SON DAKİKA

atakoy escorthalkalı escortavcılar escort

bodrum escortbodrum escortbodrum escort bahis siteleribahis siteleri

Ýstanbulda en iyi hizmet veren evden eve nakliyat þirketleribeylikdüzü evden eve nakliyatbeykoz evden eve nakliyatkurtköy evden eve nakliyatpendik evden eve nakliyat

Sikiş izle

Kıbrıs ve Hala Sultan

Bu haber 15 Nisan 2018 - 10:16 'de eklendi ve 490 views kez görüntülendi.
https://www.google.com/dfp/v2/npmsignup/invitation?token=AO-RC-9lVxq1pd_KE8_1nNmGlXJ4Ldv_2r5aDYjvhmsTQ5P38qy4mlpw134UBL19Q_Ahby4dY2cOLPhW1aomGVrM_B-UD1zv7A

Kıbrıs’a daha önce 2012 yılında bir ziyaretim olmuştu. Aradan 8 yıl geçtikten sonra tekrar gitmek nasip oldu.
Pegasus’un Gaziantep’ten Kıbrıs’a direkt seferleri var. Yani uçağa bindikten 1 saat sonra Lefkoşa Ercan Havalimanındasınız. Büyük bir kolaylık. Daha önce Kıbrıs’ı Hiç görmeyenlere mutlaka ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum. Sadece TC kimliği ziyaret için yeterlidir.
Kıbrıslıların tabiri ile kazaları yani Lefkoşa, Girne, Gazimagosa, Ölü şehir Maraş’ı, Güzelyurt ve Lefkeyi, Karpaz bölgesini görebilirsiniz.
Kıbrıs’ta Larnaka’da medfun olan, türbesi olan meşhur hanım sahabe Hala Sultan (RA) vardır. Bayramlarda ve mübarek kandil gecelerinde Güney Kıbrıs’ta Larnaka’da olan Hala Sultan’ın (RA) kabrine, türbesine ziyaretler mümkün olmaktadır.
Peygamberimiz Hz. Muhammed Enes ibni Malik’in halası olan Ümmü Haram’ın hanesinde uykudan kalkmış, tebessüm edip ferman etmiş: “Ümmetimi gemiler üzerinde gazaya gider gördüm.” demiştir.
Ümmü Haram yani Hala Sultan niyaz etmiş: “Dua ediniz, ben de onlarla beraber olayım.” Ferman etmiş: “Beraber olacaksın.” Kırk sene sonra, zevci olan Ubâde ibni Sâmit’in beraberliğinde Kıbrıs’ın fethine gitmiş; Kıbrıs’ta vefat edip, Larnaka’daki mezarı ziyaretgâh olmuş. Peygamberimizin haber verdiği gibi aynen ortaya çıkmış. (19. Mektup)
Ümmü Harâm bint Milhân, Anadolu’da “Hala Sultan” diye bilinen hanım sahabîdir.
Ümmü Haram, Ümmü Harâm bint Milhân (Mâlik) b. Hâlid el-Ensâriyye el-Hazreciyye (ö. 28/648) Türkler arasında Hala Sultan diye bilinen sahâbî. Hep künyesiyle anıldığı için adı bilinmemektedir.
Nesebi Hazrec kabilesinin kolu Neccâroğulları’na dayanır. Annesi de yine Benî Neccâr’dan Mâlik b. Adî’nin kızı Müleyke’dir. Enes b. Mâlik’in annesi Ümmü Süleym onun kız kardeşi, her ikisi de Bi’ri Maûne hadisesinde şehid düşen Harâm ve Süleym de erkek kardeşleridir. Resûl-i Ekrem’e biat eden kadınlardan olan Ümmü Harâm, Ubâde b. Sâmit ile evlenmiş ve bu evlilikten Muhammed adında bir çocuğu doğmuştur.

Resûlullah’ın dedesi Abdülmuttalib’in annesi Selmâ, Neccâroğulları’ndan olduğu için Ümmü Harâm ve Ümmü Süleym ile Resûl-i Ekrem arasında süt veya soy bakımından teyze-yeğen ilişkisi vardı. Bazı âlimlere göre Ümmü Harâm, Hz. Peygamber’in süt teyzelerinden biriydi, bazılarına göre ise aralarında babası veya dedesi yönünden süt teyzeliği bulunmaktaydı (Nevevî, XIII, 57; XVI, 10). Bu sebeple Resûlullah kendini onlara daha yakın hisseder, Kubâ Mescidi’ni ziyarete gittiğinde her iki kardeşin orada bulunan evlerine misafir olur, yemek yer, öğle uykusuna yatar, hazır bulunanlara nâfile namaz kıldırırdı.
Ümmü Harâm’ın rivayet ettiğine göre bir defasında Resûl-i Ekrem onun evinde öğle uykusundan gülerek uyanmış, Ümmü Harâm niçin güldüğünü sorunca uykusunda kendisine ümmetinden fetih maksadıyla Akdeniz’e açılan bazı kimselerin gösterildiğini ve onların cennetlik olduğunu söylemiş, bunun üzerine Ümmü Harâm kendisinin de onların arasında bulunması için dua etmesini istemiş, o da dua etmiştir.
Ardından tekrar uykuya dalmış, yine gülerek uyanmış, Ümmü Harâm’ın bu defaki sorusu üzerine de ümmetinden bazılarının İstanbul’u fethetmek amacıyla sefere çıkacağını, onların da günahlarının bağışlanacağını haber vermiştir. Ümmü Harâm kendisinin de onların arasında bulunması için dua etmesini isteyince Resûl-i Ekrem ona birinci grupta olduğunu söylemiştir (Buhârî, Müslim).

Önceleri Uhud ve Huneyn gibi savaşlarda bulunup yaralı askerlere hizmet eden Ümmü Harâm’ın kocasıyla birlikte Suriye savaşlarına katılmak için Dımaşk’a gittiği bilinmektedir (İbn Asâkir, s. 486).
28 (648-49) yılında Hz. Osman’ın halifeliği döneminde yapılan ve müslümanların ilk deniz seferi olan Kıbrıs seferine yine eşiyle birlikte iştirak etti. Bu sefere Ebû Zer el-Gıfârî, Ebü’d-Derdâ gibi sahâbîler de katılmıştı.
Ümmü Harâm, Kıbrıs’a ulaşıp gemiden indikten sonra bindiği katırdan düştü, boynu kırılarak şehid oldu ve orada defnedildi (Buhârî, “Cihâd”, 63, 75).
Ümmü Harâm’ın Kıbrıs’ta Hala Sultan Tekkesi adıyla bilinen, Larnaka civarında Tuzla’daki kabri bugün de ziyaret edilmektedir. Kaynaklarda kabrinin “sâliha bir kadının kabri” diye bilindiği ve orayı gayri müslimlerin de ziyaret ettiği belirtilmektedir.
Ümmü Harâm’ın “hala hatun” veya “hala sultan” diye anılmasının sebebi teyze kelimesinin Arapça’sı olan “hâle” dolayısıyladır. Bugün de Anadolu’nun çeşitli yerlerinde teyzeye hala denilmektedir. (http://www.islamansiklopedisi.info/)

Sıtkı Göksu
Sıtkı Göksusitkigoksu@yahoo.com
https://www.google.com/dfp/v2/npmsignup/invitation?token=AO-RC-9lVxq1pd_KE8_1nNmGlXJ4Ldv_2r5aDYjvhmsTQ5P38qy4mlpw134UBL19Q_Ahby4dY2cOLPhW1aomGVrM_B-UD1zv7A