitesine koymuştu.
Benim yakın tarihi okuyun diye önerdiğim kitaplar elbette Antep Harbine değinmiyor. Hiç bir tarihi belge olmasa bile bizler Antep harbini yaşayan canlı ağızlardan duyduk, işittik. Aramızda hatta kendi ailemizde onların çocukları, torunları yaşıyor. Yazımda fark ettiyseniz adı üstünde ülkemizin yakın tarihine ışık tutan kitaplar yazmıştım. Önerdiğim bu kitaplar T. İŞ Bankasının maddi, Cumhuriyet Gazetesinin manevi katkıları ile oluşturulmuş muhteşem yakın tarihin onlarca serilerinden sadece bir kaçı idi. Bundan sonra da bu köşeden bu serilerden alıntılar yaparak, sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şair olması tarihimizi anlatmasına engel olmuyor. Daha çok destansı Kurtuluş Savaşımızı taçlandırıyor.
Haa google dan faydalanmama gelince elbette bildik belgeleri edinmek için faydalanıyorum.... Örneğin anıları falan! Pardon yani bu bir eksiklik mi? O zaman önerdiğim yazarlar için al acele google dan yaptığınız araştırma için size ne demeli?
Yok yok telaşlanmayın, google o kadar da kötü bir şey değil. Bakın size bir örnek vereyim; Bizim anlı şanlı yurt dışı ödüllü yazarımız Elif Şafak'ı bilirsiniz. Google dan esinlenerek yazdığı romanı "İskender" bilmem kaçıncı baskısını yapıyor. Hatta Sinan Çetin dizi ya da film çekmek için 250 bin dolar ödemiş.,Elif Şafak hanıma... Duymadınızsa duymuş oldunuz. İskender romanın da o kadar kopukluk vardı ki bir anlam verememiştim.
Ne ararsan var olan bir roman. İngiltere ye göçen, Kürt kökenli bir ailenin yaşadığı hayatı anlatmış... Töre cinayeti, aşiret baskısı, otlarla uğraşan evlenmemiş ebe kızın hikayesi, kaçakçılık, ırkçılık, çevreciler, teröristler daha neler neler var romanda. Bir girdim romanın içine çıkamadım.
Her halde senaryocular da böyle düşünmüşler ki "google" bilgisi ile yazılmış; bundan ne dizi ne de film olur demişler. Anlayacağınız reddetmişler.
Yani siz siz olun bir daha google öyle küçümsemeyin.
Beni; Nagehan Alçı benzetmenize gelince hadi onu da iltifat olarak algılayayım...
Edep çağrılarınıza gelince... Kötü söz her zaman sahibini bağlar. Beni bağlamaz!
Herkesi nasıl bilirsiniz diye sorduklarında? Kendim gibi bilirim derim...



Tüm Yazıları


Haber yorumları - Yorum Yaz
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır... [ ilk yorumu sen yap! ]


Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Olay Medya AŞ sorumlu değildir.